Lütfen tıklayın
      
 Üye Girişi Haber/Soru/İlan Gönder :: Geliştirilmiş arama :: Yorumlar :: Oylamalar
Üye Girişi
 Kullanıcı adı
 Şifre
 Beni hatırla


Şifrenizi mi unuttunuz?

Henüz üye değil misiniz? Üye olmak için tıklayınız. Kayıtlı bir üye olarak birçok avantajınız oluyor..

Ana Menü

Kişisel
· Anasayfa
· Kişisel Ayarlar
· Çıkış

Bölümler
· E-kitap indir
· Dünya TV'leri
· Ansiklopedi
· Ne Nedir?
· Uyducunun El Kitabı
· Teknoloji Notları
· Online Türkiye Haber
· Kanal Haberleri
· Uydu Frekans Listeleri
· Uydu Fotoğrafları
· Soru / Cevap
· Web Linkleri




UyduTVHaber 'de Arama









Google Arama
Google
Web'de
Site'de



Teknoloji: Curiosity Mars gezegenine indi ve oradan resimler göndermeye başladı
27 Kas, 2011 tarihinde size En pahalı rover robot Mars'a doğru yola çıktı şeklinde duyurmuştuk. İşte şimdi de oraya vardı diye yazıyoruz.

Yaklaşık 900 kilogram ağırlığında olan ve radyoaktif plütonyumun parçalanması sonucu açığa çıkan sıcaklıkla işleyen Curiosity'nin Kızıl Gezegen’e inişi, son derece hassas olarak tasarlanmış ısı kalkanı ve gezegen yüzeyine inişini yavaşlatmak için kullandığı sesten hızlı açılan dünyanın en büyük gökyüzü paraşütü yardımıyla gerçekleşti.

Bir gökyüzü vinci ve dünyanın en büyük süpersonik paraşütü taşıyan uzay aracının bıraktığı Curiosity, Mars’ta küçük yaşam formlarını destekleyebilecek bir ortamın olup olmadığını araştırmak amacıyla bu inişini gerçekleştirdi. Sürülüşü Kaliforniya’daki ”Jet Propulsion Laboratuvarı'ndan yapılan uzay aracı, dünyadan yola çıktığı 26 Kasım’dan bu yana yaklaşık 567 milyon kilometrelik bir yolculuk yaptı.

ABD Başkanı Barack Obama konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bugün ABD Mars’ta tarih yazdı” ifadesini kullandı. ABD’nin bu başarısının gelecekte “milli gurur” vesilesi olacağını söyledi. Açıklamasında, Curiosity başarısının, ABD’nin hem uzayda hem dünya’daki öncü rolüne ve dünyanın her zaman imrenmesini sağlayan, yeniliğe, teknolojiye ve temel araştırmalara yaptığı akıllıca yatırımlara bağlı olduğunu hatırlattı.

Sunuldu 07 Agu, 2012 - 07:11 AM

Teknoloji: BCB International Ltd tarafından geliştirilen SQ-4 keşif aracı
Donanımlı haliyle toplam ağırlığı 400 gram olan 4 pervaneli bu helikopter üç dakikadan az sürede 2.5 km uzağa gidebiliyor ve maksimum 30 dakika havada kalabiliyor.

Bir tablet bilgisayar kullanarak uçurulabilen bu keşif aracı üzerinde bulunan iki kamerası ile gece ve gündüz yüksek çözünürlüklü fotoğraf ve film çekebiliyor. 6 adet ultrasonik sonarı da bulunduğu için dar alanlara hassas manevralarla nüfuz edebilme yeteneğine sahip.

SQ-4 hedef bölgede havada asılı kalabilme yeteneğine sahip. Kullanıcı kontrolunu kaybeder veya enerji seviyesi %30'a düşerse kendiliğinden hareket noktasına geri dönüşe geçiyor.

Hız: 5 m/s
Boy: 300 mm
Havada tam faal dayanma: 15 dk
Yükseklik: 75 mm
Azami irtifa: 120 m
Ağırlık: 400 g (90 g LiPo Akü dahil)
Görev Menzili: 1.5 km
Taşıyabildiği yük ağırlığı: 50g (max)
Uçurma/İniş: Herhangi noktadan dikey kalkış/iniş
Kanat açıklığı: 300 mm
Pervane çapı: 7 inç
Yüklü sensörler: İki tane mikrokamera
Yüklü toplam ağırılık: 400 g
Yönetim: GPS/İrtifa tutma
Kabin malzemesi: Karbon Fiber/Naylon
Sistem: Uzaktan kontrol
Akü: LiPo

Sunuldu 05 Agu, 2012 - 11:03 AM

Teknoloji: Google'ın AKILLI Gözlükleri


Google'ın tasarladığı akıllı gözlükler muazzam. İnternete bağlı olduğu için sizin baktığınız görüntüyle ilgili size akıllı öneri ve değerlendirmelerde (Augmented Reality) bulunuyor. Örneğin pencereden dışarı baktığınızda dışarıdaki hava sıcaklığını internetten alıp sizin görüntü alanınıza yazıyor.

Konuşarak kumanda ediyorsunuz. Resim çek dediğinizde baktığınız yerin resmini çekip. "Paylaş" dediğinizde resmi paylaşım grubunuza dağıtıyor. Duvarda gördüğünüz konser reklamını tanıyıp, buna bilet al dediğinizde sizin namınıza sitesine girip o konsere bilet alabiliyor. Gideceğiniz yeri söylediğinizde oraya en kolay nasıl gideceğinizi hesaplayıp ekrana getirebiliyor.

Yolda dolaşırken gelen mektupları, mesajları okumak ve cevaplamak, görüntülü telefon görüşmesi yapmak mümkün.

Ürün henüz ortaya çıkmış değil. Ne zaman çıkacağı ve fiyatının ne olacağı da belli değil. Ama çıktıktan sonra herkesin bundan kullanmak isteyeceği kesin gibi.

Sunuldu 06 Nis, 2012 - 09:17 AM

Teknoloji: Kuşadam Felix 22bin metre yüksekten atladı
FELIX Baumgartner(42) serbest düşme yeni dünya rekoru için yaptığı son çalışmada Stratos projesi kapsamında üretilen uzay kapsülüne uzay kıyafetleri giyerek bindi. 30 metre boyundaki dev Helyum balonu ile New Mexico'dan havalanıp, yerden 22km yüksekliğe ulaştıktan sonra mekikten dışarı çıktı ve kendini uzay boşluğuna bıraktı.

3 dakika 43 saniye boyunca düştüğünde düşme hızı saatte 586km'yi geçmiş yere mesafesi 1500 metre kalmıştı ki paraşütünü açtı, ve sağsalim yeryüzüne ulaştı. Atlamasından itibaren yere ulaşması toplam 8 dakikadan fazla sürdü.

Felix'in esas amacı bu yaz yapacağı atlayışla uzay sınırı olarak kabul edilen 37km yükseklikten yere atlayarak bu konudaki yeni dünya rekorunu oluşturmak.

Daha önceki rekor 1960 yılında ABD hava albayı Joe Kittinger'in 31km yüksekten atlayarak ulaştığı ve bugüne kadar bir daha ulaşılmayan hız ve yükseklik rekoru idi. Kittinger ayni zamanda balonla tek başına atlantik okyanusunu geçen ilk kişidir. Ayrıca kendisi katıldığı Vietnam savaşında uçağı düşürüldüğü için kuzey Vietnam'da 11 ay hapis kalmıştır.

Sunuldu 17 Mar, 2012 - 05:50 AM

Teknoloji: Robot Çıta koşuda hız rekoru kırdı

Pentagon'a bağlı ABD savunma araştırma kurumu DARPA'nın sponsorluğunda Boston Dynamics şirketi tarafından geliştirilen bu dört bacaklı mekatronik şaheseri saatte 29km (18mph) hızla koşabiliyor.

Doğadaki en hızlı koşan yaratık olan Çıta'nın koşma tarzını aynen örnek alan bu robotla ilgili araştırmalar halen sürmekte. Yıl sonuna doğru laboratuvardan çıkıp gerçek doğada koşmaya başladığında bundan çok daha hızlı olacak.

Boston Dynamics mühendisleri robotun koşma hızının gelecekte tıpkı biyolojik örneğindeki gibi saatte 70mil dolaylarına çıkartılmasında hiçbir engel görmediklerini açıkladı.

DARPA bu projenin hangi askeri uygulamaya yönelik olduğu konusunda henüz bir açıklama yapmadı.

Sunuldu 07 Mar, 2012 - 01:53 AM

Teknoloji: Portre sanatçısı Robot

Fraunhofer Eskiz Robotu yüzünüzdeki kırışıkları ihmal edip portrenizi gerçekte olduğunuzdan biraz daha genç gösterecek şekilde çizebiliyor.

Portre ressamlığına soyunan bu robot aslında fabrika işçisi olarak çalışmak üzere üretilmiş, cisimlerin ışığı nasıl yansıttını kavrama uzmanlığına sahip bir makine.

Ancak şimdi ona yüklenen yeni yazılımla insan efendilerin portrelerini çizebilen yeni yeteneğine kavuşmuş durumda.

Fraunhofer Optronik, Sistem ve Görüntü Değerlendirme Teknolojileri Enstitüsü tarafından bu robota kamera ve görüntü işleme yazılımları bağlanıp yüklenmiş. Yüklü algoritmalar görüntüdeki kontrastları yorumlayarak robotun işleyeceği kurşun kalem çizimleri haline getiriyor. Yüzdeki küçük kırışıkları ihmal ederek çizilen kişiyi genç gösterebilmeyi bile beceriyor. .

Enstitü sanatçı robotunu Hanover'de Mart ayındaki konferansta teşhir etmeyi planlıyor.

Sunuldu 29 Şub, 2012 - 07:57 AM

Teknoloji: Yüksek çözünürlüklü dijital refleks kameranızı havada uçurarak gezdirmek için altıkopter





Devletlerin, askeriyelerin hatta büyük şirketlerin insansız hava araçları konusunda büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sayısız projeleri var. Peki siz kendi DSLR kameranızı havada gezdirebilecek bir aracınız olsun istemez misiniz?.

Amerikalı bir çiftin geliştirdiği EYE3 tam böyle birşey. Hava fotoğrafları çekimi için bin doların altında kalan maliyetine göre çok iddialı bir proje olduğu söylenebilir.

Karbon fiber iskelet ve altı pervaneli oluşunun kumanda stabilitesi bakımından daha avantajlı olduğu söylenen bu heksakopter tamir kolaylığı sağlayan modüler bir tasarıma sahip.

GoogleMaps haritaları üzerinden ve açık kaynak yazılımıyla uçuruluyor. Sürekli gelişen APM2 otopilot yazılımına sahip. Yani sizin pilotluk yapmanız gerekmiyor. Her kolunda bulunan (6 adet) pervanenin her biri 350W gücünde motora sahip. Dörtbuçuk kiloya kadar ağırlık (kamera) taşıyabiliyor.

Sunuldu 04 Şub, 2012 - 07:10 AM

Teknoloji: Yeni nesil robotlar artık her eve girebilecek


Dünyanın en büyük endütri robotları üreticisi Yaskawa Electric şimdi anneannemizin evine bile girebilecek bir robot yapmış.

SmartPal VII isimli robot telepresence sistemiyle bir Kinect kullanarak uzaktan kullanılmak üzere yapılmış.. Microsoft'un bilgisayar oyunları için ürettiği kontrol sisteminin bunda ne işi var diyeceksiniz. Robotun başındaki stereo(çiftli) kamera sistemi ve infrared sensorları sayesinde oda içinde kendi başına dolaşabiliyor. Kollarındaki dokunma duyargaları sayesinde hassas hareketler yapabiliyor. Görüntü tanıma ile hareketlerimizi takip ederek bir eşyayı alıp bir kutunun içine koyması gibi şeyler öğretilebiliyor.

Resmin üstüne tıklayarak gelen videoyu izleyiniz..

Sunuldu 27 Kas, 2011 - 07:03 AM

Teknoloji: En pahalı rover robot Mars'a doğru yola çıktı
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)nın, şimdiye dek bir başka gezegene gönderdiği en sofistike robot Curiosity(Merak) Mars'a doğru yola çıktı.

'Curiosity' robotu, Kızıl Gezegen'in yaşamın gelişimine uygun bir geçmişi olup olmadığını belirleyecek. Mars toprağına, 570 milyon km yol katettikten sonra Ağustos 2012'de konacak Curiosity veya "Mars Science Laboratory" (MSL) için NASA uzmanları, Güneş Sistemi'nin bir başka gezegenine şimdiye kadar gönderdikleri en kapasiteli robot olduğunun altını çiziyor.

Gönderilmesi daha önce bir gün ertelenen Curiosity dün Florida'daki Cape Canaveral uzay merkezinden bir Atlas V füzesiyle fırlatıldı.

İnsanoğlunun yaklaşık yarım yüzyıldır Kızıl Gezegen'e gönderdiği 43 uzay aracından üçte ikisinin başarısız olmasından ötürü, önce Mars'ın "lanetini" yenmesi gereken 900 kilo ağırlığında ve daha önce gönderilen Spirit ve Opportunity'den 2,5 kez daha uzun ve 5 kat daha ağır tekerlekli robot, Kızıl Gezegen'e yeni geliştirilen bir sistem sayesinde dev bir kabloyla iniş yapacak. Mars'ın atmosferinin ilk tabakalarına girdikten sonra paraşütlerini açıp kapsülden ayrılacak Curiosity'yi toprağa, bu yeni geliştirilen vinç sistemi indirecek.

Radyoaktif plütonyumun parçalanması sonucu açığa çıkan sıcaklıkla çalışan robotun, Kızıl Gezegen'de bir Mars yılı(687 Dünya günü) geçirmesi ve sıcaklığın sıfırın altında 90 ve 0 santigrat derece arasında değiştiği dev Gale kraterine inerek burayı incelemesi öngörülüyor.

Bilim adamları, 150 kilometre genişliğindeki dev kraterde bulunan yüksek dağın, aralıksız esen Mars rüzgarının zaman içinde burayı doldurarak şekillendirmesiyle oluştuğunu düşünüyor. Taşıdığı 10 bilimsel cihazla, kaya parçalarının kimyasal tahlilini yapacak Curiosity, indiği Gale kraterinde yaşam için organik unsurlar bulunup bulunmadığını inceleyecek. Yüksek çözünürlüklü kamerası ve 7 metre mesafeden hedefini inceleyebilen lazer sistemine sahip altı tekerlekli robotun, kayanın içini 6 santimetre delme kapasiteli 2,1 metre uzunluğunda eklemli bir kolu da bulunuyor. Toplanan numuneler analiz edilmek üzere robotun içindeki iki laboratuvardan birine iletilecek.

Proje değeri 2,5 milyar dolar olan Curiosity'nin bir de meteoroloji istasyonu bulunuyor. Nasa uzmanları, Mars'a Curiosity'yi kondurmanın, bu gezegene sanal olarak 200'den fazla bilim adamı göndermek gibi olduğunu belirterek, "Hayallerimizin makinası" diyor ve beklentilerini dile getiriyorlar. Curiosity, Mars'ta 2004'ten beri keşiflerini sürdüren Opportunity ile yörüngeden faaliyetlerini devam ettiren Mars Reconnaissance Orbiter (MRO) ile Avrupa uzay ajansının Mars Express uzay araçlarına katılmış olacak. Ancak, bilim adamları, mali kısıntı nedeniyle ABD'nin bunun ardından başka uzay aracını Kızıl Gezegen'e göndermeyeceği endişesini taşıyor. Kızıl Gezegen'e 1971'de ilk uzay aracını indirmeyi başaran eski Sovyetler Birliği'nin uzay aracı sadece 15 saniye çalışırken, son altı başarılı uçuşuyla Mars programları içinde en başarılı konumda bulunan ABD'nin programları, Mars yüzeyini şimdiye dek keşfeden tek insansız seyahatler özelliğini taşıyor.

Rusya'nın 9 Kasım'da Mars'un uydusu Phobos'a gönderdiği uzay aracı da başarısız olmuş, Dünya'nın yörüngesini terk edememişti.

Sunuldu 27 Kas, 2011 - 06:34 AM

Teknoloji: Geleceğin robot atlıları şimdiden neredeyse savaşa hazır
ABD ordusunun desteğiyle çeşitli AR-GE projeleri yürütmekte olan firmalardan birisi olan Boston Dynamics'in en son geliştirdiği projelerden birisi LS3 (Bacaklı Manga Destek Sistemi). AlphaDog adı bu araç askerlerin yaya gitmek sorunda oldukları dağ tepe her tür arazi koşuluyla başa çıkabilmek üzere düşünülmüş. Kısmen otonom (pilotsuz) çalışabilecek. Bilgisayarlı görüntü algılama, konum belirleme(GPS) ve otomatik seyrüsefer özelliklerine sahip.
DARPA ve ABD bahriyesi bunu önümüzdeki yıl kullanmaya başlayabilecek.
Yaklaşık 182kg yükü 32 km taşıyabilen bu araç doldurulmadan 24 saat gidebiliyor.


Sunuldu 03 Kas, 2011 - 08:09 AM

Teknoloji: Panasonic TV cihazlarına HbbTV özelliği koymaya başladı
IFA 2011 – BERLIN. Panasonic ürettiği VT-30 model TV cihazlarına HbbTV özelliğini eklediğini duyurdu.
HbbTV özelliği eklenen TV'ler ile Panasonic de yeni hibrid standardını benimseyen CE üreticiler arasına katılmış oldu.
Bu arada Panasonic kendi bağlı online yayınlarını Viera markası ile sunmaktadır. Üretici Viera Connect Market adı verilen kendi uygulama pazarını da devreye soktu. Pazarda bilgisayar oyunları dahil bedava uygulamaların yanı sıra paralı uygulamalar da sunulacak.
Panasonic ürettiği cihazlardaki "bağlı TV" özelliklerine ayrıca Twitter ve Skype uygulamalarını da ekledi. İzleyiciler cihazın içindeki pazardan TV cihazları için 3D gözlük gibi aksesuarları da satın alabilecekler.
Bu uygulama pazarı firmanın ürettiği tüm yeni TV BluRay, Home Cinema cihazlarında bulunacak. Ayrıca 2010 model cihazları için de yazılım güncellemesi ile bu özellik eklenecek.

Sunuldu 01 Eyl, 2011 - 05:57 AM

Teknoloji: Festo SmartBird Martı Robot
Martı biyolojisi model alınarak geliştirilen bu robot otonom kalkış, manevra ve iniş yetenekleri için sadece tek sürücü kullanıyor.



Festo'nun daha önce yaptığı uçan penguen, deniz anası tipi diğer robot yaratıkları hepsi havada veya suda yüzme prensibinde idi. Bu ise motor gücüyle uçmaktadır. Ağırlığı yaklaşık 485 gram. Kanat açıklığı 2 metre. Karbon fiber gövdesi kanat çırpma sırasında çok az ses çıkartıyor. Tüm kaldırma gücü oldukça küçük bir. Çok akıllıca tasarlanmış. Uçuş sisteminin ayrıntılarını görebilmek için başlığa tıklayarak yazının devamında gelecek videoyu da izlemelisiniz.

Sunuldu 10 Nis, 2011 - 04:30 AM

Teknoloji: ABD ordusuna casus sinekkuşu

AeroVironment tarafından DARPA askeri araştırma kuruluşu sponsorluğunda 4 milyon dolar masraf ve 5 yıllık araştırma sonucunda ortaya çıkartılan bu nanoteknoloji harikası kendi türünün ilk örneği.

İçindeki pille 8 dakika uçabilen, orta şiddette rüzgarlara dayanabilen, havada bulunduğu noktada tutunabilen, saatte 11 mil hızla bir yerden bir yere gidebilen bu hava aracı kendi kamerasıyla yüksek çözünürlüklü görüntü gönderiyor. Boyu sadece 16cm.

Araç sadece kamera görüntüsü üzerinden kullanılabilir ve 8 dakika süreyle belirli bir bölgenin görüntü taraması yapılabilir.

Kapılardan pencerelerden geçerek odalardan odalara hassas bir uçuşla dolaştırılıp görüntü ve ses toplanabilir. Bir yerde park halinde görüntü aktarmakta iken pırr diye fırlayıp uçarak kaçabilir.

Sunuldu 19 Şub, 2011 - 08:53 AM

Teknoloji: TV izlemenin enerji maliyeti

Sunuldu 04 Şub, 2011 - 06:39 AM

Teknoloji: MQ 9 reaper gorgon stare
General Atomics yapımı MQ-9 Reaper insansız uçağı daha önce silahlı bir saldırı canavarı olarak görmüştük. Şimdi onun kartal gözlüsünü yapmışlar.

Gorgon Stare’in yapılış amacı ABD silahlı kuvvetlerine muharebe alanlarına ilişkin sürekli ve bütüncül bir görüntü sağlamak. Taktik hava keşif alanında bu imkan tüm alanın ayni anda kesintisiz görüntüsüne sahip olmak, her an her yerde bir göze sahip olmak demek. Burada anahtar kavram net-centric (şebeke merkezli) bir OODA (Bak, bul, karar ver, uygula) sistemi.. Silahlı taktik hava araçları ve kara birlikleri ile sürekli irtibat halinde.. Düşman gözüyle baktığınızda bu araç düşmanın sürekli tepenizde her yeri görebilen bir gözü olması demek.

Teknoloji olarak ileri bir çoklu kamera sisteminden oluşuyor. Ayni anda çok noktaya bakabilen elektro-optik, ve termal infrared gözleri var. Kısa bir süre sonra "Synthetic Aperture Radar (SAR) sistemine de sahip olacak.

Gorgon Stare - ile mücehhez MQ-9 Reaper 20,000-25,000 ft. yüksekte ve 14-15 saat süreyle havada kalabilme özelliğine sahip. Tabii her an en az birinin havada olması için bu uçaklardan birden çok tanesine sahip olmak gerekir.
Tabii muharebe sırasında buna atış desteği verecek HellFireII/JAGM füzeleriyle donatılmış MQ-9 Reaper'lar da gerek. Bu şekilde anlık bilgiyle harekete geçerek bir tuşa basmayla hedefi yok etmek mümkün. Yapay zeka ve hareket analizi programlarıyla donatıldığında bu sistem (görüp, bulup, yokeden) tamamen otonom bir saldırı canavarına dönüşebilir.

Sunuldu 04 Oca, 2011 - 10:04 AM

Teknoloji: Uçak Adam afrika'dan avrupa'ya uçtu
51 yaşındaki eski savaş pilotu Yves Rossy kendi tasarlayıp geliştirdiği motorlu kanatlarla cebelitarık boğazını geçti. Rossy sırtına bağladığı ve üzerinde 4 adet jet motoru bulunan 2.4m açıklığa sahip karbon fiber kanatlara ilk uçuşunu bundan tam 4 yıl önce gerçekleştirmişti.

2008 yılında gerçekleştirdiği Manş uçuşunu ise saatte 300km hıza ulaşarak 10 dakikadan kısa sürede tamamlamış, ayni yıl Alp dağlarının üstünden de uçmuştu.

Kasım 2009'da Rossy bu defa kıtalararası ilk uçuşunu gerçekleştirmk üzere Tanca(Fas'dan) yaklaşık 2000 metre yükselen bir uçaktan atlayarak Cebelitarık'ı geçmek üzere yola çıktı. Uçuşun 15 dakika kadar sürmesi bekleniyordu. Ancak, fırtına ve koyu bulutlar nedeniyle denize çakıldı ve destek helikopteri tarafından kurtarıldı.

Nihayet önceki gün (5 kasım 2010) jetlerini ve kanatlarını yenileyerek2400m yüksekte bir balondan atlayarak gerçekleştirdiği uçuşta başarılı oldu. Toplam 18 dakika havada kaldı.

Rossy'nin bundan sonraki planı Arizona(ABD)daki büyük kanyon'un bir ucundan öbür ucuna kadar uçmak.

Sunuldu 08 Kas, 2010 - 05:50 AM

Teknoloji: Gözlüksüz izlenebilen 3D TV'ler 2013 yılına kadar hazır edilebilecek..
Berlinde yapılmakta olan IFA 2010 fuarındaki reyonunda Philips firması şu anda gözlüksüz izlenebilen bir 3D TV'nin çalışır prototipini sergilemekte. Bu ilk cihazın 2013 yılında piyasaya sunulacağı açıklandı. Firma ayrıca piyasaya yeni çıkardığı Cinema 21:9 Platinium serisinden FullHD 3D LED TV'lerini de fuarda göstermekte.

Philips firması gözlüksüz izlenebilen 3D TV üzerinde aslında yıllardan beri çalışmakta, ve 2007 yılından bu yana da IFA fuarında demoları yapılmaktaydı. Ancak tuhaftır, yeni 3D çılgınlığının ortaya çıkmasından hemen önce 2009 nisan'ında Philips bu konudaki geliştirme çalışmalarını bırakmaya karar vermişti. Şu anda Berlindeki demo Philips'ten çıkma bir firma olan Dimenco tarafından yapılıyor.

3D geliştirme çalışmalarını Philips'den devralan Dimenco firması daha önce yıllarca bu konuda birlikte çalışmış olan 4 eski Philips çalışanı tarafından kurulmuş. Philips bu alandaki çalışmalarını durdurunca bu çalışanlar kendi 3D girişimlerini başlatmış, ancak ana firma ile de iyi ilişkilerini korumuşlar. Dimenco firması halen gözlüksüz izlenebilen 3 boyutlu televizyon ve bu televizyon için içerik üretmekte kullanılan araçlar üzerinde yoğunlaşmış.

Dimenco'ya göre tüketiciye sunulacak bir cihazın hazır edilmesi ve piyasaya sürülmesi 3 ile 5 yıl arası bir süreç gerektiriyor yani cihaz en erken 2013 yılında hazır olabilecek. Bu işte kullanılacak profesyonel ekranların piyasaya sunulması ise daha erken olacak.

Dimenco sahip olduğu kendine özel bilgiler ve teknoloji ile uçtan uca (yayının hazırlanmasından tükecinin evinde izlemesine kadar olan) tüm süreci kapsayan 3 boyutlu otostereoskopik görüntü çözümleri sunmaktadır. Bunun içinde otostereoskopik 3D ekranlar, komponentler, bilgi işleme çözümleri, yazılımlar ve içerik dönüştürme hizmetleri de bulunuyor. Yönetici Tobias'ın söylediğine göre "Dimenco halen iş piyasasının ihtiyaç duyduğu uygulamaları hedeflemektedir". Etkileşimli 3D teknolojisini kullanmakta olan gazino ve kumarhaneler, medya şirketleri, sinemalar ve diğer şirketler bu ürün için önemli bir pazar oluşturuyorlar. Firma ayrıca sektördeki birçok önemli oyuncu iin müşavirlik hizmetleri de vermektedir.

Dimenco 3 boyutlu görüntü sunan (gözlük gerektirmeyen) dijital fotoğraf çerçevelerinin kısa sürede piyasaya çıkacağını ummaktadır. Gerektirdiği optimizasyonlar nedeniyle 3D oyun konsollarının, televizyonların ve diğer tüketici ürünlerinin piyasaya çıkması ise biraz daha vakit alacak.

Öte yandan Philips'in yaptığı Cinema 21:9 cihazların 3D HDTV versiyonu piyasaya çıkmaya hazır durumda..

Sunuldu 03 Eyl, 2010 - 08:19 AM

Teknoloji: Virgin Galactic'in SpaceShipTwo uzay aracı mürettebatıyla ilk uçuşunu tamamladı
Henüz aşılması gereken birkaç küçük önemli pürüz daha var. Ama anlaşılan o ki Virgin Galactic şirketinin SpaceShipTwo ya da VSS Enterprise isimli uzay aracı ile önümüzdeki yılın içinde ilk ticari uçuşunu yapma projesi programa uygun olarak sürüyor.

15 temmuz günü araç uçuş ekibiyle birlikte Mojave uçuş ve uzay üssünden hareketle bir deneme uçuşunu gerçekleştirdi.

Sunuldu 19 Tem, 2010 - 04:54 AM

Teknoloji: Solar Impulse ile yakıtsız sürekli havada kalmak mümkün.
Fizibilite çalışmaları 2003'de başlayan. İlk prototipi 2006-2009 arasında geliştirilen. 2009'daki deneme uçuşlarından sonra 7 temmuz 2010, günü HB-SIA isimli ilk modelin 24 saatlik ilk deneme uçuşu gerçekleştirildi. Avrupa yaz saati ile 6:51'de isviçre'de havalanan uçak pilot André Borschberg yönetiminde ertesi sabah 9:00'da geri dönüp indi. Uçuş sırasında ulaşılan 8,700 m irtifa bu güne kadar güneş piliyle uçan uçaklar için ilk. Güneş piliyle uçan insanlı bir uçak tarafından dünyada gerçekleştirilen ilk 24 saati aşan süreli uçuş. Uçağın kanatlarındaki 12,000 adet güneş pillerinin gündüz doldurduğu akülerle gece boyunca uçarak 24 saati devirmesi aslında teknik bakımdan hiç ikmal yapmadan sürekli havada kalabilmesi demek. Gün boyunca sürekli irtifa kazanabilmesi de yeterli güneş enerjisinin sağlanabildiğine işaret. Uçakta 450kg ağırlığında 90KWh gücünde Lithium-ion aküler bulunuyor. Uçağın boyu 22m, kanat açıklığı 63m, yüksekliği 6.4m, yaklaşık 12bin güneş pili hücresi 200 m2 yüzey kaplıyor. 1600kg ağırlığa sahip uçak 2000 kg ile havalanabiliyor. Üzerinde her biri 10 beygir gücünde 4 elektrik motoru bulunuyor. Kalkış hızı saatte 35 kilometre..

Projenin bundan sonraki etabında HB-SIB modeliyle dünya turu yapılması planlanmış. Kayıt kodu HB-SIB olan ve 2011'de tamamlanması planlanan ikinci uçağın pilot kabini basınçlı sisteme ve kıtalararası seyahat için gereken ileri teknoloji seyrüsefer elektroniğine (avionik) sahip olacak.

HB-SIB 'in kanat açıklığı 80m, yani dünyanın en büyük yolcu uçağı dev Airbus A380'den bile azıcık daha fazla.

12,000 metre irtifalara çıkılacağı varsayılarak kokpitte kabin basıncı ayarlama ve oksijen takviyesi sistemleri düşünülmüş.

Sunuldu 09 Tem, 2010 - 02:30 AM

Teknoloji: İranlılar da insansı robot yapmış

İki yıl kadar önce iran'lı öğrenciler ismini Pers savaşçısından alan ve uzaktan kumandayla tekerlekleri üzerinde yol alabilen Surena isimli bir robot yapmışlardı. 2010 için Tahran Üniversindeki robot uzmanları bu yaratığı geliştirip biraz Asimo'ya benetmeye çalışmışlar.

Geçen hafta devlet başkanı Mahmut Ahmedinecat tarafından tanıtımı yapılan Surena 2 robotu 143cm boyunda, 45kg ağırlığında olup kendini etrafta yavaşça gezdirebiliyor. Amacı henüz belirsiz. Haberlere göre robota ileride görüntü ve ses modüllerinin de eklenmesi planlanmış.

Sunuldu 05 Tem, 2010 - 08:08 AM

Teknoloji: Google'ın TV'si de çıktı
Dün itibariyle Google I/O tarafından yapılan açıklamaya göre henüz demo'su yapılan bu uygulama için tüm dünyadan tam 4 milyar kullanıcı beklenmektedir.

Açıklamada bilgisayarların 1 milyar, cep kullanıcılarının 2 milyar, TV kullanıcılarının ise 4 milyar olduğu ve ABD'de insanların günde ortalama 5 saat TV izlediklerini, üstelik bu sürenin bütün zamanların en uzunu olduğu belirtildi. Sadece ABD'de TV'lerin reklam harcamalarının 70 milyar dolar olduğu ifade edildi.

Google'dan yapılan açıklamaya göre görüntüler PC'den değil evdeki en büyük en parlak ekrandan izlenmelidir ve Google bu konudaki ilk girişimci olmamasına karşın aşağıdaki 4 nedenle başarı gösterenin kendileri olacağına inanmaktadır:

* Google TV ile aradığınızı bulmaya az izlemeye ise çok vakit harcayacaksınız
* İçerikleri kişiselleştirmek için daha fazla yola sahip olacaksınız
* Zaten var olan TV'ler çok daha ilginç hale gelecek
* Bildiğiniz TV'den çok daha fazlası olacak

Google'un sloganı ""TV Web'le Web TV ile buluşuyor"".
Yeni bir kutu gibi olacak. Mevcut uydu ya da kablo TV'nize bağlanabilecek, ancak ilave klavye ve mouse'u olacak. Ama Android cep televizyonlarınızla da çalışacak. Üstelik artık evde uzaktan kumandanın sizde olması için savaşmanıza gerek yok. Google çok kullanıcılı. Yani herkes kendi istediği yayını kendi Android'inden izleyebiliyor.

Ayrıca Android cihazlarınızı TV'nizle konuşmakta sesli olarak TV'nizde kanal aramakta kullanabiliyorsunuz. Google TV Android (şimdi 2.1) işletim sistemine göre hazırlanmış ve Google Chrome tarayıcısı ile kullanılıyor ve evet Flash (10.1)de var. .

Tabii ayrıca Android olduğu için Google TV'de tipik android uygulamaları artık TV'nizde çalışabilir oluyor.

Sunuldu 21 May, 2010 - 05:56 AM

Teknoloji: ABD ordusunun gelecekteki helikopterlerinde pilot opsiyonel
Beş yıl önce ilk olarak Sikorsky UH-60 Black Hawk (Kara Şahin) helikopteri dijital kokpit ve uzaktan uçurulabilme imkanlarına kavuştu. 2011'den itibaren ise ABD ordusu artık askeri görevlere pilotsuz olarak çıkabilmek arzusunda. Hazırlanan 140 sayfalık "İnsansız Uçak Sistemleri yolharitası" ordunun UH-60, AH-64, CH-47 ve OH-58D helikopterlerinin de OPV(istenirse pilotlu da uçurulabilen hava araçları) kategorisine dahil olacağını göstermekte. Yani artık bu devasa hava araçları gelecekte bir tek düğme ile pilotsuz uçurulabilen konuma gelecekler. Silahlı Apache helikopterleri mesela insanlar için çok korkutucu olabilir. Ama henüz erken. ABD hükümetinin tahminine göre 2025 yılına kadar askeri hava araçlarının yarısı OPV (pilotsuz da uçurulabilir) olacak. Ayrıca sürü halinde saldırabilmek gibi korkutucu yeni özellikler de kazanacaklar. Sikorsky açıklamasına göre insansız ilk UH-60M bu yıl uçmaya başlıyor.
Sunuldu 02 May, 2010 - 06:12 AM

Teknoloji: IPTV çözümlerinde uluslararası işbirliği
"ANGA CABLE 2010" fuarında yer alan 4 büyük uluslararası şirket BeeSmart, Blankom, TechnoTrend Görler ve Verimatrix, IPTV konusunda müşterek çalıştıklarını açıkladı. Bu dört şirket küçük ve orta boy IPTV şebekeleri için ortak bir "komple çözüm" sistemi sunmaktalar. Kamu hizmetleri şehir şebekeleri ve telekom ve kablo şebekesi şirketlerini hedef alan komple çözüm "headend" sisteminden başlayıp uçtaki alıcı terminale kadar tüm cihazları kapsamaktadır.

Alman şirketi Blankom müşterileri için komple sistem proje tümleştirmesindeki ana irtibat noktası konumundadır. Blankom ayrıca IP Headend sisteminin üretici sağlayıcısıdır. California (ABD) şirketi olan Verimatrix şifre sistemini sağlamaktadır. Middleware bağlayıcı yazılımı bu konudaki Slovenyalı ihtisas şirketi BeeSmart tarafından sağlanıyor. Son kullanıcının elinde bulunacak IPTV alıcı cihazlar ise alman tasarımcı üretim şirketi TechnoTrend Görler'den. Bu şirket IP ve hibrit dijital alıcı cihazları üzerinde uzmanlaşmış bir şirket.

Sistemi ortaya çıkartan yazılım ve donanım dahil uçtan uca tüm blokların birbirine tam entegrasyonu sağlanmış ve etkinliği fiilen sahada denenip görülmüş durumda. O nedenle sistemin müşterileri daha baştan hızlı ve etkili bir başlangıç yapma şansına sahip. Ayrıca sistemin açık yapısı sayesinde yeni uygulamalar da kısa sürede kolayca entegre edilebilir durumda. Bu IPTV komlple çözümü halen uçtan uca HD uyumlu ve tüm bloklar kendi başına ayarlanabilir kullanıcı arayüzlerine sahip.

Sunuldu 27 Nis, 2010 - 06:48 AM

Teknoloji: Robot mekik Nisan'da uzaya gönderiliyor
NASA'nın Boeing tarafından yürütülen bu projesi epey gecikmiş durumda. Ama sonunda nihayet yola çıkmaya hazır.

X-37 isimli bu küçük robotik uzay uçağı nisan ayında ilk defa insansız olarak yörüngeye çıkacak. NASA bunu Uluslararası Uzay İstasyonundakiler için kurtarma aracı olarak düşünmüş. Yük kabini sadece 214 santime 122 santim boyutlarında.

İlk seyahati için Florida'ya getirilen X-37 orada bir Atlas V roketine bağlanarak uzaya çıkarılacak. Projeye ilişkin henüz daha ayrıntılı bilgiler verilmiyor.

Sunuldu 29 Mar, 2010 - 11:31 PM

Teknoloji: En uzun havada kalma rekoru 54 saat ile QinetiQ'in Zephyr modelinde
Yüksek irtifada uzun süre havada kalma (HALE) insansız hava aracı (UAV) Zephyr halen en uzun havada kalma rekorunu elinde tutmakta. QinetiQ'in bu tasarımı ABD savunma bakanlığının araştırma programı tarafından destekleniyor. Daha önceki rekor 30 saat ile 2001 yılında kırılmıştı.

Karbon fiber'den yapılma toplam ağırlığı 30kg ve kanat açıklığı 18 metre olan bu ultra hafif uçak gündüzleri kanatlarını kaplayan kağıt kalınlığındaki amorf silikon güneş pillerinin ürettiği elektrik enerjisi ile uçuyor. Geceleri ise gündüzleri doldurulan lityumsülfür şarjlı pillerinde birikmiş enerji ile.

Uzun yıllardır gerçekleştirilen araştırma geliştirmeler özel güneş pilleri, aküleri, şarjör sistemi ve otopilot elektroniği Zephyr'in 58bin feet'lik azami irtifada 54 saat süreyle uçabilme başarısını getirmiş. Denemenin gerçekleştirildiği NewMexico'da o sırada hem fırtınalar hem de aşırı yüksek sıcaklıklar sözkonusu imiş.

Bu tür bir aracın potansiyel kullanım alanları yeryüzü gözlem, haberleşme röle istasyonu, sivil ve askeri güvenlik gibi ihtiyaçlar.

Sunuldu 23 Mar, 2010 - 05:28 AM

Teknoloji: Yelkenliyle uzay seyahati
İtici güç olarak güneş ışığını kullanan "güneş yelkeni" kavramı bir süredir düşünülüyor. Sözkonusu yelken büyük bir membrandan oluşuyor ve bu membranın üzerinde ayni zamanda ince film güneş pili hücreleri döşeli ve bu şekilde elektrik de üretilmektedir. Foton akselerasyonuna ilave olarak üretilen elktrikle çalışan iyon tepkili motoru da devreye girince (hem benzinli hem elektrikli araçlar gibi) "hibrit" bir uzay aracının yapılması sözkonusu. Bu şekilde uzay seferlerinde çok daha yüksek maliyet etkinliği sağlanabilecek.

JAXA (japon uzay araştırmaları merkezinin) bu konuda yaptığı çalışmalar şimdi iki proje haline geldi. İlk projenin ismi IKAROS (Güneş radyasyonuyla ivmelenen gezegenler arası uçurtma araç.) Bu araç 2010 yılında Venüs iklim orbiteri "AKATSUKI"(PLANET-C), ile birlikte bir H-IIA fırlatma aracı ile yola çıkarılacak. Dünyanın güneş yelkenli ilk aracı olacak olan IKAROS'da hem foton tepkili sistem, hem de ince film güneş pili sistemi birarada.

Sunuldu 23 Mar, 2010 - 04:59 AM

Teknoloji: General Atomics'in en gelişmiş UAV'ı AVENGER
Eski ismi Predator C olan bu insansız savaş uçağının MQ-9 reaper'den en önemli farkı jet motoru., bir de hayalet özelliklerine sahip olması. Silahları gövdesinin içinde saklı ve egzosu S biçiminde olduğundan ısı ve radar imzası kolay farkedilmesini imkansız hale getiriyor. İlk olarak 2009 nisan'ında uçurulmuş olan Avenger MQ-9 ile ayni silahlarla birlikte, Lynx Synthetic apertür radarı (SAR) ve F-35 Lightning II'nin elektro optik hedefleme sisteminin(EOTS) bir versiyonu olan Advanced Low-observable Embedded Reconnaissance Targeting(ALERT) sistemine sahip.

Yerdeki haberleşme ağı ve kontrol destek sistemleri daha önceki MQ-1 ve MQ-9 Predator versiyonları ile ayni. Kanat açıklığı 20m, havada 20 saat kalabiliyor ve 60bin feet'e kadar yükselebiliyor. 400knot'dan fazla (saatte 740km) hıza sahip.

Sunuldu 13 Mar, 2010 - 08:15 AM

Teknoloji: Flapsız UAV ingiliz DEMON
Konvansiyonel hiçbir kontrol yüzeyine sahip bulunmayan vektörel tepkimeli insansız uçak prototipi 10.4 milyon dolarlık bir ingiliz projesi ile geliştirildi.

Kanat açıklığı 270cm, ağırlığı 80kg olan bu insansız jet uçağının Demon isimli ilk prototipinin uçuşu bu yılın sonuna yetiştirilecek. Uçuş 5 yıldır çalışmaları süren FLAVIIR isimli projenin ilk etabını tamamlıyor.

2005 yılında denenen Schübeler Vector II modelini kullanan uçakta vektörel jet tepkimesi ana jet akımına sıvı katıştırması yapan ikincil jetlerle sağlanıyor.

Uçağın geliştirmesi Cranfield Universitesinde ortak kurulşların desteğiyle gerçekleştirilmiş. Montajı Cranfield'in Kompozit üretim merkezi ile BAE elemanlarının desteğiyle yapılmış. Cranfield ve BAE başta olmak üzere Imperial College of Science Technology and Medicine, Leicester, Liverpool, Manchester, Nottingham, Southampton, War­wick ve York üniversiteleri ile Wales at Swansea üniversitesi projeye çalışmalarıyla katılmışlar.

Sunuldu 13 Mar, 2010 - 07:49 AM

Teknoloji: General Atomics MQ-9 Reaper UAV
Eski adı Predator B olan bu insansız savaş uçağı ilk olarak 2001 şubatında uçuruldu. Yüksek irtifadan gözetim yapan, havada uzun süre kalabilen bu insansız vurucu, avcı uçağı atası durumundaki MQ-1 Predator modellerine göre biraz daha iri. Şaftında 950 beygir gücü (712 kW) olan turboprop motoru Predator'un 115 beygirlik(86 kW) pistonlu motoru ile kıyas kabul etmez. Bu güç artışı sayesinde 3 kat hız ve 15 kat daha fazla yük taşıyabiliyor.

ABD 2008 yılında NewYork hava muhafız filosunu F-16'lardan MQ-9'lara dönüştürmeye başladı. Bu uçaklar otonom olarak havalanabildikleri gibi yerden uzaktan pilotaj kontroluna da alınabiliyorlar. Halen tamamı bu uçaklardan oluşan bir saldırı filosu mevcut. İlk olarak MQ-9'larla UAV insansız uçaklar artık keşif uçağı niteliğinden saldırı uçağı niteliğine dönüşmekte. Uçaklar her ne kadar tamamiyle otonom olarak havalanıp, keşif uçuşları yapabilmekte iseler de Silah kullanımları daima uzaktan bir pilot tarafından gerçekleştirilebiliyor. (Bilgisayar kararıyla tamamen pilotsuz olarak gidip birilerini vurmaları mümkün değil.) O nedenle hava kuvvetlerinde bunlara UAV değil Uzaktan Pilotajlı Araç anlamında RPV denmekte. 2009 itibariyle ABD hava kuvvetlerinde 195 Predator ve 28 Reaper mevcut.

Sunuldu 12 Mar, 2010 - 07:39 AM

Teknoloji: Skylite B UAV Sistemi
Kalkış katapult üzerinden iniş ise airbag ve paraşütlü. Toplam ağırlığı 8 kg. 35km kadar menzili var. geliştirilmiş bir şifreli dijital iletişim ve datalink sistemine sahip. RAFAEL yapımı V kuyruklu, 240cm kanat açıklığına sahip bu UAV lityum polimer pilleri sayesinde tam 90 dakikaya kadar havada kalabiliyor. Farklı hızlarda çalıştırılabilme ve 30 knot'a kadar rüzgarlarla başa çıkabilme gücüne sahip.

D-STAMP dengeli, stabilizeli minyatür EO (Yeryüzü gözlem) kamera sistemini taşımaya göre tasarlanmış. Bu sistem 300 - 2000 feet yükseklikten yüksek çözünürlüklü görüntü alıp aktarabiliyor. Görüntünün sağlayabildiği ayrıntı düzeyi ile araç ve şahıs tanıması yapılabiliyor.

Uçak planlı seyrüsefer güzergahlarında uçurulabilecek otomatik pilot sistemine sahip. Sabit hedefe kilitlenip sürekli izleme yapabildiği gibi belirli bir ekseni tarayarak kalabalık bir metropolitan bölgeyi sürekli izlemekte de kullanılabiliyor. Belirli bir operasyon birliğine eşlik edebileceği gibi birliği hedefe yönlendirmekte de kullanılabiliyor. Hedef izleme sistemi mobil(hareketli) hedeflere kilitlenebilen otomatik EO özelliğine sahip.

Şiddetli rüzgar ve yağmurlu havalarda kentiçi güvenliği ve kırsal hedef senaryolarına göre gerçek zamanlı denemeleri yapılan bu UAV kesintisiz bilgi akışında başarılı olmuş.

Sunuldu 11 Mar, 2010 - 02:54 AM

Teknoloji: DARPA'nın 5 yıl havada kalacak uçak (VULTURE) projesi
DARPA'nın son zamanlarda hakikaten çok ihtiraslı projeleri var. Bunlardan Vulture isimli program hiç yere inmeden 5 yıl havada kalabilecek bir insansız uçakla ilgili. Üstelik uçak 450kg'den fazla bir yük yaşıyabilecek, 5kW gücü olacak, 60bin ila 90bin feet yükseklikte karşılaşabileceği rüzgar yükleriyle başedebilecek hıza da sahip olacak. Tabii henüz böyle birşey yapılmış değil. Ancak proje yola çıkmak üzere, çünkü DARPA şu ana kadar Vulture projesinin gereksinimlerini karşılayan en az bir teklif almış durumda. Kontrat imzalanırsa ilk oniki ayı kapsayacak birinci fazda firmadan objektif sistem tasarımı ve demoları istenecek. 2012 yılını kapsayacak ikinci fazda ise üç ay havada kalması gerekecek demo ürün testleri yapılması bekleniyor.
Sunuldu 10 Mar, 2010 - 02:38 AM

Teknoloji: Boeing'in yeni insansız savaş uçağı Phantom Ray
Pentagon Boeing'in uçaklar için laser silahı bütçesini yeniden değerlemeye aldı. Ancak bu da Boeing'in pahalı "Havadan Gelen Ölüm" silah pazarında çıtasını bir parmak daha yukarı taşımasına engel değil. Son projesi normal savaş jetleri boyutundaki insansız uçak Phantom Ray. Tasarımında daha önce DARPA tarafından finanse edilerek geliştirilmiş olan deneysel insansız savaş uçağı X-45 için üretilen teknoloji kullanıldı. Uçak şu anda deneme uçuşlarına neredeyse hazır halde. Aralık 2010'da görücüye çıkmaya hazırlanıyor.
Sunuldu 10 Mar, 2010 - 02:16 AM

Teknoloji: Humanoid Kojiro yeni bir kas ve adele sistemine kavuştu
Tokyo Üniversitesinin JSK Robotik Laboratuarının humanoid robotu Kojiro insan bedenini taklit eden ayrıntılı bir kas ve iskelet sistemine kavuştu.

Yapay kemik adele ve tendonlarıyla bu robot alışılan robot modellerine göre daha hafif ve etkili. Hareket tarzı da daha organik görünüyor. Adele ve tendonlarda olduğu gibi motorların kabloları çekmesiyle oluşan bir hareket sistemine sahip. 100 kadar tendon-adele yapısı ile 60 derece hareket edebilme özelliği var. Eklemli robotlarda (örneğin Asimo) bu açı sadece 34 derece idi.

Küçük fırçasız motorları ve plastik aksamı ile oldukça daha hafif. Tasarımında ilişki kuracağı insanlardan daha ağır ve katı olmaması ve daha dostane görünümlü olması ana fikri güdülmüş. Kıvrılabilir esnekliğe sahip omurgası onu diğer robotlardan insancıl yapmış. Lİmbo yapabiliyor örneğin. Yine de denge sisteminin iyi çalışabilmesi için içi jiroskop, akselerometre ve sensorlarla dolu ve çok ayrıntılı bir yazılıma sahip. Halen hareket sistemini daha da iyileştirmek için yinelemeli bir öğrenme programı yürütülmekte.

Sunuldu 07 Mar, 2010 - 02:12 AM

Teknoloji: 2012'ye kadar Kore'de sınıflara robot öğretmenler girmiş olacak
Önünde sonunda sınıflara robot öğretmenlerin gireceği zaten tahmin edilmekte idi. Ancak, anlaşıldığına göre bu beklenenden de erken bir zamanda gerçekleşmek üzere. Habere göre Güney Kore hükümeti 2012 yılına kadar ülkedeki 400 okul öncesi eğitim kurumuna robotik asistanlar yerleştirmek üzere yatırım planlaması yapmış. "R-Learning" adı verilen programa göre ertesi yılda bu sayı 8000 kreş ve okul öncesi eğitim kurumunu kapsayacak şekilde genişletilecek. Plan ilk etapta robotlara sınıfın tüm sorumluluğunu vermeyi öngörmüyor. Önceleri robot eğitici asistanları hikaye okuyacak, velilerin sınıfı görsel olarak kontrol etmesini sağlayacak ve velilerden çocuklarına mesajlar iletmekte kullanılacak. Eğer program başarılı olursa ilkokullara doğru genişletilmesi düşünülüyor. Halen bu robotlardan sorumlu olan Kore Bilim ve Teknoloji Enstitüsü bu ürünlerin ihraç imkanlarını da araştırmaktadır.
Sunuldu 05 Mar, 2010 - 09:33 AM

Teknoloji: Dünyadaki Web siteleri
Kesin olmamakla ve her an değişmekle birlikte dünyada halen herbirinin ortalama 270 sayfası olan yaklaşık 180 milyon web sitesi bulunuyor. Bu yazıyı okumakta olduğunuz site halen dünya sıralamasında 261 bininci geliyor. Yani dünya üzerindeki her 679 web sitesi arasında en çok okunan site konumundadır. Bir başka deyişle “Uydu TV Haber” dünyadaki her bin sitenin 998 tanesinden daha çok okunmaktadır.(Okuyucularının %60'ı türkiye'den %37'si almanya, %3 diğer ülkelerden).
Eğer halen internette bulunan tüm sayfalara bakmak isteseydiniz, her sayfaya sadece 1 dakika ayırmak üzere 31bin yıl boyunca hiç dinlenmeden gece gündüz bakmanız gerekecekti.
Eğer internetteki tüm sayfaları okumak istese idiniz size gereken süre tam 6 milyon yıl..
Dünyada 1.5 milyar, sadece Çin'de ise 300 milyon internet kullanıcısı var. (Çin'in kişibaşı internet kullanımı %22.4 bizden yüksek) ABD'de ve Japonya'da neredeyse herkes internet kullanıcısı (227 milyon). Yine de çinli internet kullanıcısı sayısı ABD'li sayısından daha çok.

Sunuldu 18 Oca, 2010 - 02:58 AM

Teknoloji: Çarpışmayan Nissan Robot araba yenilendi

Nissan'ın Japonya'da geçen yılki CEATEC 'de büyük sükse yapan "çarpışmayan" robot arabası BR23C yenilendi. İlave bazı marifetleri olan modelin adı: Eporo. Şimdi hareket tarzı tasarımı sürü halinde dolaşan balıklardan model almış. Öndeki geniş lazer tarayıcısı sayesinde görüşü geliştirilmiş ve herhangi birşeye çarpmaktan sakınmak üzere hareket eden diğerleriyle (sürü halinde giden balıklar prensibiyle) koordinasyon kuruyor. Gelecekte birgün bunlar sürü halinde hareket ederek yolcu taşıdıklarında yanaşık düzende birlikte hareket edip hızlanarak trafik sıkışıklığına karşı çözüm oluşturabilirler. Üstelik trafik kazası riski de epey daha azalır.

Sunuldu 03 Ek, 2009 - 06:01 AM

Teknoloji: Canal Digital de CAM'li IDTV yolunu seçti
Son olarak Canal Digital platformu da halen piyasada üretilmekte olan kablo tüneri kendinden tümleşik dijital (IDTV) televizyonlardan yararlanan kablo işletmecilerden oldu.
Norveç kablonet firması onayladığı aralarında Samsung, Phillips ve Sony modelleri de bulunan 14 değişik IDTV modeli için kullanılabilecek bir CAM modülünü piyasaya sürdü. Canal Digital’dan bir yetkilinin söylediğine göre şirket önümüzdeki yıl CI Plus modelleri de piyasaya sunacak. Canal Digital’in iskandinav ülkelerinde bulunan 732,000 kablo abonesi halen Conax’ın sağladığı SmartKart’lardan kullanmaktalar.
Norveç’deki perakende zincirlerinin çoğunluğuyla anlaşma imzalanmış durumda. Ancak şirket yayınlarının alınabilmesine sadece kendi ilan ettiği alıcı listesindeki cihazlarla CAM’ların kullanılması durumunda destek verebileceğini duyurdu.
Kanal abonelikleri içn CAM’ların kullanılması şirkete oldukça büyük maliyet tasarrufu sağlayacak. SetTopBox masrafından kurtularak, TV’yi duvardaki kablo sokatine takmak yeterli hale geliyor. Ancak CI Plus olmayınca sağlanabilen “iste ve izle” tarzı hizmetler kısıtlanmış oluyor.
Danimarka’lı kablo işletmecisi “YouSee” de piyasadaki kendinden kablo alıcılı IDTV’lerden yararlanma kararı verdiğini açıklamıştı. Ancak NumeriCable firması kendinden karasal yayın alıcılı IDTV’lerin piyasadaki çokluğunu dikkate alarak yayınını DVB-T (karasal yayın) modülasyon kipinde yapmayı seçti.. Kabel Deutschland ise CI Plus bazlı çözümünü piyasaya çıkarmak için önümüzdeki yıla kadar bekleyecek.

Sunuldu 03 Ek, 2009 - 05:15 AM

Teknoloji: İlk uçan bisiklet

Sunuldu 02 Ek, 2009 - 01:09 PM

Teknoloji: Gymnobot yüzme tekniğini balıklardan almış
Carnegie Mellon üniversitesinin robot yılanı, NC State üniversitesinin de uzaktan kumandalı yarasaları vardı. Şimdi Gymnobot adı verilen bu acayip balık da Bath üniversitesinin icadı. Yürütmek için uskur kullanmak yerine bir balık yüzgecini taklit ediyor.
Sunuldu 27 Eyl, 2009 - 08:21 AM

Teknoloji: Murata Seiko'yu geliştirmişler

Tek tekerli bisiklete binen robot Murata Seiko(Murata Kızını) ilk gördüğümüzden bu yana bir yıl oldu. Kızın mühim başka bir fonksiyonu da yok, Sadece bisiklete binebiliyor. Ama geçen yılkinden çok daha hızlı..

Giderken ani manevralarla insanı büyüleyebiliyor. CEATEC 2009'de bu sefer üç kat arttırılmış hızını, daha gelişkin denge sistemini ve dönüşlerdeki başarısını sergileyecek.

Hepsi bir yana incecik bir çubuk üzerinde cambazlık yetisini gösterecek bu yıl... İnanılmaz birşey..

Sunuldu 27 Eyl, 2009 - 07:39 AM

Teknoloji: Türkiyede ilk demiryolları ve trenler
Osmanlı'nın ilk kez borç aldığı 1854 yılından ödeme güçlüğü durumuna düştüğü 1870 (Düyun-u Umumi) yıllarına kadar olan dönemde, çeşitli İngiliz ve Avusturya şirketleri geleceğini parlak olarak gördükleri demiryolları inşaatlarına girişmişler. Kahire - İskenderiye, İzmir - Aydın, Beyrut, Halep, Bursa, Mudanya, Köstence-Çernavoda, İzmir - Kasaba demiryolları 1850-60 yılları arasında farklı İngiliz şirketlerince yapılıyor. Yabancılar bizden para falan istemeden (biraz da 1980'lerde Özal'ın yeniden icat ettiği "yap işlet devret" formülüne benzer şekilde) işe girişiyorlar. 1871-1883 Şark Rumeli hattı Avusturyalı Baron Hirsch ile bir Fransız şirketine, İzmir-Ankara hattı yapım işi 1888 tarihli fermanla Alfred Kautla’ya 99 yıl süreyle ve kilometre garantisi ile veriliyor. Düzenli ulaşım böylece 19. yüzyılın sonunda Osmanlı ülkesinin ana merkezleri arasında büyük ölçüde başlamış oluyor.

Ancak kısa bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı çıkıyor. Bu şirketler savaş sırasında karşımızda kalan ülkelerin insanlarına ait olması dolayısıyla demiryolu hatlarının çoğuna el konulmuş. Kasım 1918'de İstanbul işgal ediliyor, Ekim 1923'de ise İstanbul düşman (İngiliz) işgalinden kurtarılıyor. Cumhuriyet hükumeti hızla eksik kalan demiryollarının inşasına başlamış. Kamulaştırmalara rağmen 1929'da yabancı şirketlerin imtiyazında kalmış olan yollar, Devlet Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi imtiyazındaki yollar kadar. (Yani yerli ve yabancı işletme yaklaşık eşit kilometre sayısına sahip). Cumhuriyetin "10'uncu yıl marşında" söylenen "yurdu demir ağlarla örme" hadisesi de aslında yabancılar tarafından başlatılan o çalışmaların aynı altyapıya göre sürdürülmesi hadisesidir. 1941 de yabancı işletme ancak % 8 kadar kalıyor, 1948 de ise tümü devletleştiriliyor. Tümünün devletleştirilmiş olduğu 1948 yılından hızlı tren hattına başlandığı 21nci yüzyıla kadar geçen yarım yüzyılda demir yollarımızda önemli herhangi bir gelişme olduğunu söyleyemeyiz.

Sunuldu 26 Eyl, 2009 - 02:31 AM

Teknoloji: Türkiyede ilk ulaştırma, posta ve telgraf
Biliyorsunuz İstanbul’un fethi ile matbaanın icadı aynı yıllara denk gelir. O zamanlar bizde okuma yazma bilmek pek söz konusu değil. Zaten bilseniz de kolay kolay okuyacak bir şey bulma olanağınız yok. Sıkı yasaklar mevcut. Seyahat edebilen insan sayısı çok az. Örneğin atla herhangi bir yere gidebilmeniz için daima özel ruhsatlar gerekiyor. At binme izniniz yoksa eğer, en azından atınızın müsadere edilmesi (el konulması) söz konusu, ama fazlasından ”çaşıt (casus) sayılıp” kelleniz de alınabilir.

Yolculuk çok riskli ve meşakkatli. O yüzden Avrupa’da 1450 yılında icat edilen matbaanın, İstanbul’a ancak 1726 yılında (275 yıl kadar sonra) gelebilmiş olmasına pek şaşırmamak lazım. Üstelik o yıllarda, bugünkü bakan veya komutan rütbesindeki adamların içinde okuma yazması olanı yok denecek kadar az. Oysa dünyanın bir taraflarında Rönesans ve Aydınlanma çağı bir şeyleri hızla, alabildiğine değiştirmektedir.

Posta ve Telgraf
Ulaştırma deyince aklımıza ilk olarak posta hizmetleri geliyor. Bu hizmetler Avrupa’da 18. yüzyıl ile 19. yüzyıl boyunca yaygınlaşıp, hızlı ve düzenli hale gelmiş. 1789 yılı itibariyle ABD'de sadece 75 postahane varken, 1829’da bu sayı 8000'in üstüne çıkıyor.

Oysa 1829’da Osmanlı İmparatorluğu'nda halk için postahane veya ulaştırma hizmeti diye bir şey henüz yok. Bu hizmetin Tanzimat'a kadar sadece devletin resmi haberleşmesi için gerekli olabileceği düşünülüyor. Daha önceleri Roma İmparatorluğundaki bir gecede 270 km yol katedebilen (Cursus Publicus) posta sistemindeki gibi resmi posta taşımacılığı yapan askerlerden oluşan bir atlı ulak sistemi var. Bunlara “”Tatar”” deniyor. (17. yüzyıla kadar bu örgüte girmek için tatar olma zorunluluğu var).

Resmi posta hizmetlerinden halkın da yararlanmasını sağlayan ilk padişah II. Mahmut olmuş. İstanbul postanesi 23 ekim 1840'da Postahane-i Amire adıyla Sultan Abdülmecit tarafından kurulup, hizmet daha sonra diğer vilayetlere dağıtılıyor. 9 ağustos 1847 de ilk telgraf alma-çekme işlemi başarıya ulaşınca da ilk telgraf hattının İstanbul – Edirne arasında döşenmesine başlanıyor.

Posta pulu İngiltere'de kullanılmaya başlanmasından (1837) yirmi beş yıl sonra (1863’de) bize gelmiş. 1840'da kurulan posta ve 1855'de kurulan telgraf bakanlıkları birleştirilerek 1871 yılında Posta ve Telgraf Nezareti (bakanlığı) kuruluyor ve Tatarlar'ın varlığı da böylece sona eriyor.

Sunuldu 26 Eyl, 2009 - 02:15 AM

Teknoloji: Türkiyede TELEX ve ilk FAX
80’li yılların ilk yarısında şirketlerin yurt dışı ve içiyle hızlı ticari yazışma yapabilmeleri ancak “Telex” adı verilen telefon hattına bağlı bir tür elektrikli daktilo ile mümkündü. Ancak bu makine abonelik tahsisiyle ilgili kotalar ve hava paraları nedeniyle ederinin de 3-5 katına yani çok pahalıya ve çok büyük bürokratik mücadeleden sonra edinilebilmekte idi.

85 yılında Fax makineleri ülkemize de gelmeye başlayınca bunun büyük ucuzluk ve kolaylık getireceğini düşündük. Ancak hemen çıkartılan mevzuat fax makinesinin normal telefon hattına bağlanmasını yasaklamakta, ve “fax” hattı diye özel hat için başvurulmasını gerektirmekte idi. Tabii burada da ayni iki kaygının geçerli olduğunu görüyoruz. Devletin özel yazışmaları izleme ve denetlemesinin güçleşmesi, ve irat kaydedilecek özel harçların alınamaması endişesi.

Ayni sıralarda postahanelerde de “Eurofax” adı verilen yeni bir servis hizmete konuldu. Burada da şöyle bir durum vardı. Çekmek istediğiniz tek sayfa için önüne ve arkasına eklenen iki sayfa raporla birlikte üç sayfanın bedelini ödemeniz gerekiyor. Raporlardan ilkinde gönderenin adı, soyadı, kimlik(nüfus sureti) bilgileri, alıcı olanın adı soyadı kimlik bilgileri yeralmalıydı. (Kimlik getirmeden fax gönderilemiyor) Üçüncü sayfada ise çekilen faksın neyle ilgili olduğu, ne kadar dakika sürdüğü ve kaç para alındığı bilgileri.

En komiği de bu evrakın tamamının eurofax memuru tarafından arşivlenmesinin gerekmesi. Yani devlet fax çekilmesi için memura verdiğiniz belgenin (sıkı durunuz) “”aslını”” postahane şubesinde (önüne ve arkasına eklenen raporlarla birlikte) arşivliyor. Kıymetli evrak da olsa (maazallah) memurdan geri almanız imkansız. Çünkü mevzuata göre memur o belgenin “aslını” arşivlemeye mecbur.

Devlet ona bir gün derse “şu yıl şu gün şu saatte falanca filancanın şuraya çektiği faksı hemen bul getir” bulup getirip önlerine koyabilmesi gerekir. Adının Eurofax olmasına bakmayın “Euro” bölgesindeki herhangi bir ülkede böyle komik bir uygulamanın olmadığını size kesinlikle söyleyebilirim.

80’li yılların ikinci yarısında teknoloji hızla gelişip her yıl önümüze yeni yeni sivil araç ve imkanlar koymakta idi. Önce araç telefonu ve pager(beeperlar) daha sonra cep telefonları geldi. Bu arada PC bilgisayarlar çıktı. Ve PC’ler birbirleriyle önce voice-modemlerle, daha sonra da genişbant iletişir hale geldiler. Çok kanallı renkli televizyon ve Uydu yayınları ortaya çıktı...

Sunuldu 25 Eyl, 2009 - 09:32 AM

Teknoloji: PLEO'nun yeni nesli çıkıyor
Yaşayarak öğrenen eski çağlar yaratığı Pleo'nun üreticisi iki şirkete ayrılıyor. Pleo'nun ruhunu üreten şirketle bedenini üreten şirket birbirinden ayrılacak. Bedenini üretecek donanım şirketi VitaRobotika robotlar için tamamen yeni bir beyin tasarımının peşinde. Paleolitik çağdan kalma şirin yaratığın ruhunu üretecek Pulse-Robotics ise yeni bir işletim sistemi tasarlıyor. Tıklayarak Britney Spears'in parçasıyla nasıl dansettiğini izleyebilirsiniz.
Sunuldu 02 Eyl, 2009 - 06:51 AM

Teknoloji: 16 megapiksele ulaşan kızılötesi sensörlerle artık tüm yarımküre ayni anda gözlemlenebilecek

Uzay ve savunma alanında faaliyet gösteren üretici Raytheon firmasından yapılan açıklamaya göre dünyanın ilk 16 megapiksel kızılötesi sensörü üretildi. Kuşkusuz bu yeryüzü yörüngesinde dolaşarak gözlem yapan uydular açısından çok önemli bir aşama. Bu yükseklikteki çözünürlük sayesinde bir makine yeniden odaklama ve çekim için gözünü kırpmadan yeryüzünün yarısını ayni anda çekebilir. Meteorologlar, astronomlar ve onların askeri meslektaşları bu gelişmeyi heyecanla karşılamalılar. Çünkü bu sayede artık gerçek zamanlı görüntü çekimleri mümkün hale gelmektedir.

Sunuldu 14 Agu, 2009 - 04:57 AM

Teknoloji: ZON Portekiz'de evlere 1Gbps internet servisi başlatıyor
Portekiz’in kablonet’I Zon Multimedia şimdi de tüketiciye 1Gbps genişbant internet hizmeti vermeye hazırlanıyor. Konutlara verilecek iki katmanlı hizmette bir de 200Mbps teklif seçeneği bulunuyor.
Şirketten projeye ilişkin yapılan açıklamada saha testlerinin tamamlandığı, ve uygulamaya girilmesi ile Portekiz’in internet servisi ve servis hızları alanında dünyanın en önde gelen ülkeleri arasına gireceği, ve ülkede artık bu sayede yeni nesil ağların yaygınlaşmasının teşvik edilmeye başlanacağı belirtildi.
Bu yılın ocak ayında da Zon ülkede 100Mbps ve 50Mbps genişbant internet servislerine başlamıştı..Daha sonra ise internet erişimini kurmakta olduğu Zon Fiber ağlarının bir parçası haline getirdi. .(Türkiyede 8Mbps(0.008Gbps) hız ile artık uçacağımızı müjdeleyen servis sağlayıcı reklamcılarına önemle duyurlur)

Sunuldu 10 Agu, 2009 - 04:27 AM

Teknoloji: Google WebTV teknolojisi uzmanı On2 Technologies şirketini satın aldı
Google'dan yapılan açıklamaya göre $106.5 milyon dolarlık bir alışverişle On2 Technologies şirketi artık Google'ın. Bu şirket sahip olduğu dijital görüntü işleme, sıkıştırma teknolojisi ile internette görüntü veri paketlerinin hızlı aktarımında uzman.

On2'nin müşterileri arasında Skype, Sony ve Sun Microsystems'de bulunuyor. Ama şirket yine de geçen yıl $51 milyon dolar kaybetmiş.

Büyük olasılıkla Google bu teknolojiyi piyasaya yeni çıkardığı internet tarayıcısı Chrome'un içine ekleyecek. Bu teknolojinin ayrıca google'ın video paylaşım websitesi YouTube ile de büyük sinerji sağlayacağı kesin.

Sunuldu 06 Agu, 2009 - 05:24 AM

Teknoloji: NEDİR BU 3 G TEKNOLOJİSİ ?

Sunuldu 04 Agu, 2009 - 08:30 AM

Teknoloji: 3G Hakkında 10 Soru

Sunuldu 01 Agu, 2009 - 06:16 AM

Teknoloji: Birleşik Arap emirliklerinden Aabar Investments, Virgin Galactic'in %32'sini satın aldı

Uzaya turistik seyahat düzenleme işine girişen Richard Branson'a ait dünyanın ilk özel şirketi Virgin Galactic şirketinin %32 hissesini BAE hükümetinin konrolundaki bir yatırım şirketi olan Aabar Investments yaklaşık $280 milyon dolara satın aldı.
Satışın ABD hükümet kurumlarınca da onaylanması gerekiyor. Aabar'dan yapılan açıklamaya göre şirket BAE başkentinde bir Uzay Limanı yapılmasını istemektedir. Şirket yetkilileri uydu fırlatma imkanı kazanmak üzere ilave bir 100 milyon dolar daha fonları olduğunu açıkladı.
Anlaşma Aabar şirketine uzay turizmi yapmak ve bilimsel araştırma uçuşları düzenlemek üzere bölgesel bazı haklar tanımaktadır. Richard Branson hakkında ne düşündükleri sorusuna da Aabar yetkili çılgın kral Branson'u sevdiklerini açıkladılar.

Sunuldu 31 Tem, 2009 - 05:53 AM

Teknoloji: AESIR'in yeni insansız hava aracı EMBLA
Artık insansız hava araçlarının çok çeşitleri çıkmaya başladı. Yine de hala bizi şaşırtmaya devam ediyorlar. İngiltere'de Wales üstünde uçarken görünen bu UFO uçandaire görünümlü hava aracı AESIR'in yeni Embler modeli. Fan kısmı tepede olduğundan herhangi kaza durumunda çok korunaklı bulunuyor. Herbirinin yarattığı torku düzeltmek üzere karşılıklı ters yönde çalışan iki pervanesi var. Yönlendirme flaplarla yapılıyor. Halen AESIR'in bunu askeri bir amaçla kullanan bir müşterisi henüz yok. Neredeyse tam otonom olarak kendi başına çalışan araç istihbarat amacıyla kullanmak için mükemmel görünüyor.
Sunuldu 29 Tem, 2009 - 07:05 AM

Teknoloji: Iowa eyalet üniversitesinin robotu kurdele keserek açılış yaptı
Henüz bir ismi olmayan robot üniversitenin yeni açılan Elektrik ve Bilgisayar mühendisliği bölümü binasının kurdele keserek açılışını gerçekleştirdi. Robotun iki adet tam kol manipülatörü ile ikiz Quickcam bulunan baş kısmı mevcut. Kurdele kesmeli açılışlar yapmak dışında teşekkürleri de kabul edebiliyor. Bence bizde de her türlü açılışlar için bıyıklı VIP siyasiler yerine bunlardan kullanmak epey daha fizibil olabilir. Dudak ve kaş aksamı eklenerek nutuk verebilir hale getirilmeleri de hiç güç olmayacak üstelik.
Sunuldu 27 Tem, 2009 - 04:10 AM

Teknoloji: Motosiklet kullanabilen robot Flossie
Robotların en güzel(ve tehlikeli) tarafı istenen her işe özel olarak yapılabilmeleri. Tabii öldürmek üzere savaşçı robotlar olarak da üretilebilirler. Ama bu robot Castrol tarafından sadece motosikletler üzerinde yapılacak testleri gerçekleştirmek üzere tasarlanmış. Kendi kendine öğrenme özelliğine sahip.

Üstüne konulduğu herhangi bir motosiklette gaz verildiğinde egzosun cevabını, şanzımanı, debriyajdaki kaydırmayı, vites değiştirme durumlarını hissedip kavrayabiliyor. Optimum sürüş koşullarını öğrenip her seferinde tekrarlayabiliyor.

Bu şekilde Castrol yağlarını çok farklı motosikletlerde risksiz ve düşük maliyetle her türlü durum için test edebilecek. Çünkü bu motosikletli yorulmak nedir bilmiyor.

Sunuldu 23 Tem, 2009 - 03:57 AM

Teknoloji: Japonlar uçan halıyı keşfetti
Japon astronotlar hemen herşeyden varyete gösterisi çıkartabiliyorlar. Biliyorsunuz halktan gelen talepler doğrultusunda JAXA astronotu Koichi Wakata'nın uluslararası uzay istasyonundaki yerçekimsiz ortamda tam 16 deney gerçekleştirmesi gerekiyordu. Bunlar arasında çamaşırlarını katlama, gözüne damla damlatma gibi şeylerin yanısıra uçan halıyla uçma da vardı. İşte Wakata bu sonuncusunu bir banyo havlusu ve biraz yapışkan bant kullanarak gerçekleştirebildi.
Sunuldu 30 May, 2009 - 06:58 AM

Teknoloji: Sıfır beden manken robot HRP-4C

Sunuldu 24 Mar, 2009 - 08:36 AM

Teknoloji: NASA insanlı görevler için hazırlanmak üzere robotlarca inşa edilecek bir ay üssü tasarlıyor

NASA ayda ileride gönderilecek insanların yerleşebileceği bir üs inşa etmek üzere küçük traktör robotlar kullanılmasının fizibilite araştırmasını yaptırdı. Araştırma sonucu olumlu, fikir uygun görünüyor. Teorik olarak plana göre 150kg’lık çim biçme makinesi görünümündeki robotlar ay’a gönderilecekler ve inşaat yol, iniş pisti gibi zemin hazırlığı gerektiren çalışmalar yapacaklar. Öngörülen robotlar aslında basit traktörlerden ibaret. Bunlardan oraya gidecek insanlar için önceden bir saray inşa etmeleri beklenmemeli. İlk etapta yapılacak şeyin amacı sadece iniş kalkış sırasında kalkaçak tozun yerleşimde kullanılan teçhizata zarar vermemesini sağlamaktan ibaret.

Sunuldu 01 Mar, 2009 - 09:19 AM

Teknoloji: Hiç görülmedik uzay çarpışması, görünmez kaza

ABD'nn Iridium uydularından biri uzay çöpü olarak dolaşan eski atıl durumdaki bir rus uydusuyla beklenmedik bir biçimde çarpıştı. NASA'nın haberine göre çarpışma Sibirya'nın 790km kadar yukarısında gerçekleşti ve çok büyük bir toz bulutu çıkardı. 600 kadar parçadan oluşan moloz bulutu halen gözlenerek diğer uydulara ve uzay istasyonuna yaratabileceği riskler değerlendirilmeye çalışılıyor. Rus uydusunun 950kg ağırlığındaki Cosmos 2251 isimli, 1993 tarihinde fırlatılan, ve yaklaşık son on yıldan beri de gayrifaal halde bulunan bir haberleşme aktarım istasyonu olduğu teşhis edildi. Iridium uydusunun ise yaklaşık 560kg ağırlığında olduğu ve kaybedilmesinin mevcut Iridyum servislerine etkisinin minimal düzeyde olacağı belirtildi. Kazadan kimin sorumlu olduğu sorusuna ise NASA tarafından verilen yanıt şöyle:

""Birbirlerine çarptılar işte. Uzayda trafik kontrolörü yok ve herhangi birinin geçiş üstünlüğü de söz konusu değil. Orada üstünüze neyin gelmekte olduğunu önceden bilmenizin üniversal bir yolu yok..""

Sunuldu 12 Şub, 2009 - 03:55 AM

Teknoloji: Japonyada robotik akıllı binalar geliştiriliyor

Bina otomasyonu gibi düşünün, ama çok daha büyük çapta. Shimizu Corp ile Yasukawa Electric Corp tarafından japonya'da yürütülen böyle bir proje var.
Yaşam alanları içindeki resepsiyon, temizlik, güvenlik, nakliye gibi "tüm" hizmetler hiç insansız, tamamen robotik otomasyonla gerçekleştiriliyor. İnsanları tanıma ve teçhizata kumanda etme işleri ayrı ayrı robotlar tarafından değil doğrudan binalarda mevcut iletişim şebekesi tarafından gerçekleştiriliyor. Ayni şekilde farklı mekanlar arasında mekanik olarak yürütülmesi gereken(nakliye v.b.) işler bina tarafından görevlendirilen robotlarca yürütülüyor. Şu anda projeyle ilgili hazır durumda olan tek şey Smart Showroom dedikleri akıllı demo odası. Ziyaretçiler hayranlık uyandıran yapay zeka sahibi bir akıllı robot tarafından karşılanıyorlar. Bu robot sözlü açıklamalar ve projektörün yardımıyla tesisi gezdirerek tanıtım yapıyor. Yani şimdilik korkulacak birşey yok..

Sunuldu 12 Şub, 2009 - 03:35 AM

Teknoloji: Beyin dalgalarıyla çalışan tekerlekli sandalye
ABD'nin güney florida üniversitesinden gençler yeni birşey yapmışlar. Brain-Computer Interface (BCI - Beyin-Bilgisayar arayüzü). Kafanıza üzerinde elektrodlar bulunan bir başlık geçiriyorsunuz. Başlık P-300 beyin dalgalarını yakalayarak bunu komutlara çeviriyor. Bununla bir robot el harekete geçirilebilir veya klavye kullanılabilir. Araştırma ekibi bunu bir motorlu tekerlekli sandalyeye bağlamış. Başlığı giyen kişi düşünceleri ile tekerlekli sandalyeyi kullanabiliyor. Hiçbir kasınızı hareket ettirmeden istediğinizi yapmak mümkün.. Tam tembellere göre..
Sunuldu 12 Şub, 2009 - 03:14 AM

Teknoloji: ABD'de analog yayınların kapatılma tarihi 12 Haziran'a ertelendi.
ABD'de TV yayınlarının dijitale dönüşümü kararı verildiğinde analog yayınların şalterinin indirilmesi için de bir tarih belirlenmiş ve yayınlanmış idi. İşte 17 şubat 2009 olan o tarih geldi çattı.

Aslında yayıncılar ve hükümet hemen hemen hazır, ancak izleyicilerden hala evindeki TV cihazını dönüştürmemiş olanlar var. Dönüşümün maliyetini ve zahmetini azaltmak üzere kupon dağıtılmış vatandaşlardan pek çoğu hala cihazını değiştirmemiş. Şimdi Obama hükümetinin aldığı erteleme kararı süreyi 4 ay kadar uzatıyor. Bu süre içinde analog yayınını sürdürmek zorunda olan küçük istasyonlar milyonlarca dolar fazladan masrafa girecekler. Ama sonunda bitiyo işte... Darısı bizim başımıza. Sizce bizde de bu değişiklik 2014 yılına kadar başarılabilecek mi??.

Sunuldu 05 Şub, 2009 - 10:28 AM

Teknoloji: Lazer topu ile ilk uçak düşürüldü
Boeing tarafından yapılan basın açıklamasına göre yerden bir askeri cip (Humvee) üzerine monte edilmiş lazer topu ateşlenerek uçmakta olan bir insansız uçağın (UAV) düşürülme denemesi başarıyla sonuçlandı. Kısa açıklamada yerden gönderilen Lazer ışını ile uçağın gövdesinde düşmesine neden olan bir delik açılmasının sağlandığı belirtiliyor..
Sunuldu 29 Oca, 2009 - 10:22 AM

Teknoloji: SİBORG böceklerin test uçuşları başladı
Bundan birkaç yıl önce DARPA tarafından Siborg böceklerin yaratılmasına ilişkin bir inisiyatif yayınlanmıştı. Ajansın Sağlamış olduğu fon ile yürütülen bir proje Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de bir gergedan böceğini radyo sinyalleriyle uzaktan kumanda ederek uçurmayı başardı. Uçan eklembacaklının beyin ve adelelerine kumanda etmek üzere yerleştirilen altı elektrotlu modülün ağırlığı sadece 1.3 gram. Böceğin 3 gramlık bir yükü uçurabildiği düşünülür ise böceğin casus amaçlı uçurulabilmesi için gerekli teçhizatın da eklenmesi mümkün olacak. Bilim adamları nihai olarak böceğin kendi gözlerini sensor olarak kullanmayı ve enerjiyi de hayvanın kendi bedeninden sağlamayı düşündüklerini açıkladılar.
Sunuldu 29 Oca, 2009 - 10:14 AM

Teknoloji: NASA Uzay istasyonu ikmali için iki özel firmayı görevlendirdi.
Uzay endüstrisinin "özelleştirilmesi"nde bir adım daha ileri gidildi. Uluslararası Uzay İstasyonunun (ISS) ikmal işlerinin NASA tarafından yapılması, ya da Lockheed Martin veya Boeing gibi dev firmalara ihale edilmesi yerine Virginia merkezli Orbital Sciences firmasına ( $1.9 milyar dolar) ve California'lı SpaceX ($1.6 milyar dolar) olmak üzere iki nispeten küçük firmaya verilmesi tercih edildi. Bu iki firma 2009-20016 yılları arasında Uzay İstasyonuna 20 sefer yapacaklar ve 20 metrik ton hacminde yükü uzaya götürüp istasyona yerleştirecekler. Yapılan sözleşmeye göre firmalardan bu standart nakliye hizmetlerinin gerçekleştirilmesi dışında hükümetin gerekli görebileceği diğer alışılmadık türden analizler ve özel görevlerin de gerçekleştirilmesi istenebilecek. Aklınızda bulunsun artık Mars'lılara gönderilecek bir yükünüz var ise hangi Kargo şirketine başvurabileceğinizi biliyorsunuz.
Sunuldu 29 Oca, 2009 - 08:55 AM

Teknoloji: Çin'in Tiangong-1 Uzay istasyonu minik Taykonotlara göre
Çin'in Çin yeni yılı münasebetiyle 2010'da fırlatılacak ilk modülünü maketi üzerinden tanıttığı yeni Tiangong (Cennetmekan) uzay istasyonu projesinin ilk istasyonu 8 ton'luk. Aslında 2015 yılına kadar yörüngeye yerleştirilecek Tiangong-2 ve 3 ile Taykonot'lar da uzayda ikamet etmeye başlayacak ve istasyon tam faaliyete geçmiş olacak. Şimdilik Uluslararası uzay istasyonuyla kıyaslanmayacak kadar küçük olan bu ilk modül Çin'in uzayda bir varlık oluşturması ve mekik yanaşma denemelerine başlaması amacıyla düşünülmüş.
Sunuldu 29 Oca, 2009 - 08:39 AM

Teknoloji: LCD Fiyatlarını sabitleyenler hapse giriyor
Dünyanın en büyük iki LCD ekran elemanı üreticisi LG ile Chunghwa Picture Tubes LCD fiyatlarını sabitlemek üzere anlaşma yapmışlar.

Antitröst yasasına karşı yaptıkları bu anlaşmanın kendi itirafları ile ortaya çıkması üzerine şimdi ABD adalet bakanlığının baskısıyla şirketlerin 4 yöneticisi hapse giriyor.

Chang Suk Chung (LG), Chieng-Hon "Frank" Lin (Chunghwa), Chih-Chun "C.C." Liu (Chunghwa) ve Hsueh-Lung "Brian" Lee (Chunghwa) hem yüklü tazminat ödeyecek hem de hapis yatacaklar. Ayrıca bu yöneticiler ABD hükümetinin TFT-LCD ekranlar konusunda yürütmekte olduğu soruşturmaya da tam destek vermek zorundalar.

Sunuldu 21 Oca, 2009 - 09:45 AM

Teknoloji: İdrardan memba suyu makinesi
$154 milyon dolarlık bu makinenin işi "ter" veya "idrar" gibi her türlü sıvıdan içilebilir kalitede su elde etmek. NASA'ya göre makine üç zorlu testten geçerek yörüngeye (uzay istasyonuna) yerleştirilmeye hak kazanmış durumda.

Evet.. yani teorik olarak uzayda bu makineyle susuz kalmanız imkansız artık... Ancak !!. Peki siz gönüllü olarak bunun üretiği sudan ilk defa bir bardak içmeye hazır mısınız??
Hayır mı??

Sunuldu 12 Oca, 2009 - 01:26 PM

Teknoloji: 5 yıldır Mars'da görev başında
NASA'nın "Spirit" arazi aracı 3 Ocak 2004 tarihinde Mars'a inmişti.
"Opportunity" de ona 21 gün sonra katıldı. O günden bu güne 5 yıl oldu.
Heriki araç da halen orada faal olarak görev başındalar.

Sunuldu 12 Oca, 2009 - 01:11 PM

Teknoloji: HAL robotik giysisi piyasaya çıktı
Hatırlarsanız bu satırlarda bundan birkaç yıl önce japon Tsukuba Universitesi profesörü Yoshiyuki Sankai'nin tasarladığı HAL-5 isimli robotik giysiyi size tanıtmıştık.

Bu şeyi üstünüze giyince kaslarınızla ilgili özürlü de olsanız özürünüz kalmıyor, aksine herkül kadar güçlü hale geliyorsunuz. Tekerlekli sandalyeye mahkum birisi bile olsanız kalkıp çimento torbalarının üçünü beşini birden taşıyabiliyorsunuz. Bu şeyin üretimine daha 2006'da başlanmıştı. Ve üretici firma Cyberdyne tarafından söz verildiği gibi artık seri üretimine de başlanıyor. Bu firmanın şu sıralar oynayan TV dizisi "Terminatör"de adıgeçen Skynet AI ve terminatör robotlarıyla ünlü Cyberdyne firmasıyla isim benzerliğinden başka hiçbir ilgisi bulunmadığını belirtelim.

HAL bugün(cuma) itibariyle japonyada aylık $2,200 bedelle kiralanmak üzere piyasaya çıktı. SAğlam insanların da kullanabildiği bu robotik giysiyi şirket askercil uygulama için kullanmayı düşünenlere vermeyeceğini açıkladı.

Sunuldu 10 Ek, 2008 - 12:43 AM

Teknoloji: Dünyanın en büyük LED ekranı Dubai'ye geliyor.
Artık bir süredir biliyorsunuz biliyorsunuz Dubai "Dünyanın En Büyük" lafıyla birlikte anılır oldu.

Bu ekranı Birleşik Arap Emirlikleri'nin tasarımcı firması Tameer Holding Dubailand'ın Mecan bölgesindeki plaza'nın(ticaret kulesi) 33 katını kaplayacak şekilde tasarlamış. Böylece bina boyunca dikine duracak olan ekrana verilecek reklamlar 1.5 kilometre uzaktan bakanlar tarafından izlenebilecek.

"Podium" denilen binanın 33 katında lüks sınıf ticari ofislerin yeralması planlanmış. İki kat perakende satış, dört kat da araç parkları için tahsis edilmiş. Projenin ne zaman biteceği daha henüz belli değil.

Sunuldu 09 Ek, 2008 - 07:02 AM

Teknoloji: Olağanüstü Portre ressamı Salvador DaBot
Sokak ressamlarını bilirsiniz. Karşısına durduğunuzda şipşak resminizi çizer. Üstelik resim tıpkı size benzemektedir.

İşte bu defa bu karşınızdaki bıyıklı ve bereli müstesna ressam insan değil. Bir robot. İlk önce yapay us sahibi bir örneğini Sylvain Calinon'un yaptığı bu robot türünü şimdi çok geliştirmişler. "Salvador DaBot" adı verilen bu portre ressamı robot üstelik sizinle oldukça doğal bir sesle konuşabiliyor da.

Sunuldu 28 Eyl, 2008 - 06:27 AM

Teknoloji: Google Android'li ilk cep telefonu
Google'ın Apple firmasının çok satan iPhone'una rakip olarak T-Mobile ile birlikte hazırladığı ve çoktandır beklenen telefon nihayet piyasaya çıkıyor.

Google firmasının açık kaynak kodlu Android isimli işletim yazılımı altında çalışacak ilk cep telefonu olan T-Mobile G1, 22 Ekim tarihinde ABD'de tüm dükkanlarda satışa çıkacak. Fiyatı 179 dolar ve iPhone 3G'den bu haliyle 20 dolar daha ucuz.
T-Mobile firmasının "teknoloji ve yenilikler" kısmı sorumlusu Cole Brodman, G1 telefonun Tayvan firması HTC tarafından üretildiğini ve geleceğin internetinin web gezintisi gücüne sahip, oyun değişimli bir cihaz olduğunu söyledi.

Sunuldu 26 Eyl, 2008 - 02:27 AM

Teknoloji: Tayvan'lılar da Humanoid robot yapmışlar
NTUST(Tayvan Milli Bilim ve Teknoloji Üniversitesi) ilk iki ayaklı robotunu yapmış. Ama robotun görünüşü biraz ürkütücü olmuş.

Taipei International Invention Show (Uluslararası buluşlar fuarına) getirdikleri 2 metre boyundaki bu canavar dümdüz ileri doğru yürürken sintisayzır yardımıyla şarkı söyleyerek bizi korkutmak için ne mümkünse yapıyor.

Sunuldu 25 Eyl, 2008 - 07:35 AM

Teknoloji: Robot Güvenlikçi
WowWee'nin bu ay piyasaya çıkan $300 dolarlık Rovio güvenlik robotu kendi dalında mükemmel sayılır.

İlk olarak CES 2008'de tanıtılan bu robot üzerindeki 640 x 480 webcam ile bulunduğu yerden canlı yayına geçip MPEG4 formatında görüntü aktarabiliyor. Fotoğraf çekip gönerebiliyor.

Belirli daha önce tanımlanmış bir yolda gidebildiği gibi infrared sensoru sayesinde önüne çıkan engelleri de aşabiliyor. Cuma gününden itibaren $299.95 piyasada olacak bu robotla uzaktan evinizin herhangi bir yerini kontrol edebilirsiniz. Evde olacak belirli bir durumda harekete geçip velirli bir görevi yerine getirmesini sağlayabilirsiniz. Daha ne olsun?

Sunuldu 24 Eyl, 2008 - 10:04 AM

Teknoloji: 42 GB'lık DVD
Tohoku Üniversindeki (japon) araştırmacılar bir yolunu bulmuşlar. Kayıt izlerini farklı şekillerde dizerek bildiğimiz büyüklükteki bir DVD'ye tam 42 GB kayıt sığdırabiliyorlar. Bu şimdiye kadar sığdırılabilen en fazlasının tam 9 katı.

Yeni teknolojinin iki kötü yanı var. Birincisi BluRay disklere uygulanamıyor. İkincisi mevcut DVD oynatıcılarımızın bu diskleri tanıyıp okuması imkansız.

Sunuldu 08 Eyl, 2008 - 01:43 AM

Teknoloji: Benzin motorlu UFO
İngilizler gelecekte insanları taşıyacak araçların üretilmesine ilham olacak yeni motorlu UFO benzeri bir araç üretti.
Afganistan ve Irak işgallerinde verdiği kayıpları azaltmak isteyen İngiliz Savunma Bakanlığı 9 milyon dolara cephe hattında görev yapacak uçan daire görünümlü bir araç geliştirdi.

İlk benzinli motora sahip olan 20 kilogram ağırlığında ve saatte 65 kilometre hızla uçan “Fenstar’ isimli araç uzaktan kumanda yardımıyla kontrol ediliyor. Kızılötesi kamera ve yön belirleme sistemine sahip Fenstar, bomba taşıyabiliyor.

Sunuldu 17 Agu, 2008 - 02:03 PM

Teknoloji: Romen uzaycılar Lunar X Prize adayı oldular
Size burada yazmamız üzerinden henüz bir yıl olmadı. Google belirli özelliklere sahip bir ay aracı tasarımı için 20 milyon dolarlık bir ödül koyduğunu açıklamıştı. Lunar X Prize. İşte bu ödüle şimdi ilk aday da çıkmış durumda. Romen Aeronotik ve Kozmonotik Birliği (ARCA). 42 Kg ağırlığındaki "European Lunar Lander" isimli bu araç önümüzdeki 3 ay içinde yola çıkmaya hazır olacak. Araç önce balonla denizden 11 mil yüksekliğe çıkartıldıktan sonra bir STABILO roketi ile uzaya gönderilecek. Ödülü kazanabilmesi için aracın kazasızca aya iniş yapması, orada ayın yüzeyinde (en az) 152 metre dolaşması ve dünyaya bazı görüntü ve bilgileri aktarabilmesi gerekiyor. Yarışı ARCA kazansa bile yeni katılacak ikinci ve üçüncüler için bir sürü başka ödül daha var.
Sunuldu 25 Haz, 2008 - 10:00 AM

Teknoloji: Yorulmama kıyafeti
Berkeley Bionics'in yaptığı HULC (Human Universal Load Carrier) bu eksoiskelet'i kuşanınca 90 kiloyu hiç yorulmadan rahatlıkla taşıyabiliyorsunuz.
Siz kaslarınıza hareket emri verdiğinizde HULC'ın kasları harekete geçiyor. Sizin metabolizmanızda herhangi bir yorulma olmuyor. Bastonsuz yürüyemeyen 90 yaşında birisi bununla jogging yapmaya çıkabilir. Nefes nefese kalmadan. TEkerlekli sandalyeye paydos. İşiniz çuval taşımak ise bununla çuvalları üçer üçer taşıyabilirsiniz. Hem de hiç yorulmadan. Şirket şimdiden sipariş almaya başlamış. (İsmi acayip kuvvetli bir çizgi film karakteri olan HULK'dan aklınızda kalsın)

Sunuldu 02 Haz, 2008 - 09:35 AM

Teknoloji: Uzay İstasyonundaki tuvalet tamir olmuş
Uluslararası Uzay İstasyonunun Astronotları sonunda bozulan tuvaleti kendileri tamir edebilmişler. Geçen hafta pisuvar kısmının bozulduğunu duymuştuk. Biliyorsunuz ağırlıksız ortamda küçüksu ihtiyacını gidermek çok büyük bir problem. Bu iş için milyonlarca dolar değerinde çok sofistike bir alet kullanılıyor. Halen kullandıkları rus yapımı 7 yıllık bir alet. Bozulması normal. Ama işte hiçbir destek almak mümkün olmayan uzayda insanın başına gelince kendilerinin çözüm bulması şart olmuş. Gelecek hafta Discovery yeni parçalar götürecek gerçi ama onların o kadar bekleyecek hali de yoktu tabii. Neyse çözünce rahatlamışlar. Sonbaharda tuvalet yenisiyle değiştirilince problem kökünden çözümlenmiş oluyor.
Sunuldu 31 May, 2008 - 04:55 AM

Teknoloji: Phoenix Mars'ın kuzey kutbuna yumuşak iniş yaptı
Anka (Phoenix) kızıl gezegenin kuzey kutbuna dün yumuşak iniş yaptı, ve oradan canlı görüntü göndermeye başladı(Ayrıntılı bilgiler NASA'nın sitesinde). İniş simülasyonlarda olandan(beklenenden) daha yumuşak olmuş. Yalnız Brrr çok soğuk. Sıcaklık -42 derece. Phoenix orada 90 gün boyunca Mars yüzeyinde inceleme yapacak. Marslılar ortaya çıkar mı dersiniz??
Sunuldu 27 May, 2008 - 05:30 AM

Teknoloji: PİL SAVAŞLARI
Duracell'in tavşanını bilirsiniz. Şimdiki rakibi(Panasonic Evolta) çok yaman. Geçen pazar kendisini Grand Kanyon'daki devasa kaya'nın üstüne tırmanmaya götürmüşler. Yaklaşık 18 santim boyundaki robot sırtındaki iki adet AA(kalem pil) ile tam 7 saat tırmanmış. 520 metre yüksekteki kayanın tepesine varmış. Şimdi buna ne karşılık verebileceğini Duracell düşünsün.
Sunuldu 27 May, 2008 - 05:09 AM

Teknoloji: XCOR'un uzay seyahati arabası LYNX
XCOR'un Lynx isimli bu aracı dünyalıları uzaya taşımak için tasarlandı. SpaceShipTwo aracına göre farklı bir konsept. Epey küçük olan bu araç ""ticari uzay uçuşlarının spor arabası"" olarak takdim ediliyor. Kendi türünün ilki olan araç sadece iki kişilik. Yani şöför ve yolcusu da diyebilirsiniz. Bununla yeryüzünden 61 bin metre yukarıya, yani uzay denilen o yere kadar bir gidip bir geliyorsunuz. Kerosen/sıvı oksijen karışımı bir yakıt kullanan bu araç bildiğimiz standart havaalanlarına inip kalkabiliyor. Günde birkaç uçuş yapılabilir. Ancak sadece 25 dakika sürebiliyor. Ve bu süre içinde harcadığı yakıtın bedeli (sıkı durun) en az $64,000 dolar. Yolcuya bu seyahat kaça mal olacak henüz belli değil. Bir aksilik olmazsa test uçuşlarının 2010 yılında başlaması planlanmış.
Sunuldu 05 May, 2008 - 08:10 AM

Teknoloji: Dünyanın en ince televizyonu Sharp'ın 46/42/37-inç AQUOS X serisi modelleri


Sharp'ın 46-, 42-, ve 37-inçlik LCD AQUOS X modelleri 34.4-mm(1.35-inch) kalınlığıyla dünyanın en ince televizyonları oldu.
Herbiri 120MHz'lik 15,000:1 dinamik kontrasta, 450 cd/m2 parlaklığa ve 12-bit BDE renk değeri verme özelliklerine, düzgün yumuşak görüntü kalitesine sahip olmasıyla kendini gösteriyor. Ayrıca 1-bit dijital yükselticiye, 3-yollu 8-hoparlörlü ses sistemine, ve 3x 1080p HDMI 1.3a girişleri dahil çok sayıda girişe, (PC'niz için DVI, Ethernet, ve Firewire dahil) sahip. Mart ayında Japonya'da piyasaya çıkacak.

Sunuldu 29 Oca, 2008 - 04:48 AM

Teknoloji: GoogleEarth görüntülü GPS'li WiFi'li telefon
VerbindungskabelAsus'un GPS'li yeni telefonu (P527 WinMo 6 smartphone) piyasaya çıkmak üzere. Google Earth bağlantılı GPS sistemi sayesinde bulunduğunuz yerin tam mevkiini öğrenmek ve iletmek dışında uydudan görüntüsünü görsel olarak alabiliyorsunuz. Yani bu telefonla kaybolmanız da, kaybetmeniz de imkansız. Eğer çalınırsa nereye götürüldüğünü ayrıntılı olarak bilebileceksiniz. Dörtbant EDGE , WiFi, Bluetooth bağlantıları da var. Yani cep televizyonu ve webcam olarak da kullanabiliyorsunuz. Genişbant internet bağlantısı da hazır.
Sunuldu 04 Oca, 2008 - 05:56 AM

Teknoloji: Son model SmartPal

Hayatımızı kolaylaştıran ancak işimizi tehdit eden son gezgin robot da yine japonyadan, Yasukawa Electric Corporation tarafından geliştirilen SmartPal V.

1.3-metre boyundaki bu yürüyen robot kendi türündeki robotlar için artık standart olarak beklenir hale gelen yakınlaşma detektörü, konuşma tanıma, obje belirleme gibi tüm özelliklere sahip. İlaveten önceki modellere göre lumbar (bel omurga) sistemi fazladan eklemlerle geliştirilmiş.

Son model SmartPal, 2007 Uluslararası Robot Fuarı’nda tanıtılmıştı. Bir dizi kendi aksesuar setine de sahip. Mesela başına taktığı projektörü kullanarak sağladığı artılar ile dünyada kalan son canlı tur rehberlerini de erken emekliliğe gönderebilir.

Sunuldu 03 Ara, 2007 - 10:07 AM

Teknoloji: Yumuşak elleriyle yemek hazırlayan robot

İnsanlığı köleleştirebilir de. ET- görünüşlü bu japon robotun adı "Twendy-One". Selam verip alan yumuşak elleriyle ekmeği tutan ve kahvaltı servisi yapan bu robota hayran olabilirsiniz. Ama güvenmeyin.

Tasarımcısı Shigeki Sugano, Twendy-One’ın bugüne kadar yapılan sistem entegrasyonu en yüksek robot olduğunu söylüyor. 152cm boy ve 111kg ağırlığında.

Tabii bu kadar şey ucuza da olmuyor. Geliştirilmesine son yedi yıl boyunca 5-10 milyon dolar harcanmış. Ekip robotun maliyetini 2010 yılına kadar $200,000 dolar seviyesine indirmeyi planlamış. Şimdilik ilk çözülmesi gereken sorun akülerinin 15 dakikada bitmesi ve biraz da ısınması konusu.

Aslında daha epey uğraşmaları gerekmesi iyi birşey. Bunların çoğalıp da tüm dünyayı işgal ederek bir an evvel kıyamet gününü getirmelerini istemeyiz değil mi?.

Sunuldu 29 Kas, 2007 - 07:39 AM

Teknoloji: DARPA'nın Urban Challenge bugün
Tam 11 tane robot arabanın katılacağı yarışma bugün başlıyor. Sonunda birinci 2 milyon, ikimci 1 milyon, üçüncü 500bin dolar kazanacak. 60mil sürecek yol Victorville CA 'daki eski George hava üssünden başlayacak.

Yarışmanın 6 saatten az bir sürede ve 50 kadar karbon bazlı sürücüye takılmadan bitirilmesi gerekiyor.

Her yıl yapılan yarışmayı 2005 yılında Stanford, geçen yıl ise Carnegie Mellon resimdeki "Boss" isimli aracıyla kazanmıştı.

Sunuldu 03 Kas, 2007 - 04:37 AM

Teknoloji: NASA'nın Uzay Asansörü ödülünü bu yıl da kimse alamadı
Uzay asansörü konusunda NASA’nın açtığı üçüncü yarışma da bir sonuç getirmedi. Teknolojinin hızla gelişmesine karşın NASA’nın üç yıldan beri sponsorluk yapmak üzere proje aradığı “uzay merdiveni” konusu için taleplerini karşılamağa yeterli bir proje hala bulunamadı.

Hız gereksinimleri saniyede 2 metreye yükseltilmişti. Ama bu yılki yarışmada geçen yılki gibi acayip kural anlaşmazlıkları yaşanmadı. Saskatchewan Üniversitesinin yerden lazer gücüyle itmeli projesi ödülü kazanmaya çok yaklaşmıştı, ancak hızı istenen hızdan birkaç saniye eksik kaldı. O yüzden elendi.

Umarız gelecek yıl birileri ödülü kapar da yüzyılın sonuna varmadan iyonize radyasyonla kızartılma şansına bir adım daha yaklaşabiliriz.

Sunuldu 24 Ek, 2007 - 10:57 AM

Teknoloji: Robotlarla Sex 2050'de
Çarpıcı bir başlık oldu biliyorum, ama eğer Maastricht Üniversitesi Yapay Us araştırmacılarından David Levy'e inanacak olursanız şimdiden milyonlarca eve girmiş durumda bulunan tam otomatik temizlik robotu Roomba'ların bu iş için özel olarak yapılmış ve anatomik bakımdan kusursuz olanları yüzyılın ortasına kadar yayınlaşmış olacak. İnanması güç olsa da bunlarla ilişkilerin de bir hukuku olacak. Liberal özgürlükler konusunda ilerici bir konumda bulunan Hollanda insan-robot evliliklerini yasal hale getiren ilk ülke olabilir. Levy'e göre önceleri farklı ırklardan evlilikler gibi bu bir tabu olarak karşılansa da zamanla alışılıp kabul görecek.
Sunuldu 22 Ek, 2007 - 07:37 AM

Teknoloji: iRobot'un yeni Warrior X700 daha büyük ve ölümcül

Bir önceki modele göre bu yeni savaşçı çok daha gelişmiş. X700 modelin ağırlığı şimdi 115 kilo olmuş. Tek koluyla 70 kilo yükü kaldırıp, 250kg yükü taşıyabiliyor. Hızı saatte 15-20 kilometre (koşma hızında insan askerle birlikte talim yapabilir.)

Savaşçı olduğu nereden belli diyecek olursanız, saniyede 16 tane 40mm patlayıcı atabiliyor ve makineliyi çok başarılı bir şekilde kullanabiliyor.

Henüz askere alması yapılmadı. Ama yakındır. Önümüzdeki yılın ikinci yarısında olacağı konuşuluyor.

Sunuldu 18 Ek, 2007 - 02:19 AM

Teknoloji: Hibrid bisiklet
Şimdiye kadar birçok elektrikli motosikleti (görmemişseniz de en azından) duymuşsunuzdur kuşkusuz. Ama Matra firması bu defa gerçekten değişik birşey yapmış. Dünyanın ilk pedallı, elektrikli bisikleti. MS-1 modeli bir Harley'den çok sıradan bir bisiklete benziyor ve şehir içinde gidecek çok yolunuz varsa (eğer sağlığınız da yerinde ise) asla tükenmeyecek alternatif bir enerji kaynağı sağlıyor. "Bacak gücü, pedala kuvvet".

Tabii bu sadece herhangi şekilde akünüz biterse söz konusu. Çünkü normalde akü dolu iken hiç pedal desteği olmadan yaklaşık 100 kilometre gidebiliyor. Frene bastığınızda ise ortaya çıkan enerjiyi aküye geri dolduruyor. Yani kolay kolay bitmesi söz konusu değil. Bir de hız sınırlayıcısı var. 40km üstünde bir hıza çıkmanıza (pedal gücüyle bile olsa) asla izin vermiyor. Fazla enerjinizi hızınızı arttırmak yerine aküyü şarj etmekte kullanıyor. Henüz piyasaya çıkmadı. Ama fiyatının €3,500 ($4,951 yani ucuz bir araba fiyatı kadar) olacağı söyleniyor.

Sunuldu 29 Eyl, 2007 - 09:30 AM

Teknoloji: Uzay kovboylarına MIT'den kement
Ayda yürümek başka şey küçük bir asteroidin üzerine çıkmak temelli başka. Yerçekimi hiç olmadığından asteroid'i yakalayıp üzerine çıkmak ve yakından incelemek hiç mümkün değil. Oysa uzayın derinliklerinden gelen bu kayalarda bize çok yararlı ve gerekli maddeler bulunabilir. Bu güne kadar uzay profesyonellerinin bu konuya bir çare bulup asteroidin üstüne çıkması hiç mümkün olmamıştı. Ancak MIT'deki araştırmacılar bu konuya da bir çare bulacak görünüyor. "Uzay Kementi. Çok hafif ve uzun olan bu kement fırlatılarak uzay kayasının etrafından dolanması ve kayayı yakalaması sağlanabilecek. Böylece kayanın ne madelerden oluştuğu yakından incelenebilecek. Belki tüm bir ülkenin yıllık enerjisini sağlayabilecek Helyum-3 minerali veya platin veya altın veya başka birşey olabilr. Kimbilir. Kementimiz olunca kayayı yakalayıp çekip getireceğiz. Uzay yürüyüşüyle üstüne çıkıp inceleyebileceğiz artık. Hey kovboylar? Bir at veya Buffalo yakalamaktan bahsetmiyoruz. Tüm dünyanın talihini ve tarihini değiştirecek birşey yakalamaya hazır mısınız?.
Sunuldu 27 Eyl, 2007 - 10:18 AM

Teknoloji: Bilim adamları robotik ağız yapmışlar
Görünüşe göre ileride robot komutanlarımız sadece taşıdığı makineliyle ve jilet gibi keskin parmaklarıyla bizi korkutmayacak, konuşurlarken aynen bizim gibi ağız hareketleri de yapabilecekler.

Tokyo Bilim Üniversitesi ve Musashino KızılHaç hastanesinden bildirdiklerine göre konuşmaya özel alt çene ve dil hareketlerini yapabilen ağız geliştirilmiş. Üretilen prototip halen tüm sesli harfleri kusursuz telaffuz edebiliyor. Silikon bir dili bulunuyor.

Dil üç aluminyum kuşak ile 8 pnomatik adele tarafından kumanda ediliyor. Alt çene de eksen kumandasına sahip. Araştırmacılar ağızı manyetik rezonans görüntülemesiyle elde edilen verilere göre programlıyorlar. Bir sonraki adımda ağızın konuşurken (sessiz harfler dahil) tüm hareketlerini aynen taklit edebilir hale gelmesiyle proje tamamlanacak. Bu ağızın konuşma terapisinde, ve yabancı dil öğretme gibi işlerde yararlı olacağı söyleniyor. (Belki de filmdeki terminatörlerin gerçeklerini üretirken kullanacaklardır....kimbilir

Sunuldu 26 Eyl, 2007 - 08:15 AM

Teknoloji: Google'dan 20 milyon dolar ödüllü yarışma

"X Prize" isimli bu yarışmayı kazanmak için şunlar gerekiyor;
Ay'a insansız bir araç(robot) göndereceksiniz.
Bu robot ay yüzeyinde (en az) 400 metre dolaşacak
Bu seyahatiyle ilgili en az 1GB görüntü gönderecek.
Bu robotu oraya kadar götürme (fırlatma) işini de isterseniz sıfırdan kendiniz tasarlayabilir veya işi bu olan bir firmaya yaptırabilirtsiniz. Bu iş için hiçbir devletten maddi destek almamanız gerek.
Ayrıca ödülü kazanabilmek için 2012 sonuna kadar başarmak gerekiyor. Eğer birden çok başaran olursa ikinci 5 milyon dolar kazanacak. 2012’ye kadar henüz başaran olmazsa 2014’e kadar başaran 15 milyon kazanacak. Eğer 2014’e kadar da kimse başaramazsa ödül iptal..

Sunuldu 16 Eyl, 2007 - 11:51 AM

Teknoloji: Fujitsu 3D görüntü tanıma çipi yapmış
Fujitsu firması tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu çip emsal devrelere göre küçük hacimli olması, daha az güç harcaması gibi çeşitli bir dolu avantajlara sahip. Gerçi henüz hiçbir robot bu çipi kullanmıyor ancak yakında hem hem küçük ev robotlarına, hem de çeşitli özel amaçlı diğer robotlara gireceği kesin gibi. Robotlar bu sayede etrafındakilerin ne olduğunu anlama yeteneğine kavuşacaklar. Örneğin yanlarına gittiğinizde gerçek zamanlı olarak sizi tanıyıp “hoş geldiniz filanca” diyebilecekler. Çip kendisine benzer diğer devrelere göre tam 5 kat daha etkili bir tanıma sistemine sahip. Kullanım yerlerindeki örnekleri yıl sonundan önce görmeğe başlayacağımız söyleniyor.
Sunuldu 13 Eyl, 2007 - 11:39 AM

Teknoloji: DTG Freesat’ı teste çıkarmış
Digital TV Group (DTG) 2008 başlarında açılacak Freesat platformuna test ve uyumluluk sağlayacak. BBC-ITV şifresiz digital uydu yayın platformu girişiminden sözcüler bu yıl hem alıcı cihaz üreticileriyle hem de yayın içeriği sağlayıcılarla Amsterdam’daki uluslararası IBC 2007 fuarında görüştüler. .
DTG’nin genel müdürü Richard Lindsay-Davies’in açıklamasına göre önde gelen 4 cihaz üreticisi Panasonic, Sagem, Alba ve Humax’a ilk 6 ay için pazar önceliği imtiyazı tanınmış. Daha sonra pazar tüm üreticilere açılacak. Şimdi daha önce açılmış olan Freeview DTT(karasal yayın) deneyiminden yararlanarak “DTG testing” test merkezi uyumluluk testlerini sürdürüyor. Testlerde sıkı normların uygulanmasının platformun yararına olacağı düşünülüyor. .
Platformun 200’den fazla kanal sunması planlanmış. En baştan itibaren yayınlar HD desteğine ve karasal yayınlarda(DTT) da kullanılan MHEG-5 arayüz yazılımına sahip. Yayınların genişbant dönüş yolu desteğine de sahip olacağı öngörülüyor.

Sunuldu 08 Eyl, 2007 - 12:27 PM

Teknoloji: MIT araştırmacılarından yeni moda uzay giysisi

Daha yeni ve geliştirilmiş bir uzay giysisi yapmak üzere olan ilk çalışma bu değil kuşkusuz ama MIT’dekilerin BioSuit dedikleri bu yeni giysi epey şık.

Ayrıca giyen astronotlara çok daha geniş hareket özgürlüğü ve kullanım kolaylığı sağlaması cabası. Bir de delinmesi durumunda kendi kendini hemen yamama özelliği nedeniyle güvenliği arttırıyor. Giyene sağladığı gerginlik arttırılarak günlük idmanlar için de kullanılabiliyor.

Daha henüz uzaya gitmeye hazır değil. Ancak 10 yıl içinde hazır olabileceği söyleniyor. Muhtemelen o zamana kadar hazır olacak ilk insanlı “Mars” yolculuğu dolayısıyla kullanılmaya aday giysi de bu olabilir.

Sunuldu 30 Agu, 2007 - 07:25 AM

Teknoloji: Kogoro Kurata’dan dev kemikkıran
Hımm. Bakın söylüyorum..Bu işin sonu kötü olacak.

Gizli gizli yaratılmakta olan ve kocaman bir otobüsü bile rahatlıkla ezebilecek güçteki bu mekanik el’in kocaman dev bir robota takıldığını düşünün....

Umarız bu çalışma sonunda tamamlanmaz ve sonuda yapmak istedikleri şey her ne ise gerçekleşmez...

Sunuldu 30 Agu, 2007 - 07:05 AM

Teknoloji: Komedyen robotlar yarışması

Gerçi RoboCup 2007 heyecan vericiydi ama gülme üzerine bir yönü yoktu. Şimdi çok şükür bu eksik gideriliyor. Eğlence devi Yoshimoto Kogyo şirketi komedyen robotlar için de bir yarışma açtı. Şimdi onlar da sahneye çıkıp kalabalıkları güldürmekte birbirleriyle yarışacaklar. Yarışmacılar ön elemeden geçirildikten sonra 8 finalist Kasım ayında Baka RoboCup'da sahne alacaklar.

Kazanan komedyen robot (yani robotun tasarımcısı) ¥500,000 ($4,433) 'lık mütevazi büyük ödülü kapacak. Tabii ilk defa olması dolayısıyla yarışma esasları üzerine bazı tartışmalar var. Ama sonunda bizi en çok güldüren hangisi ise şampiyon odur değil mi??

Sunuldu 22 Agu, 2007 - 08:15 AM

Teknoloji: Bill Gates sarılan robot Probo'nun arkasında

Bill Gates çocuklara yardımcı olmak için tasarlanan Probo isimli robot’un arkasında. “Anty” adı verilen bir vakıfa yatırım yapmış. Belçika merkezli robotik ekibi yeşil ve sarmaş olabilen ve televizyon dizisindeki “Alf” karakterine benzetilen bu robot üzerinde sıkı çalışıyorlar. Amaç çocukların tıbbi tedavileri ve hastanede kalmaları sırasında travma yaşamalarına engel olmak amacıyla robotun onlarla iletişime geçmesi ve onlara moral ve psikolojik destek vererek hayatlarını kolaylaştırması.

Proje halen “”sosyal robot”” kavramını geliştirmek üzere Brüksel üniversitesinden iki tasarım ekibinin Anty vakfı grubu ile ortak çalışma içinde robota yapay zeka, konuşma, görüntü yetenekleri kazandırmak üzere çalışmaları şeklinde yürütülüyor. Robotun güvenli olması birinci öncelik taşıyor. Yaratılan robot prototipinin teknik araştırma olanakları çerçevesinde medikal, sosyal ve psikolojik araştırmalarda kullanılması da düşünülüyor.

Sunuldu 22 Agu, 2007 - 08:01 AM

Teknoloji: Kol kıran bilek güreşçisi robotlar toplatılıyor




Japonya'da sayıları 150'yi geçen ve büyük popülarite kazanan “Arm Spirit" isimli bilek güreşi makinelerinin 3 kişinin kolunu kırması üerine hepsinin toplatılmasına karar verilmiş.

Üretici Atlas Co. sözcüsü Ayano Sakiyama’nın söylediğine göre makineler aslında hiç de güçlü değiller. Güçlü bir kadının bile yenebileceği şekilde dizayn edilmişler. Ancak, bazı kullanıcılar heyacanlanıp kendi kollarını olmadık şekilde büktüklerinden dolayı kazalar ortaya çıkıyormuş.

Sunuldu 22 Agu, 2007 - 07:33 AM

Teknoloji: DigitalSpace Asteroid göreviyle ilgili planlarını gösterdi
Asteroidlere çeşitli tiplerde robotların gönderilmesi daha önce de defalarca ele alınmış bir konu. Ancak görünüşe göre NASA daha çok dünyaya yakın gök cisimleri(NEO’lar) ile ilgilenmekte ki geçenlerde Santa Cruz- merkezli DigitalSpace firmasından insanlı bir görev için bir simülasyon geliştirmesini istemiş. Şirketin bugün resmen açıkladığı planlar NASA tarafından “”aya yapılacak seferler için”” tasarlanan ancak kolayca NEO seferleri için de modifiye edilebilecek özellikteki konstelasyon ekip aracına göre yapılmış. DigitalSpace'un planladığı modfikasyonlar ise aracı geminin limana demirlemesi gibi yanaştırabilecek bir sistem ile yerdeki stabiliteyi algılayabilecek sensorları bulunan bir dizi hava yastığından oluşan bir çember gibi şeyler içeriyor. NASA böyle bir göreve ne zaman çıkılşabileceğine ilişkin kesin bir açıklama yapmazken, DigitalSpace bunun 2017 yılından itibaren olabileceğini söylüyor. (Hani eğer Armageddon filmindeki gibi dünyaya hızla yaklaşan bir asteroid söz konusu olursa o zaman buna gerçekten ihtiyaç duyulacağına hiç şüphe yok.)
Sunuldu 09 Agu, 2007 - 11:01 AM

Teknoloji: Endeavour’un üç boyutlu resimlenmesi için NASA / Microsoft işbirliği
NASA onu son uçuşuna hazırlar iken Microsoft’ta da harıl harıl uzay mekiği Endeavour’un 3D montajının yaratılması ile uğraşıyorlar. Ekibin söylediğine göre bu uğraş yeryüzündekilerin uzaya fırlatılmadan önce Endeavour’dan ve Kennedy Uzay merkezindeki civar binalardan üç boyutlu görüntüler alabilmelerini sağlayacak.

Photosynth adı verilen bu teknoloji ile çekilen yüzlerce iki boyutlu dijital görüntü yapıştırılıp konstrükte edilerek üç boyutlu görüntüler elde ediliyor. Bu görüntü oldukça yaratıcı bir şekilde mekanların içinde dolaşabilmenizi ve ortamı gerçeğe yakın şekilde algılayabilmenizi sağlıyor. Maksat tüm bunlarıa uzaktan bakan bizim gibi izleyicilere “”uvvv”” dedirtebilmek.. NASA ve Microsoft bu teknolojileri gelecekte ilerideki uzay görevlerinin desteğinde kullanabilmek peşindeler.

Sunuldu 09 Agu, 2007 - 10:56 AM

Teknoloji: Uzaya kocaman çöpler atıldı
23 temmuz günü 635 kiloluk bir buzdolabı büyüklüğündeki işi bitmiş amonyak tankı Uluslararası Uzay İstasyonunun 15. ekspedisyon ekibinden Clayton Anderson tarafından uzaya fırlatıldı. Clayton’un iki kocaman parça çöpü (dünyaya düşecek şekilde) fırlatmak üzere istasyondan uzay boşluğuna çıkması gerekti.

Dünyada nereye düşeceği bilinmeyen bu çöpün her an kafamıza düşebileceğini farzedebilirsiniz. Ancak merak etmeyin.. NASA bu çöplerin hareketlerini sürekli olarak izleyecek. Dünyaya varmasının daha 1-2 yıl süreceği düşünülüyor.

Tabii ki atmosfere girdiğinde yanması ve tozlaşıp epey küçülmesi de söz konusu. Ama yine de siz dikkatli olun.

Sunuldu 26 Tem, 2007 - 10:08 AM

Teknoloji: Harvard Universitesi robot sinek yaptı
Sineğin toplam ağırlığı 60 miligram. Kanat açıklığı üç santimetre. Gerçek sinek model alındığından onun gibi hareket edip, uçuyor. Bu haliyle iyi casus ve iyi kimyevi madde tanıyıcısı olabileceğinden DARPA (ABD’nin savunma araştırmaları ajansı) bu projeye sponsor olmuş...Tabii şu anda sadece uçabiliyor. Bu haliyle akıllı bir casus olabilmesi için daha çok fırın ekmek yemesi gerekecek..
Sunuldu 25 Tem, 2007 - 07:06 AM

Teknoloji: Protez bacaklarıyla türkiye şampiyonundan daha hızlı koşuyor
400 metrede türkiye rekoru 46.63 saniye.

Oysa güney afrikalı Oscar Pistorius her iki bacağının da dizden aşağısı hiç olmadığı halde sağlam türk koşucudan daha hızlı (46.56sn) koşabiliyor.

Marifet büyük ölçüde kullandığı Cheetah adı verilen karbon fiber alaşımlı 36 bin dolarlık protezde.

Sunuldu 15 Tem, 2007 - 06:37 AM

Teknoloji: Nike Robotik El

Farkı farkedilmiyor. 5 parmaklı el işte. Ama çalışırken insan elinden ayırdetmeniz imkansız. Biraz japon eline benziyor.

Gerçekten ürkünç..

Günün birinde maharetli insan ellerinin de metal robot ellerinin de yerine bunlar mı geçecek acaba??

Sunuldu 25 Haz, 2007 - 09:58 AM

Teknoloji: RoboGames 2007 San Francisco’da başlıyor

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da dünyanın en büyük robot turnuvası San Francisco’da başlamak üzere. Bu defa 30 ülkeden yaklaşık 800 küsur robot RoboGames sırasında 61 farklı karşılaşma türünde karşı karşıya gelecekler.

Bu karşılaşmaların en kayda değer olanları arasında döğüş, yangın söndürme, android(insanımsı) akrobasi karşılaşmaları, android kung-fu döğüşü, ve demir adam exoskeleton halter karşılaşması bulunuyor. En ilginci karşılaşmaların tümünün isteyenin izleyebileceği şekilde kamuya açık olması.

Sunuldu 17 Haz, 2007 - 07:40 AM

Teknoloji: Kansei’nin yüz ifadeleri
Meici üniversitesi Bilim ve Teknoloji üniversitesinde, 500bin anahtar sözcükten oluşan ve her gün kendi kendini geliştiren bir veri tabanındaki kavramlara bağlı olarak Kansei robotu 36 farklı yüz ifadesini sunabilmektedir. Yüzü oluşturan silikon maskenin içinde (yüz kasları gibi) bulunan ve bağımsız hareket edebilen 19 değişik aksam sayesinde robot bu yüz ifadelerini verebilmektedir.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde robota tam konuşma yeteneğinin de eklenmesi ve bilim kurgu hikayelerdeki konuşan, dinleyen ve gülen android robotların gerçek bir benzerinin elde edilebilmesi söz konusu. Robotun ileride hastabakıcı olarak kullanılması düşünülüyor.

Sunuldu 08 Haz, 2007 - 04:05 AM

Teknoloji: Microsoft’un son numarası "Surface"

Microsoft’un “Surface”(yüzey) adıyla çıkarttığı bu bilgisayar daha çok konuşulacak. Çünkü gerçekten büyük yenilikler sunuyor. Klasik “desktop” cihazımızda olan “klavye, mouse, ekran gibi şeylere gerek kalmamış.

Masanın üstü hem bilgi girmekte hem de görmekte kullanılıyor. Cihaz üstüne konulan kredi kartı, telefon, v.b. şeyleri kendiliğinden tanıyor ve ona göre onlarla yapması gerekenleri yapıp ekrana getiriyor. Bu tanıma işlemi koyduğumuz cihazın NFC, RFID gibi elektronik sinyal okunan özellikleriyle ilgili değil. Tümüyle görsel olarak eşyanın üzerindeki kod v.b okunarak yapılıyor. Örneğin telefonunuzu masanın üstüne koyunca onunla iletişim kurup bilgi alışverişinde bulunuyor. Banka kartını koyduğunuzda bankayla bağlantıya geçiyor.

Sunuldu 04 Haz, 2007 - 08:34 AM

Teknoloji: Ayda devasa bir teleskop kurulması düşünülüyor
Sıvı ayna kullanılarak ayda devasa bir teleskop inşa edilebilir.

Roger Angel'in fikrine göre 100 metrelik bir sıvı aynalı teleskop ayda inşa edilebilir. Eğer fizibilitesi ortaya çıkarsa bu rüyadan öte gerçekleşmesi epey kuvvetli bir proje. Arizona üniveristesi astronomunun hesabına göre eğer böyle bir teleskop ayda kurulabilirse elde edilebilecek görüntüler meşhur Hubble teleskopununkilerden yüzlerce kat daha hassas olacaktır. Astronomun fikri hakettiği ilgiyi de yeterince uyandırmış durumda görünüyor. Eğer inşa edilecek olursa bu bugüne kadar uzaydaki en büyük inşaat olacak. Bilim adamlarına da ilk yıldızlar dahil evrendeki en eski ve en uzak objeleri bile inceleme imkanı sağlayacak.

Bu proje halen NASA’nın ileri kavramlar Enstitüsü tarafından incelenmektedir. Bu tip cihazların inşası nispeten ucuza patlamakla beraber (en azındn maliyeti yönünden $4.5 milyar dolarlık James Webb Uzay Teleskobu ile kıyaslanacaktır. Daha sonra da sıranın uzayda inşaat yapacak müteahhitleri bulmaya gelmesi bekleniyor..

Sunuldu 30 May, 2007 - 10:15 AM

Teknoloji: Rogun suratları tanıyor ve yabancıları ayırdediyor
Kore firması KornTech'in Rogun isimli robotu yüz tanıyan ve gelenin yabancı olduğu uyarısını yapan ilk humanoid değil, ama satın alınabilen il robot olduğu söylenebilir. Gerçi sipariş üzerine yapılıyor ve fiyatı 100bin doların üstünde ama özellikleri ilginç.

Çocuklara arkadaşlık yapmak üzere düşünülmüş olan bu modeli 1 metre boyunda ve kameraları ile insan yüzünü izleyip tanıyan yazılımlara sahip. Kendi kararı ile yürüyebiliyor ve dadılık ya da güvenlik personeli görevlerinin çoğunu gerçekleştirebilecek vasıflara sahip. Örneğin geceleri tüm katları dolaşıp olağandışı süpheli bir durumla karşılaştığında cep telefonuyla size bildirebiliyor.

Hatta Wi-Fi çipseti sayesinde evdeki çocukların neler yapmakta olduklarını size gösterebiliyor. Hatta karnındaki 7 inçlik monitor üzerinden sizinle görüntülü konuşma yapmalarını(videotelefon) sağlıyor. İnternet bağlantısı arkadaşça konuşması cabası. Firma bu malı zamanla tanesi $5,000 dolardan satabilmeyi planlıyor.

Sunuldu 24 May, 2007 - 10:05 AM

Teknoloji: Berlin’de "B.Z"den kupon karşılığı döner
Gazetedeki kuponu kesen okuyucular, bunu Berlin’de bulunan "Kaplan Döner Fast Food"un 5 şubesinden birine götürerek, fiyatı 2,50 avro olan ekmek arası döneri ücretsiz alabiliyor.

"B.Z" gazetesi ve Kaplan Döner tarafından düzenlenen kampanya yarın da geçerli olacak.
Almanya’da "döner kralı" olarak tanınan ve Kaplan Döner şirketinin sahibi olan Remzi Kaplan’a, Alman Tarım Derneği tarafından 2005 ve 2006 yıllarında altın madalya verilmişti.

Berlin’de 1991 yılında döner üretimine başlayan Kaplan, günümüzde Berlin, Brandenburg ve Hamburg eyaletleriyle Hollanda’daki döner imalathaneleri ve satış noktalarında yaklaşık 140 kişi çalıştırıyor.(kaynak:milliyet)

Sunuldu 03 May, 2007 - 11:08 AM

Teknoloji: Lodenfrey'in yeni io-Ceketi GPSoverIP teknolojisi kullanıyor

Bina içindeki şeylerin GPS teknolojisi ile yerlerinin bulunabilmesi epeydir ticari olarak zihinleri meşgul etmekte idi.

Almanya’nın Lodenfrey şirketinin “”İnsanlar insanlar için”” vakfı hayrına ürettiği tek parça ceketin maliyeti $5000’den fazla olmuş. Ama bu şık ceket kendinden blootooth’lu, MP3 çalar’lı ve bir cep telefonu üzerinden (uzaktan) kendi yerini(binaların içinde olsa dahi) bildirebilme özelliğine sahip. Şıklığının yanısıra geleceğin teknolojisini yansıtan ve desen gibi görünen dokunmatik kumanda tuşları da var..

Yani bu ceketi giyen birini kaybetmenize imkan yok... Her an nerede olduğunu ekranda görebilirsiniz.

Sunuldu 03 May, 2007 - 03:15 AM

Teknoloji: İNTERNET SİTESİNE KAPATMA
İnternet sitesi www.antoloji.com yöneticisi Cengiz Ekrem, sitelerinin kapatıldığını ancak kapatma kararını veren mahkeme ve gerekçesini hala bilmediklerini söyledi.

Cengiz Ekrem, yaptığı yazılı açıklamada, 'internetin kültür ve sanat merkezi konumunda olan www.antoloji.com sitesi 17 Nisan 2007 günü akşam saatlerinde mahkeme kararıyla kapatıldı' dedi.

Şiir ve kitap konularında yayın yaptıklarını belirten Ekrem, 'Sitemizin kimin başvurusu ile hangi nedenle, hangi mahkeme tarafından kapatılmasına karar verildiğini şu anda bilmiyoruz. Bu konuda hiçbir merci tarafından biz herhangi bir bildirimde veya uyarıda bulunulmadığı gibi, sitenin kapatılması kararı dahi bize bildirilmemiştir' diye konuştu.

www.eksisozluk.com adlı internet sitesi de benzer bir biçimde 16 Nisan 2007'de kapatılmış, yöneticileri kendilerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığından yakınmıştı. ANKA

Sunuldu 18 Nis, 2007 - 11:35 AM

Teknoloji: Patlayıcıyı uzaktan algılama robotu

ABD ordusunun ICx Fido patlayıcı algılama donanımlı ilk 100 PackBot robot siparişini iRobot aldı. Halen ABD ordusunun Irak ve Afganistan’da kullandığı muhtelif tiplerde 5000 kadar robot bulunuyor. 2004 yılında bu sayı sadece 150 idi. Karada kullanılacak askeri robotlar için 2012 yılına kadar ABD ordusu $1.7 milyar dolar daha ayırmış. Bugüne kadar ABD’nin askeri kayıplarının %70’inin yol kenarına konulmuş bombalardan kaynaklandığı dikkate alınırsa bu yatırım hiç de gereksiz sayılmaz. $165,000 dolarlık bu PackBot’ların sahadaki ABD askerleri tarafından umutla beklendiği kuşkusuz.

Sunuldu 31 Mar, 2007 - 04:23 AM

Teknoloji: yusufçuk robotu
Kızböceği de denilen “yusufçuk” böceğini bilirsiniz. İşte onun uçan robot versiyonunu yapmışlar.

$50 dolarlık bir oyuncak. Evin içinde kanat çırparak dolaştırabiliyorsunuz. Pervaneli değil. Kanat çırparak 15 dakika havada kalıyor.

Ornitopter sınıfı bu robotu uzaktan kumanda ile istediğiniz yere yönlendirebiliyorsunuz. İşte resimde onun ortadan ikiye kesilmiş hali görülüyor.

Sunuldu 29 Mar, 2007 - 04:31 AM

Teknoloji: Temizlik robotu Figla
Japon robot üreticisi Figla’nın bu robotu Osaka sokaklarında temizliğe çoktan başlamış bile. 2008 baharına kadar 1000 adetten fazlası üretilmek üzere firmalar tarafından sipariş edilmiş durumda.


Kablosuz şehir interneti WiFi üzerinden bilgisayar kontroluna da alınabilen, ancak tamamen kendi başına da çalışabilen bu robot temizlik görevi sırasında bir taraftan da konuşuyor.


Diğer temizlik robotlarının hiçbirinde olmayan üstün bazı özelliklere de sahip. Mesela parçası değiştirilerek parke zeminlere cila da yaptırılabiliyor.

Sunuldu 29 Mar, 2007 - 03:48 AM

Teknoloji: SpaceX roketi uçtu ama kontroldan çıktı
The New York Times gazetesinin haberine göre PayPal şirketinin de kurucusu olan Elon Musk tarafından kurulan şirket tarafından uzaya gönderilen Falcon 1 roketi (resim) geçtiğimiz salı günü uzaya gönderildikten birkaç dakika sonra kontroldan çıkmış. Uçuşun mükemmel olmadığı ancak yine de iyi olduğu”” şeklinde bir açıklama yapan şirket bu konuda başını dik tutmaya çalışıyor. Fırlatmanın ilk safhasının tamamlandığı, ayrıldığı, ikinci kademenin ateşlendiği ve hedeflenmiş olan 425 mil yukarıdaki yörüngeye oldukça yakın bir noktaya kadar kontrolun başarılı gittiği de bir gerçek.. Şirketin hedefi ucuz roketlerle uzaya uydular taşır hale gelebilmek. Ancak, henüz şirketlerin bu pahalı uydu yüklerini uzaya taşımak üzere ona emanet edebilecekleri güveni kazanabilmek için şirketin daha epey fırın ekmek yemesi gerektiği konuşuluyor.
Sunuldu 25 Mar, 2007 - 07:04 AM

Teknoloji: Kendinize istediğiniz gibi bir TV toplamak
Kendi PC bilgisayarımızı 1985’den bu yana kendimiz toplayabiliyoruz. Ana karta takılabilen parçalar satın alarak (bütçemize göre) bilgisayarımızın işlevlerini istediğimiz gibi geliştirmek elimizde. Oysa televizyonumuz için bu imkan yok.
Ben de o zaman bu zamandır düşlemekteyim, televizyonumuz da modüler olsun, zamanla, gücümüz yettikçe gerekli parçaları ekleyerek televizyonumuzun kapasitesini geliştirebilelim. PVR, CAS, Uydu Alıcı, Terrestrial alıcı, IPTV özellikleri zamanla ekleyebilelim ve değiştirebilellim mesela.
İşte şimdi nihayet bir Kore firması bu yönde bir yenilik getirmiş. Mesela LCD televizyonunuzun üç komponent girişli, iki high-def (HDTV) tunerli olmasını istiyorsunuz. Gidiyorsunuz AVING sirmasına, yeni "DIY" 1080p LCD modeli televizyonlarından birini sizin isteklerinize göre oluşturup teslim ediyorlar. İsterseniz satın almış olduğunuz cihaza evde de bazı eklemeler yapabiliyorlar. Gerçi bu tam olarak benim istediğim modüler çözüm sayılmaz. Ama zamanla belki bu da olabilir.
Plazma TV göstericinizin genişleme yuvasına yeni bir IPTV arayüzü ile bir DVD yazıcısı da eklemek imkanınız olmasını istemez miydiniz?.

Sunuldu 18 Mar, 2007 - 08:47 AM

Teknoloji: Bina yapan robotlar
“”Ayakkabı, elbise ve otomobil gibi kulandığımız şeylerin artık çoğu neredeyse tam otomatik robotize şekilde üretiliyor. Evlerin hala büyük ölçüde insan emeğiyle yapılmakta olması bir eksiklik olarak dikkati çekmektedir.”” diyor Güney Kaliforniya Üniversitesinden doktor Dr. Behrokh Khoshnevis. Bu kişi üniversitede halen tam otomatik bina inşaatçısı bir robotu geliştirmekte olan ekibin başındadır. Yaklaşık 1.5 milyon dolar maliyeti olan bu robot deneme üretimine hazır olacağı nisan ayından itibaren 24 saatte sıfırdan (prefabrik olmayan köpükbeton gibi hammaddeler ile) hiç insan desteği kullanmadan iki katlı komple bir villlayı inşa edebilecek. Çalışma tarzı 3D inkjet printer gibi. Bilgisayarda çiziyorsunuz o da kat kat beton püskürterek inşa ediyor. Evin neredeyse tamamı köpükbeton ve alçıtaşı kullanılarak inşa ediliyor. Bitirdiğinde dekoratöre de az bir iş kalabilir. Ancak bu robotik sistemle çok komplike şekiller yaratılabilmesinin yanı sıra maliyet de şimdikinin neredeyse beşte birine düşüyor.

Bu robotun bir rakibi de Loughborough Universitesinde yapılmakta. Onun buna göre elektrik, su, havalandırma tesisatlarını da otomatik yapma gibi bir avantajı olacak. Ancak onun piyasaya çıkmasının daha neredeyse 5 yıl sürmesi bekleniyor. Oysa o zamana kadar uçan arabalarımız çoktan havada dolaşmaya başlamış olacak. (Havada dolaşmak varken ev yapmaya kim uğraşır?)

Sunuldu 29 Oca, 2007 - 10:31 AM

Teknoloji: CeBIT Bilişim Eurasia 2006
Bu fuarlarda esas gösteri ses ve ışık üzerinedir. Yüzbin wattlık spotla bir milyon ansilümen ışığı ürünün üstüne sıktınız mı ziyaretçi nur görmüş gibi olur. Bir de ses. Ortamdaki ses ambiyansı gürültü sınırını aşkın olup, kulak harabiyeti noktasına doğru(70-80dB) seyretmelidir. Bu da ayni anda tüm standlardan yapılan farklı özelliklerdeki(ritmik, aritmik, çığrışmalı) yayınlarla sağlanır.

Ziyaretçi bakar ama göremez, duyar ama anlayamaz. Hatta karşısında konuşan stand hostu(hostesi) ne söylüyor kulak kabarttığında bazen çince duymuş gibi olur. Eğer benim gibi merdiven çıkarken aynı anda ciklet çiğnemeyi bile beceremeyen biriyseniz tavsiyem bu tür yerlere hiç gitmeyin...Kaybolursunuz.

Bu sene tüm hanım stand görevlilerinin saçları sarı boyalı(ya da en azından meçli), yaşlıca olanları tayyör, gençleri siyah pantalon giyiyor. Erkek görevliler ise keçi sakalı ve atkuyruklu, beyaz gömlekli, koyu renk jaketli. Hepsi ağzını büzerek özel bir dille konuşuyorlar. Bu özel dilin bazı sözcüklerini (biraz uğraşarak da olsa) çözmüş bulunuyorum.

Son Kullanıcı: Alınmayın ama bu “”siz”” oluyorsunuz. Neden sonmuşum?, benden önce kullanan mı var?, benden sonra kullanılamaz mı?.. gibi sorularınız tümüyle yersizdir. İngilizcesini düşünün(end user). Direk tercüme ile elde edilmiş bir terim bu..

Bilişim: Bilgisayarlı iletişim. Daha doğrusu, aslında bilgisayarsız da olsa her tür dijital iletişim kasdediliyor.

Yureyjya: Avrasya

Lekya lens: Bildiğimiz eski alman Leica(layka) firmasının ürettiği mercek.

Sisidi Lens: Efendim.. lens değil tabii, aslında lensin gerisindeki görüntü çipinin CCD teknolojisi ile üretildiği kasdediliyor.

Ürün gamımızda 32XG64, 74VB15 ve 83DGB9 bulunuyor: “”Üç modelimiz var”” demek istiyor.

Ciga: Giga, yani “Milyar” demek. Aslında bir cigabayt = 1,073,741,824 byte oluyor. Neden giresun’un “G”si yerine ciklet’in “C” si ile söylediklerini henüz çözebilmiş değilim.

Megapiksel: Milyon benek. Yani tam olarak 1,048,576 farklı resim noktası.

Haydefinişın: “”Bu Nedir?”” diye sordum. “Hay rezoluşın” yani “yüksek çözünürlük” dediler. “O da nedir?” deyince de görüntünün daha bir net daha bir berrak olması diye açıklıyorlar. 720p60(1280×720), 1080i50(1920 × 1080)gibi benek(piksel) formatlarından hangisini kasdettikleri ise bir sır.

Seküriti ve Güvenlik: Lafın ingilizcesiyle türkçesini birarada söylemek bu sene moda sanırım.

Efendim ağızlarını büzerek “”segmente uygun konsept içinde” diye lafa başladıklarında ne dediklerini anlamak için ingilizce bilginize fazla güvenmeyin. Çünkü bu gibi sözcükler türkçede kullanıldıkları her cümlede farklı bir kavramın içine oturtulabilyor. Libero oyuncu, iskambildeki joker kartı gibi, ingilizcede de her yere kullanılabilen “cool” lafı gibidir.

Farklı platformlarda otomatikman aranje edilebilen performans uygulamaları için biyç klablarda bile farklı alternatifleri gerçekleştirebilmek üzere ergonomik navigasyon datalarını pleysteyşına uyguladık....blah blah..

Eğer hiç de teknolocikolik olmayan biz sıradan dünyalılardan biri iseniz çinceden farksız bu gibi açıklamaları dinlemek yerine(yüzünüzde bir tebessüm ile) o standı hemen terketmenizi öneriyorum..

Sunuldu 07 Eyl, 2006 - 09:54 AM

Teknoloji: Con Ahmet’in DevriDaim makinesi, sonunda sahiden icat mı ediliyor?
Hiç bir enerji veya yakıt kullanmaksızın kinetik enerji üreten ve bu enerjinin kullanılmasına yönelik faydalar sağlayan bir makinedir.

Basit olarak şöyle bir örnekle açıklayalım..
Bir elektrik üreteci olan dinamo ile elektrik enerjisini dairesel dönme hareketine çeviren elektrik motoru, millerinden birbirlerine mekanik olarak bağlanır. Dinamodan çıkan kablolar elektrik motorunun bağlantı uçları ile irtibatlandırılır. Bu dinamo-motor ikilisine dışarıdan verilecek kısa süreli ilk dönüş hareketi ile birlikte dinamo elektrik üretecek, üretilen elektrik, motoru çevirecek ve motor da dinamoya mekanik olarak bağlı olduğundan dinamoyu çevirecek elektrik üretimi motora geri dönerek bir döngü yaratılacaktır.

Bu sistemin kendi kendine hiç durmadan çalışacağı ve döngünün süreklilik oluşturaceğı öngörülmüştür. Aynı teori bir havuza yukarıdaki bir depodan dökülen suyun çarkı çevirmesi, çarkın bir su pompasını tahrik etmesi ve aşağı dökülen suyun bu pompa ile tekrar yukarı basılması gibi hidrolik bir açıdan da ele alındığı gibi, mekanik, kimyasal, pnömatik, termik bilimleri de devridaim makinesi gelişiminde kullanılmıştır. (Escher’in dehası bu su çarkını algılarken müthiş kafamızın karışmasına yolaçan (aşağıda görülen) ünlü eseriyle görselleştirmiştir de.)

Tam boyutlu halini görmek için tıklayınızEn az 400 yıldan bu yana birçok kimsenin üzerinde çalıştığı bilinen bu konu ülkemize “Con Ahmet”’in makinesi olarak gelmiş ve “”bilimsellik dışı deli saçması işlerle uğraşmak”” anlamında kavramlaşmış.

Böyle bir makinenin yapılabilmesine en büyük engel fiziğin en temel kurallarından olduğu kabul edilen ve "Termodinamiğin 1 No’lu yasası" adıyla da bilinen “enerjinin sakımı” kuralı kuşkusuz.

Şimdi Dublin’de “”Steorn Teknoloji Enstitüsü”” isimli kerli ferli bir kuruluş bu yasayı(termodinamik teorisini) delen bir buluşları olduğunu açıklıyor. Buna göre;

Mıknatıslar tarafından oluşturulan manyetik alanlar birbirleriyle etkileşimleri sonucu performans katsayısı %100’ün üstünde olan bir davranış ortaya koyuyorlar. Net enerji ortaya çıkartan bu etkileşimde sözkonusu malzemelerden hiçbirinin özelliği değişmiyor. Ortaya çıkan enerji ortamdan hiçbir enerjiyi kullanmıyor.

Firma The Economist dergisine verdiği ilanla bilim adamlarını “””bedava enerji””yi test etmeye çağırmış. Şimdi sıra dünyanın en iyi 12 fizikçisinin buluşu test etmesinde.

Sunuldu 20 Agu, 2006 - 11:22 AM

Teknoloji: Su altında kendi başına dolaşan robotlar

UAV kıslatması kendi başına havada seyahat edebilen araçlar için kullanılan kısaltma olarak yerleşti biliyorsunuz. Oysa şimdi bir de AUV’lar ortaya çıktı. Bu akronim ise Autonomous Underwater Vehicle (kendibaşına hareket eden sualtı aracı) anlamında. Yani bu araçların pilotu, kaptanı yok. Uzaktan kumanda ile uzaktan kullanan bir kimse de yok. Hareket kararlarını tümüyle kendisi verebiliyor. Bu yıl yapılan AUV yarışmasını da geçen yıl olduğu gibi Florida üniversitesinin “Subjugator” adındaki(resimde görülen) aracı kazanmış. Yarışa katılan araçların güç takviyesi yapabilecekleri bir su altı istasyonunu kendileri bulup bağlanabilmeleri, oradan sefere çıkıp su altı borularının içinde tetkikler yapabilmeleri ve su yüzündeki bir kurtarma bölgesine gelip bekleyebilmeleri gerekiyordu. Tüm bunları en iyi şekilde yaparak yarışmayı kazanan aracın geçen yılkine göre malzemelerinin %70’i değişmiş. Ana bilgisayarı windows XP altında çalışan bir Pentium M sistemi.

Sunuldu 17 Agu, 2006 - 04:22 AM

Teknoloji: Fransızlar da Humanoid Robot işine el attı

Fransa’da yeni kurulan ve halka açılan “Aldebaran Robotics” firması yapacağı humanoid robotu 2007 yılında piyasaya çıkaracağını açıkladı. Firmanın web sitesinden NAO adını verdikleri bu robot hakkında pek hüküm vermek imkansız. (Biraz esrarengiz takılıyorlar)

Eğer bu proje sonunda gerçekleşebilecek olursa 56cm boyundaki bu NAO Kyosho firmasının yaptığı Manoi ATO1 modelinin büyük biraderi olacak. Çünkü verdikleri silüet resmi ona ayni üretim hattından çıkmışçasına epey benziyor. Robotun meraklıların üzerinde geliştirme yapma ihtiyaçlarını da karşılayabileceği anlaşılıyor. Çünkü Linux işletim sistemine sahip olacağı Wi-Fi üzerinden bilgisayara (telsiz) bağlanabileceği ve URBI program dili kullanılarak program geliştirilebileceği açıklandı. Hepsinden önemlisi Nao’nun kendinden tutabilen bir eli olacak...

Sunuldu 09 Agu, 2006 - 06:48 AM

Teknoloji: Keseye uygun yeni minyatür gözetleme uçağı


Böyle şeylerin artık kullanılmaya başlayacağının emareleri zaten çoktan ortaya çıkmıştı. Şimdi ilk defa Los Angeles bölge şerifi bunu resmen denemeye başlamış. Yani bu araç şehir içi mahallerde deneme amaçlı olarak dünyada kamu tarafından resmen kullanımına başlanan ilk insansız havadan gözetleme uçağı oluyor.

SkySeers adında, bir kilo 361 gram ağırlığındaki bu aracın kanat boyu 183 santim. Havadan izlenmesi gereken suçluların veya kayıp çocukların aranmasında normal helikopterlerin yerine ihtiyaç gösterdikçe kullanılacak.

Uçakların 25-35bin dolar tutan maliyetini kısa zamanda kolayca çıkarması bekleniyor. Çünkü bunun yerine uçurulacak herhangi bir helikopterin havada kaldığı her saatin maliyeti $1,200.

Kanatları ve pervanesi katlanıp kaldırılabilen bu SkySeer’lar havada en fazla bir saat kalabiliyor. Sonra indirilip aküsünün şarj edilmesi(değiştirilmesi) gerekiyor. Uzaktan kumanda ile istenen noktayı görmeye ayarlanabilen (pan/tilt) ve termal(karanlıkta görebilen) kameraları görüntüyü uzak mesafeye gönderebiliyor. Uçağın GPS sistemi sayesinde sürekli harita üzerinde izlenmesi ve havadan yönetilmesi mümkün oluyor.

Kişisel hak ve özgürlükler yönünden bu tür araçların kullanımına karşı çıkanlar var. Ancak, bizi her an gözetleyen sabit kameralar zaten o kadar yaygın ki bir de sürekli üstümüzde uçan kameraların dolaşması artık bizi çok fazla şaşırtmamalı.

Sunuldu 04 Tem, 2006 - 10:40 AM

Teknoloji: Kore'liler kendinden hareketli kağıt icat etmiş


Uçan kağıttan robotların artık önü açıldı. Malzeme biliminde yeni bir çığır açacak bu yeni buluş günün birinde (çekirge salgını gibi) gökyüzünü bir bulut gibi kaplayarak içimize korku salacak uçan robotların yapılma yolunu açabilir.

Güney Kore’deki araştırmacılar özel hazırlanmış selofan kağıdına altın kaplama yaparak kağıdın (böceklerin yaptığı gibi) aniden kıvrılıp açılabilmesini sağladılar.

Hernekadar tahtanın piezoelektrik özelliği, yani elektrik verildiğinde hafifçe kıvrılabildiği 1950’li yıllardan bu yana bilinmekte idiyse de, selüloz bazlı diğer malzemelerin de aynı özellikte olduğunun anlaşılması Kore’deki Inha Üniversitesinden bir ekibin Texas’lı A&M ile ortak bir çalışması sonunda keşfedildi.

Bir selofan yaprağın heriki yüzünün ince birer altın tabakasıyla kaplanması sonucu EAPap (Elektoraktif kağıt) adını verdikleri bir kağıt elde edilebiliyor. Bu kağıt o kadar hassas ki, bir mikrodalga hüzmesinin sağladığı gerilim bile kağıda hareket etme yeteneğini veren yeterli gücü sağlayabiliyor.

Tuhaftır söylemesi bu hareketin kaynağı olan fizik konusunda henüz kimse kesin birşey söyleyemiyor, ama teoriler genellikle bu hareketin "iyon hareketlerinin yolaçtığı basınç değişikliklerinden" kaynaklandığı şeklinde.

Her nasıl çalışırsa çalışsın, birçok hükümet bu teknolojiyi kullanarak yurtiçi ve yurtdışı keşif ve gözetleme programlarında kullanan araçlar yapmakla ilgilenecektir.

Sunuldu 03 Tem, 2006 - 02:13 PM

Teknoloji: SlingBox
Tuğla şeklinde bir kutu. Bu cihaz genişbant internet bağlantısı olan evlerde herhangi ses ve görüntü(TV) yayınını digital olarak ev içinde oradan oraya aktarmayı veya internet üzerinden bir başka adrese göndermeyi sağlıyor. Örneğin uydudan, kabloTV’den veya evinizdeki PVR cihazından aldığınız bir yayını bu cihaz aracılığıyla internet üzerinden laptop PC cihazınıza aktarabiliyorsunuz.
On yıl kadar önce ortaya çıktığıda TiVo televizyon izleme olayında devrim yaratmıştı. Çünkü TiVo yayının zamanını sizin istediğiniz zamana kaydırabilmekte idi. Canlı yayını ortasında bırakıp gidebilmeniz ve geri döndüğünüzde kaldığınız yerden izleyebilmeniz, reklamların üzerinden atlayabilmeniz, bir de sizin neleri sevdiğinizi bilip tanıması, yapay zekası ile tüm kanalların yayın akış programlarını izleyip sizin sevdiğiniz türde yayınları kaydetmesi ve sizin TV izlemek için ayırdığınız vakitte tüm hafta boyunca izlemeyi isteyip de fırsat bulamadığınız için kaşırdığınız programları size izletmesi gerçekten hayatı değiştiren bir yenilik idi. TiVo ‘nun yayınları tanıma, kaydetme ve bulup izletme özelliği “zaman kaydırma“ imkanını sağlamıştı.
Şimdi Slingbox bize “mekan kaydırma“ imkanını da sağlayarak bunu çok daha ileri götürmektedir. TiVo sayesinde "istediğimiz zaman" izleme imkanına kavuştuğumuz yayınları SlingBox sayesinde şimdi “istediğimiz yerde“ izleme imkanına kavuşuyoruz. Diyelim ki KabloTV’nin filanca kanalında filanca gün filanca saatte yayınlanacak olan bir yayını SlingBox’a vereceğiniz talimatla istediğiniz bir bilgisayara veya kayıt cihazına yönlendirebiliyorsunuz. Ev içinde herhangi bir yayın kaynağından (PVR, uydu veya kablo alıc v.b.) yayını alıp sizin izleme yapacağınız PC veya herhangi cihaza yeniden yayınlayabiliyor.
SlingBox herhangi koaksiyel kablo, S-video, kompozit kablo üzerindeki analog ses ve görüntü sinyalini kaynak olarak kullanıp bunu digital veri akışı haline getirerek bilgisayarlara aktarmakta, bilgisayardan gelen herhangi kumanda işaretlerini kullanarak da (infrared üzerinden) kaynak cihaza kumanda edebilmektedir. Ürettiği dijital(ethernet) ağ bağlantısı kablosuz, kablolu veya ceryan hattı üzerinden dağıtılabiliyor. Kaynak cihazlara ise kızılötesi(infrared) vericilerle kumanda ediyor.
Evinizdeki SlingBox’a WindowsXP’de çalışan programı ile bağlandığınızda örneğin uydu alıcınıza bağlanıp onun kanallarını değiştirebiliyorsunuz, veya onun PVR’sinde kayıtlı bir programı izlemeyi seçebiliyorsunuz. Bu tür cihazlarınız notebook PC’nizin kumandasında bağlı cihazlar haline geliyorlar.

Sunuldu 06 May, 2006 - 07:45 AM

Teknoloji: Kiley Ranch ‘da Lightspeed
Kiley Ranch kuzey Nevada’da yeni inşa edilmekte olan bir yerleşim bölgesi. LightSpeed de ABD’nin telekom devlerinden AT&T nin 2008 yılına kadar 4.4 milyar dolar harcamayı planladığı yeni nesil şebeke projesi. ABD’de 18 milyon eve genişbant internet dağıtacak bu projenin ilk pilot uygulama bölgelerinden biri Kiley Ranch. Aslında şirket örneğin Kaliforniya’da evlere fiberoptik ağ döşemek için planladığı bir milyar dolardan fazla parayı da harcamaya çoktan başlamış durumda.

Ne olacakmış evlere fiberoptik hat döşeyip de diyorsunuz biliyorum. FTTP denilen bu optik hatlar şirketin yeni IPTV aboneleri için gerekli.

Bu hat sayesinde aboneler alıcı cihazlarıyla 200 kanaldan fazla internet televizyon kanalından istediği birini tam çözünürlüklü olarak izleyebilecek. İnternetteki videocu’dan bant seçip(VOD) istediği bandı izlemeye başlayabilecek. Bir kanalı izlemekte iken ekran içinde açılan pencerede diğer kanalları gezebilecek. Alıcı cihazların içinde birer DVR(kayıt yapan Harddisk) bulunuyor. Bant genişliği ne kadar yüksek olursa olsun bunu hatlarda yaşanabilecek tıkanıklık açısından evlerdeki “Hidrofor” görevi gören bir depo gibi düşünebilirsiniz. Anında indiremediğiniz yayın bunun içine doluyor buradan alıp izliyorsunuz. Tabii bu özelllik ayrıca canlı yayınları da istediğiniz gibi durabilmeniz, veya ileri, geri sarmanız için gerekli.

Dizileri istediğiniz saatte izleyin. O sırada vizyona yeni giren bir filmi de, fi tarihinden kalma herhangi bir arşiv filmini de arayıp bulup parasını ödeyip izleyebiliyorsunuz. Tabii her türlü özel internet, ses görüntü ve data iletişimleriniz de bu hesaplı servise dahil. Ayrıca bir KabloTV, telefon gibi herhangi bağlantıya gereksiniminiz kalmıyor.

Şu anda Kiley Ranch’da başlanan servisin konutlar için şu anda üç türlü aboneliği var. 6Mbps, 3Mbps ve 1.5Mbps. Tabii bu geliş hızları. Sizden gidiş hızları üçünde de 1Mbps ile sınırlı.

TV seyretmek için yeterli olabilir ama potansiyel kullanım alanları akla gelince bu hızların da pek yeterli olmayacağı çok açık. Kuşkusuz ileride bu hızların 10/100/1000 kat daha arttırılması gerekecektir de.

Benim aklıma gelen esas kullanım alanları şöyle;.
1. Bir cerrah denizaşırı ülkede DaVinci robotu bulunan sağlık merkezindeki hastasını oturduğu yerden ameliyat edebilir.

2. Berber evinde oturan müşterisini bulunduğu yerden traş edebilir. Pilot/Şöför/Kaptan içine binmediği gemiyi limana yanaştırabilir. Asker düşmanıyla onun yanına hiç gitmeden savaşabilir.

3. Herkes herşeyi bulunduğu yerden (fiziksel varlığını oradan oraya taşımadan) yapabilir.

4. Sattığımız veya satın aldığımız her tür hizmetin ulus ötesi sınır ötesi rakipleri olacaktır.

Böyle bir dünyaya hazır mıyız ki ??....

Sunuldu 30 Mar, 2006 - 06:54 AM

Teknoloji: CEP'lere virüs
Anti-virüs firmaları Sophos ve Kaspersky Lab herikisi birden Rusya'daki mobil cihazlar(cep telefonları v.b.) üzerinde etkili ve tehlikeli(virüs içeren) yeni bir malware yakaladıklarını açıkladılar. SMS.J2ME.RedBrowser.a - ya da kısaca "RedBrowser" isimli truva atı son derece tehlikeli görünüyor.
Sunuldu 01 Mar, 2006 - 11:59 AM

Teknoloji: İnsanların yaşayamadığı ortamlarda yaşayan canlılar
Canlı yaşamın nerede başlayıp nerede bittiğini bulmak sanırım imkansız. İnsandan elli kat uzun yaşayabilen Ginkgo Biloba(ağacı) ilk olarak 1691 yılında japonya’da bir manastrın bahçesinde bulmuş. Ginkgo Biloba ortalama 1000 yıl yaşıyor. Çin’de3500 yaşinda olanları varmiş.
Okyanusun dibinde, yerin yedi kat(mesela üçbin metre) altında karanlıkta basınçlı ortamda, ya da kayaların en içinde yaşayan canlılar var. Bir nükleer santraldaki atom reaktörünün çekirdeğindeki radyoaktif ortamda yaşayabilenler var. Şiddetli asit, baz, tuz ortamında, yüksek sıcaklıktaki gazların, lavların içinde, hatta tümüyle susuz ve gıdasız ortamda bile yaşayabilen canlılar bulunuyor.
Bize göre yaşanamaz derece aşiri fiziksel koşullarda yaşayan genellikle tek hücreli canlılara “Ekstremofil” deniyor.. Bunlar gelişmeleri için bizim aşırı saydigimiz koşullara gerek duyuyor, bizim yaşadigimiz koşullarda genellikle yaşayamıyorlar.(Burada aşırı terimi insanı merkez alan (antroposantrik) yaşam koşulları değerlendirmesine göredir.)
Ekstremofillerin çok büyük bir kismi Archaea'lardan olduklarindan bu iki terim birbiriyle kariştirilabilir. Archaea'lar ana grubu altında şu sınıflar bulunuyor. Crenarchaeota, Euryarchaeota, Halobacteria, Methanobacteria, Methanococci, Methanopyri, Archeoglobi, Thermoplasmata, Thermococci, Korarchaeota.. Ekstremofiller grubundan bazi diğer örnekler de şunlar.
Alkalifiller: Soda gölleri gibi bazik ortami severler. Optimal gelişmeleri 10 pH derecesinin üstünde olur. Bazik maddelerin pH dereceleri 7-11 arasinda degişir. Alkalifillerin bedenlerinin pH düzeyi "9" civarinda. Ancak içinde yaşadiklari ortamin pH derecesi daha yüksek olmalidir. Bedenlerini doğru pH derecesinde tutmayı başarmaları vücutlarından dışarıya gereken hızda hidrojen iyonu(H4) pompalamalari sayesinde oluyor. .
Barofiller: Optimum yaşamlari okyanus dipleri gibi yüksek hidrostatik basinç altindadir.
Endolit’ler: Kayalarin içinde, mineral tozlarin gözenekleri arasinda yaşayan ekstremofil(archaea, bakteri veya mantar) organizmalar. Yerin 3000m kadar altindaki kayalarin içinde yaşayabildikleri bilinmekte, ancak bundan daha derinlerde de yaşayabilmelerinin muhtemel oldugu düşünülüyor.
Asidofiller: Asitli ortam seviyorlar. Bunların Optimum gelişmesi için ortamin pH derecesi 3 veya alti olmalı. Yani şiddetli asitli ortamlarda yaşıyorlar.
Halophile: Aşırı tuzlu ortamlarda yaşıyorlar. (en az 0.2 M tuza doygun eriyik).(İsimleri grekçe "tuz seven" demek). En yaygin grubu bir archaea grubu olan "halobacteria" lar. İç denizlerdeki tuz göllerinde yaşıyorlar.
Methanojen: "metan üreten" demek. Hidrojen ile karbon dioksitin reaksiyonundan metan gazi üreten mikroorganizmalar.(En basit hidrokarbon olan metan kimyasal formülü CH4 olan bir gaz).
Thermophile'ler: 60°C kadar sicakliklarda yaşayan genellikle archaea tipi organizmalar. ,
Hipertermofil'ler: Aşiri yüksek sicakliklarda yaşıyorlar (60°C - 113°C gibi)
Oligotrof’lar: Gıda kıtlığı olan yerlerde optimal gelişme gösteriyorlar.
Psychrophile'ler: 15°C ve alti sicakliklarda yaşıyorlar.
Toxitolerant: Örnegin "benzen" gibi kimyevi maddelerin yogun bulundugu zehirli ortamlarda, ya da nükleer reaktörün çekirdegindeki soğutma suyunda yaşayabiliyorlar. Örnegin “Deinococcus radiodurans”. Bu arkadaş insanı bir hafta içinde kesin öldüren “1000rad”; radyasyonun bin katı (bir milyon rad) radyasyonda yaşamayı sürdürebiliyor. 3 milyon rad altında bile yaşayanları var. Bu süper bakterinin akıllara durgunluk veren radyasyon bombardımanından sağ çıkabilme nedeni DNA’larını tamir edebilme yeteneğinden kaynaklanıyor. Bütün organizmalar DNA’larını iyi kötü tamir edebiliyor. Meydana gelen iki üç kopuğu aynı anda onarabilmesi sık karşılanan bir durum. Ama Radidurans aynı anda 500 kopuğu bile tamir edebiliyor.
Xerotolerant: Suyun hemen hemen olmadigi ortamlarda yaşayabilen "susuzluga dayanikli" organizmalara deniyor(örn: endolith'ler ve halophile'ler).
Bazi ekstremofiller birkaç gruba birden düşebilir. Ekstremofil olmayan organizmalara mezofil deniyor. İnsanlara zararli (patojen) mikroorganizmalarin çogunlugu mezofil.
Hamamböceğini hangi gruptan saymak gerekir bilmiyorum. Hamamı biz türkler icat etmişiz ama bu böcek de doğanın belki de en büyük icatlardan biri. “Tanrı onu özenerek yaratmış”
Hamam böceklerinin çok üstün özellikleri varmış;
1. Dinozorlar devri öncesinden bu yana gezegenimizde bulunan nadir yaratiklardanmış. Yaşama azmi ve becerisi çok yüksek.
2. Çok yüksek radyoaktivite ortaminda bir reaktörün çekirdeginin içinde bile yaşayabiliyor.
3. Uzaydan yeryüzüne atsaniz düştügünde kalkip yürüyerek gidebilecek tek yaratik.
4. Bedeni darbelere mukavim. Insan bedeninin ayni dayanikliliga sahip olabilmesi için derisinin en az 40mm çelik zirhla kapli olmasi gerekirmiş.
5. Hiç beslenmeden yemeden ve içmeden 6 ay yaşayabiliyor. Onu bir kibrit kutusuna hapsederseniz kartonun liflerinden beslenerek 6 ay kadar yaşayabiliyor. **Aklınıza gelen hemen herşeyi yiyip kendine gıda yapabiliyor. İnsanların yiyebildiği herşeye ilave olarak kağıt, odun, deri, sigara izmariti, diş macunu, zamk, kahve telvesi, sabun, bok, kumaş, ayakkabı, boya, duvardaki duvar kağıdının arkasındaki yapışkan, insan saçı, insan tırnağı dahil bedenin her dokusu(özellikle ceset iken)
6. 4000 kadar türünün boyu birkaç milim olanından 9cm boy 18cm kanat genişliğine 50 gram ağırlığında kuş gibi olanına kadar bulunan kendi başına bir hayvanlar alemidir bu yaratık. En meşhurları sarışın(alman) ve amerikan tipleridir. En modern evlerin içine sızma ve orada sürekli yaşayabilme başarısını gösteren belki de tek yaratıktır. Bunların Madagaskar’da bacakları dikenli ve hısss diye hıslayan tipleri varmış.
7. Genellikle ışıktan korktukları sanılıyor. Oysa tam tersine ışığa(gece ışıklı bir eve) yönelirler. Ancak karanlıkta avlanmayı severler ve ışıkta bir yaratık(insan) gördüklerinde kendilerini avlayabilecekleri korkusundan dolayı hızla kaçarlar. İnsan eğer o hızla koşabilseydi hızı jet uçağını geçerdi. Eğer gece kalkıp ışığı açtığınızda bunlardan bir tanesini kaçarken gördünüzse bilmelisiniz ki en az 100 tanesi size görünmemeyi başarmıştır.
8. Dişisi bir kere döllendiğinde bir daha döllenmeden ömrünün sonuna kadar 8 defa yumurtlayabilir. Bir yumurta kesesinden 50 100, ömrü boyunca 500 yavru üretebiliyor. Havasız ortamda 1 saat, kafası kopmuş olarak bir hafta, hiç yemeden de aylarca yaşayabilir. Kalbinin atışını yavaşlatabilme yeteneği var. Bir nükleer reaktörün çekirdeğine girebilir. Büyük bir nükleer radyasyonun ardından da hayatta kalabileceği bilinen tek yaratıktır.
Hayatta kalma içgüdüsü ve yeteneği bu kadar yüksek olan bir yaratığın acaba beyni nasıl çalışıyor??. İnsana soralım; Uzaylı ve senden zeki bir yaratıkla karşılaştın. Yaratık sana doğuya doğru gitmeni söylüyor ne yaparsın??? Hamam böceği içgüdüsel olarak sizin onu ittiğiniz yönün tam 180 derece tersine gitmeye çalışır. Yönü değiştirin yeni bir yön ayarı verin, yeni verdiğiniz yönün 180 derece tersine gitmeğe çalışır. Bunu yapmakta acaba haklı mıdır ?. Diyelim ki öldürmek istemiyorsunuz elinizdeki gazeteyle kapıdan dışarı doğru ittirdiniz. İtirdiğiniz yönün tam tersine doğru hızla koşmaya başlar. Doğru ayar verebilmek için aslında istediğinizin tam tersini söylemelisiniz ona.

Sunuldu 20 Şub, 2006 - 08:17 AM

Teknoloji: Robot Katır
ABD ordusu piyadenin sırt çantasındaki yükü alıp taşıyacak Hibrit tekerlek/bacaklara sahip bir robotik katır peşinde. Halen Grumman projesinin geliştirdiği prototip aşamasındaki bu proje gerçekleştiğinde yolu olmayan her türlü arazide gidebilen araçlar ve çocuk arabaları ortaya çıkacak.
Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:46 AM

Teknoloji: Animatronik işeme heykeli

Prag'da(Çek Cumh.) bir meydana konan 2.1m boyundaki bu bronz heykeller kendilerine "SMS" ile gönderilen mesajları kalem gibi kullandıkları penisleriyle işeyerek havuza yazıyorlar.

Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:36 AM

Teknoloji: Cyberhand biyonik el
Gerçek el yerine geçmek üzere avrupalılar tarafından yapılan bu bilim kurgusal biyonik elin tek tek ayrı hareket eden parmakları olması bir yana herbirinin dokunma hissi de var. Üstelik bu ele kumanda için oldukça az sinir gerekiyor. Çalışması da gerçek ele oldukça fazla benziyor. Eldeki her parmaktan gelen sentetik tendonlar bulunuyor. Tüm hareketleri kontrol eden ise sadece 6 adet motor. Şimdilik dokunmaya duyarlı bu el hazır. Sıra ikinci adımda elin bedene sibernetik olarak bağlanıp kullanıma verilmesine gelmiş durumda. Burada da heyecan verici olan şey koldaki sinir uçları ile el arasındaki telsiz haberleşme. Bu onun hot swap(anında iş üstündeyken değiştirilebilir) özellikte olmasını sağlıyor. İş buradan bir kere başlayınca artık tüm bedene kadar da gidebilir ileride. Neden olmasın..
Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:28 AM

Teknoloji: Milgram Deneyi

İlk olarak 1963 yılında Yale Üniversitesinden psikolog Stanley Milgram tarafından yayınlanan "İtaat üzerine davranışsal inceleme" isimli makalede açıklanmış olan çok meşhur bir bilimsel deneydir. Kendisinin daha sonra 1974 yılında yayınladığı "Otoriteye boyun eğmeye deneysel bir bakış" isimli kitabında özetlediği gibi, deneyin amacı katılımcının kişisel vicdanıyla çelişen bir emre itaat etmekteki gönüllülüğünü ölçmektir.
Deneylere ilk olarak Adolf Eichmann'ın Kudüs'de yargılanışından 1 yıl sonra temmuz 1961 yılında başlanmış. Milgram deneyini "Yahudi soykırımı sırasında Eichmann ve 1 milyon suç ortağı sadece kendilerine verilen emre mi uymaktaydılar ?. O halde suç ortağı sayılmaları doğru mu?"" sorusunun cevabını bulmak amacıyla tasarlamıştı.

Soldaki resme bakınız;.
Deney uygulayıcı (E) denek(S)'i bir diğer denek olduğuna inandığı (A)'ya acı veren elektrik şokları vermeye ikna eder. (A) aslında bir aktördür ve S acı veren şokları arttırdıkça(arttırdığını sandıkça) feryat etmeye başlar. Aktör (A) 'nın yalvarmalarına karşın denek (S) deneye devam eder.

Deney tam olarak şöyle yapılmıştır..:
Gazete ilanı ve doğrudan mektup başvuruları ile Yale'de yapılacak bir bellek deneyi için denekler toplanır. Deneyin bir saat süreceği ve katılımcılara $4.5 dolar verileceği açıklanmıştır. Yaşları 20 ila 50 arasında ve ilkokul terk'den doktora derecelisine her eğitim düzeyinden (hepsi erkek) katılımcılar gelirler.
Deneyin uygulamacısı katılımcıya ve katılımcı gibi görünen aktöre deneyi anlatır. Deneyin cezalandırılmanın öğrenme üzerine etkilerini ölçmek üzere yapıldığı söylenir.
Katılımcıya ve aktöre birer kağıt verilir. Kağıtlardan birinde "öğrenci" öbüründe "öğretici" yazdığı söylenir. "Öğretici" yazan kağıdı alan tesadüfen kendisinin öğretici seçildiğini sanır. Aslında kağıtlardan herikisinde de ""öğretici"" yazmaktadır ancak Öbürü(aktör) kendi elindekinde "öğrenci" yazdığı iddiasıyla ortaya çıkmıştır.
Öğretici seçilen deneğe nasıl olduğunu anlaması için 45 voltluk bir ceza çarpılması uygulanır. Bu Öğreticinin öğrenciye uygulayacağı cezanın küçük bir örneğidir. Daha sonra öğretmene kelime çiftleri verilerek bunları öğrenciye öğretmesi istenir. Kelime çiftlerinin hepsini bir kere okuduktan sonra öğretici sadece ilk kelimeyi okuyup olası 4 cevabı da okuduktan sonra öğrenciden ikinci kelimeyi bilmesini ister. Öğrenci bitişik odada cevabı 4 butondan birine basarak verir. Eğer yanlış cevap verirse kendisine elektrik şoku uygulanacak ve uygulanan şok her yanlış cevapta 15 volt arttırılacaktır. Öğretici öğrenciye gerçekten şok verdiğini sanır. Aslında bitişik odaya geçtiğinde öğrenici(aktör) ceza butonuna bağlı çalışan bir teypi harekete geçirir. Seviye biraz arttıktan sonra aktör duvara vurmaya, bitişik odadan seslenerek deneye başlamadan önce sözettiği kalp rahatsızlığı durumundan sözederek cezayı kesmesini istemeye başlar. Belirli bir düzeyden sonra ise öğreniciden artık hiç ses gelmemeye başlar.
Çoğu denekten ancak bu noktadan(yani öğrenciden artık ses gelmemeye başlamasından itibaren) deneyi durdurup, öğrencinin durumuna bakma talebi gelir. Bu düzey 135 volt civarındadır. Çoğu denek ancak bu noktadan sonra deneyin amacını sorgulamaya başlar.

Milgram kendisi deneyini şöyle anlatmaktadır;
İtaat konusunun felsefi ve hukuki yönleri son derece önemlidir. Ancak somut bazı durumlarda insanların tam olarak nasıl davranacakları hakkında bize pek fikir vermez. Yale üniversitesinde hazırladığım basit bir deneyle, sıradan bir bireyin bir başka bireye sadece kendisine öyle emredildiği için ne dereceye kadar acı verebileceğini ölçmeye çalıştım.
Deneye katılanların çoğu açısından otoritenin baskısı, başkalarını incitme konusundaki temel vicdani güdülerin üstüne çıkmakta idi. Mağdurların acı çekerken attıkları çığlıklar kulaklarını tırmalasa da denekler otoritenin kendilerinden istediğini yerine getirdiler. Otoritenin emirlerini yerine getirir iken en son aşamaya kadar gitmekte bile isteksizlik göstermediler.

Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:25 AM

Teknoloji: Uzman görüşüne başvurmak
Appeal to expert opinion(ing.) Douglas N. Walton yazdığı aynı isimli kitapta argümentasyon teorisindeki son gelişmelere dayanarak uzman görüşüne başvurmanın kendisini bir çeşit argüman olarak ele almış ve incelemiş.
Çağımızda uzman görüşüne eski çağlarda hiç olmadığı kadar fazla önem verilmesi teknoloji toplumu olmanın getirdiği birşey. Her tür bilgide ihtisaslaşma çok ilerlemiş olduğu için bu ilk bakışta pek akla yakın da görünüyor. Örneğin mahkemelerde uzmanların tanıklığa çağrılmaları ve bilirkişi görüşlerinin çoğu zaman esas karara dayanak teşkil etmesi bunun ilk akla gelen örneği. Bilim, tıp, hukuk, hükümet politikası gibi konulardaki bilgi alanları çoğu rasyonel günlük kararlarımızın temelini oluşturur hale gelmişler, o nedenle de bir bilen kavramı çoğu zaman aklın önüne geçer olmuş. Bir zamanlar dini otoritelerin karşısına çıkmak nasıl düşünülemeyecek derecede tehlikeli idiyse şimdi de bilimsel(görünüşlü) bir uzman görüşüne karşı çıkmak o derece çılgınca duruyor. Bu amaçla bilimsel olmayan bilimselliklerle otorite üretmeye yarayan bir sürü "junk science"'lar da ortaya çıkmış. "norveçli denizciler" neyin ne kadar uzmanı ise mahkemeye bilirkişi olarak çağrılan "X" uzmanının sözkonusu alandaki uzmanlığı da çoğu zaman o derece anlamsızdır aslında.
Eğer seçeceğiniz 5 uzmanın beşi de ayni şeyi söylüyorlarsa ortada mutlaka bir kandırma var demektir. Çünkü çağıracağınız diğer 25 uzman yeminli olarak size tam aksini söyleyebilir. Uzmanların hepsi birden mugalata da yapabilirler. Aynı konuda birbirinden farklı 5 çeşit yanlış da bilimsel bir ağızla söylenebilir. Aralarında bir tane doğru olanı varsa o da kaybolup gidecek, doğruluğunu ve inanılırlığını kaybedecektir.
Tıpkı bir zamanlar kurulan engizisyon mahkemeleri allah emriyle adalet dağıtmayı nasıl hiç beceremedilerse, tıpkı asiller ve krallar kendi yararları için nasıl her türlü haksızlığı bizzat gerçekleştirebildilerse..… uzmanlar da görüşlerini her türlü haksızlığın aracısı kılmakta hiç tereddüt etmeyeceklerdir.

Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:20 AM

Teknoloji: TSOYF
The Size Of Your Finger!(ing.) ""parmak kadar"" anlamında ingilizce kısaltma(kaynak: BBC bunu sanırım akronimlerle dalga geçmek için yapıyor. Aslında böyle bir akronim yok). Örneğin TSOYF uydu alıcıları varmış. "parmak kadar uydu alıcısı cihazı". ..BBC'nin haberine göre.. Laptop'lara takıp uydudan televizyon yayını izlemek için..
Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:18 AM

Teknoloji: DNS önbellek zehirlenmesi
DNS cache poisoning(ing.) Bir DNS(domain name server = alan ismi sunucusunu) gerçek bilgileri aldığına inandıracak şekilde kandırmakta kullanılan bir tekniktir. Bir DNS sunucusu zehirlendiğinde gerçek bilgiler bir süre önbellekte saklanır ve etkinin sunucunun diğer kullanıcılarına da yayılması sağlanır.
Normalde internete bağlı her bilgisayar kullanıcının bağlı olduğu servis sağlayıcının DNS sunucusunu kullanır. Bu sunucu genellikle sadece servis sağlayıcının kendi müşterilerine hizmet verir ve içinde sadece daha önceki kullanıcılar dolayısıyla belleğine alınmış bulunan DNS bilgileri bulunur. Sadece bir tek servis sağlayıcının DNS sunucusuna yapılacak zehirleme işlemi bile (abone sayısına bağlı olarak) çok sayıdaki kullanıcıyı etkileyebilir. İşetmeci kurumun birlgisi dışında kurum dışından virüs v.b. saldırı ile gerçekleştirilmesi imkansızdır.

Bu işlem DNS sunucusunun yazılımındaki bir açıktan yararlanarak şöyle yapılıyor.
Bir DNS sunucusu eğer DNS sorgulamalarının yetkili bir kaynaktan yanıtlandığını gerektiği gibi doğrulamazsa hatalı bilgileri belleğe almak ve daha sonra ayni adresi isteyenlere sunma hatasına düşürülebilir. Teknik bu zehirlemeyi yapanın seçtiği türde içeriğin yerine geçlişigüzel adreslere bağlanmasını sağlamakta kullanılabiliyor.

Örneğin saldırgan hedef bir web sitesinin IP adresi DNS bilgilerini zehirleyip kendi kontrolundaki bir başka sunucun IP adresi ile değiştirebiliyor. Bu şekilde kendi kontrolundaki sunucudaki dosyaların üzerinde aynı isimli başka adreslere yönlendirme yapabiliyor. Bu dosyalarda bilgisayara zararlı içerik, solucan, virüs gbi şeyler de olabiliyor.

Halen bu uygulama telekom idaresinin devletin kontrolunda olduğu birçok ülkede bizzat devlet tarafından yapılmakta. Örneğin Çin Halk Cumhuriyeti tarafından gerçekleştirilen ve adına "Altın Kalkan" denilen bir proje sayesinde ülkenin tümünde internet kontrol altında. Buna ülke dışındakiler "Büyük Çin FireWall Seddi" diyorlar. Kamu kontrolundaki omurga gateway'lerinde bulunan standart firewall ve proxy sunucular ile birlikte kullanılan sistem belirli siteler talep edildiğinde otomatik DNS zehirlemesi uyguluyor.

Engelleme en çok "insan hakları, konuşma özgürlüğü, demokrasi v.b. konuları, pornografi, dış kaynaklı haberler, BBC haberleri, WikiPedia, Hong Kong haberleri", gibi konularda geçerli oluyor. Keza Falun Gong, Tibet'in bağımsızlığı, Taiwan konularında sorgulama yapıldığı anda veya bu konularla ilgili herhangi siteye girilmek istendiğinde devreye giriyor. Taiwan'da veya HongKong'da bulunan veya Çin ulu önderlerini eleştiren herhangi siteye veya yurt dışındaki bir sunucuda yeralan herhangi çince siteye girilmek istendiğinde sistem devreye giriyor.

Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:14 AM

Teknoloji: Teknoloji sayesinde hayvanlar alemine kazandırılan yaratıklar

Teknolojinin hayvanlar alemine yeni yaratıklar kazandırdığı ve hayvanat bahçeleri için muhteşem canlılar ortaya çıkarttığını biliyor muydunuz?.. Örneğin Kaslan (tigon) Dişi aslanın yapay olarak erkek kaplan trafından döllenmesiyle ortaya çıkıyor. Doğada kendiliğinden olanı yok. İnsan yapısıdır. Bu hibridin bir de konversi var. Onun da adı "liger". Dişi kaplanın erkek aslan trafından sun'i döllenmesiyle elde ediliyor. (yani Askaplan) Bunlar genelde steril(kısır) oluyorlar doğal olarak. Ancak Noelle isimli bir tigon bir kaplanla doğal yoldan çiftleşmiş ve bir ti-tigon da üremiş.

Sunuldu 19 Şub, 2006 - 09:13 AM

Teknoloji: Scramjet'ler ve Sesten 10 kat hızlı uçak X-43A
Doğrudan uzaya uçmakta kullanılabilecek araçların yapılabilmesinin yolunu açan jet motoru tipinin ismi Scramjet.. Bu isim Supersonic Combustion Ramjet kelimelerinin kısaltılmasından elde edilmiş. Yakıt ve hava karışımının sesten daha yüksek hızlarda yapılabildiği bir ramjet tipi. Klasik ramjet motorlarında hava giriş hızının sesten düşük hızlara indirilmesi gerekmekte idi. Havanın hızlı girip çıkabilmesi bu motorların çok yüksek hızlar elde edebilmesini sağlıyor. Böyle bir motorla ulaşılabilecek tahmini üst hız sınırı 12-24 mach(yani ses hızının 12-24 katı) dolayındadır. Halen ABD hava kuvvetlerinde bulunan SR-71 uçakları 3.2 Mach hıza çıkabilmekte idi.
Kasım 2004 tarihinde NASA'nın yeni X-43A isimli aracı resmen 9.6 Mach (saatte 7bin mil) hıza ulaşarak bu hız rekorunu üç kat arttırdı.
Pegasus Buster roket motorunu ateşlediğinde sesten neredeyse on kat daha yüksek(hipersonik) hızlara erişebilen bu araçla uzaya çıkmak çok kolaylaştı. Sesten birkaç kat hızlı uçan uçaklara süpersonik deniyordu, bu araca ise artık hipersonik deniyor.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 09:47 AM

Teknoloji: Yeni bir ince TV ekranı teknolojisi "SED"
""Surface-Conduction Electron-Emitter Display"" akronimi. Canon ve Toshiba tarafından geliştirilen bir düz büyük ince ekran teknolojisi. Plazma ve TFT LCD ekrandan sonra daha yeni daha gelişmiş ne var derseniz eğer işte en sonuncusu budur. İlk olarak 2002 yılında tanıtılan bu ekranlar "field emission display (FED)" teknolojisi esasına dayalı. SED ile 102cm ve daha büyük boyutta olup, kalınlığı sadece birkaç santimetre olan TV ekranları yapılabilmektedir. Katod plakası üzerindeki her piksel için düşük gerilimle yüzeyden iletimli elektron emitörleri kullanılıyor. Cam anod plakasında ise eski CRT(katod ışınlı resim tübü) gibi fosforlar bulunuyor. SED ekranların güç gereksinimi Plasma ekranların üçte biri kadar. (Bkz. Plazma tv, LCD ekran, LED)

(2) bu kısaltma ayrıca yazılımcılıkta (Stream EDitor) akronimi olarak kullanılıyor.. Kendisi "Tüm dosya üzerinde işlem yapan bir Unix text editorü" olur. Daha önceki bir Unix editörden gelen "ed" komutlarını işler. Ancak etkileşimli olarak satır satır çalışacağına komutları tüm dosya birden uygular. Yani "sed", "ed"'in "stream-oriented" versiyonudur.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 09:21 AM

Teknoloji: Dünyanın en büyük asma köprüleri
Ayakları arasındaki mesafe bakımından dünyanın(sırasiyle) en büyük asma köprülerinin ayak mesafeleri ve açılış yılları şöyle;.

1. Akashi-Kaikyo Köprüsü (Japonya) 1,991 m - 1998
2. Great Belt Köprüsü (Danimarka) 1,624 m - 1998
3. Runyang Köprüsü (Çin) 1,490 m - 2005
4. Humber Köprüsü (İngiltere) 1,410 m - 1981
5. Jiangyin Suspension Köprüsü (Çin) 1,385 m - 1997
6. Tsing Ma Köprüsü (Hong Kong) 1,377 m - 1997 (metro ve karayolu)
7. Verrazano Narrows Köprüsü (ABD) 1,298 m - 1964
8. Golden Gate Köprüsü (ABD) 1,280 m - 1937
9. Höga Kusten Köprüsü (İsveç) - 1,210 m - 1997
10. Mackinac Köprüsü (ABD) 1,158 m - 1958
11. Minami Bisan-Seto köprüsü(Great Seto Köprüsü) (Japonya) 1,118 m - 1988
12. İkinci boğaziçi(FSM) köprüsü (Türkiye) 1,090 m - 1988
13. Birinci boğaziçi köprüsü (Türkiye) 1,074 m - 1973

14. George Washington Köprüsü (ABD) 1,067 m - 1931

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 09:18 AM

Teknoloji: Elektrik olmayan yerde Laptop kullanmak
Çoğumuz elektrik olmayan bir yere gidildiğinde medeniyetin de uzağında kalınacağını düşünürüz. Oysa herşeyin bir çözümü var. Alternatif enerji kaynakları sürekli gelişiyor. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin güneş pili panellerinizi açıp, uydu çanağınızı çevirip isterseniz çölün ortasında bile online olabiliyorsunuz. Ancak bunlar halen oldukça pahalı, hassas ve büyük hacimli şeyer.
Şehir ortamında da uzun süreli mobil olabilmemizi sağlayacak ucuz, pratik portatif çözümler üzerinde çalışılıyor.

Halen çoğu notebook bilgisayarda bulunan Nikel hidritli aküler elektrik olmayan yerde ancak 1.5-2.5 saat çalışabiliyor.

Metanol'lü yakıt hücresi kullanan laptop tasarlamışlar.. Metanolü hava ve suyla karıştırarak kullanılıyor. Şu anda üretilen prototipin ağırlığı 2kg ve içindeki yakıtla bir notebook'u yaklaşık sekiz saat çalıştırabiliyor. Daha gelişkin prototiplerin 2007'de piyasaya çıkması bekleniyor.

Toshiba firmasının yeni geliştirdiği aküler şimdiki lityum iyon teknolojisi akülere göre 60 misli daha hızlı şarj edilebiliyor. Ancak, bu akülerin piyasaya çıkması için daha üç yıl gerekli.

1999 yılında Compaq Computer(şimdi Hewlett-Packard oldu) bir manyetolu klavye patenti almış. Bu klavye içinde minik mıknatıslar bulunan tuşlara basıldıkça ortaya çıkan enerjiden aküyü sürekli şarj ediyor. Böylece siz yazdıkça her tuş darbeniz bir şarj pompası üzerinden bilgisayarınızın aküsünü dolduruyor. Yalnız bu patent ürün olarak henüz geliştirilmiş değil.

Aslında en uygun bir çözüm de belki en basit olanı. Hani şu eski telefonlarda olan manyeto. Kolu çeviriyorsunuz. Üretilen elektrikle akü doluyor. Mit (Massachusetts institute of Technology)'nin medya laboratuvarının geliştirdiği 100 dolarlık bilgisayar tam böyle birşey. Fakir ülkenin insanları bilgisayarsız kalmasın diye düşünülmüş. Linux işletim sistemli bu notebook bilgisayarın aküsü yan tarafındaki çevirme kolu kullanılarak şarj edilebiliyor.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 09:11 AM

Teknoloji: Robot QRIO

Artık robot savaşları başladı sayabiliriz. Honda'nın humanoid robotu asimo'yu geliştirdiğini açıklamasından çok kısa bir süre sonra rakibi Sony de robotu qrio'yu geliştirdiğini açıklamıştı. Yeni geliştirilen kamerası, kolları ve yazılımıyla "qrio" artık kutuları alıp taşıyıp, birbiri üstüne yerleştirme gibi şeyler yapabiliyor. Düşen kutunun hangisi olduğunu tanıyor ve mesela "kırmızı kutuyu sarı kutunun üstüne koy" gibi emirleri yerine getirebiliyor. Objeleri izleme yapabilen üçüncü gözü sayesinde kaçırmıyor. Şimdi artık renkleri, yüzleri ve diğer objeleri tanıyabilmesi nedeniyle Asimo'ya yetişmiş durumda. Asimo eleman işgücüne katılmaya hazırlanırken qrio daha ana okuluna hazırlanıyor gibi ama bu da kötü birşey değil.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 09:02 AM

Teknoloji: Robot NUVO

Hediyelik yapay ev hayvanlarının çeşitleri çok
artmaya başlamışken insan ingiliz versiyonu
$7 bin dolara satılan bu nuvo'yu niye alsın
diye düşünüyorsanız eğer, onu bir dans
pistinde görmeniz lazım. Sözlü emirlere uyabiliyor,
istediğiniz mp3'leri çalabiliyor.
Bir web tarayıcısı ya da cep telefonu üzerinden
kontrol edilerek WiFi ve Bluetooth özellikleri
sayesinde etraftaki tüm görüntüleri
alıp sizin istediğiniz yere aktarabiliyor.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:58 AM

Teknoloji: roombuds

robot elektrik süpürgesi roomba'lar
için üretilmiş özel giysi. Bununla
süpürgeniz evde kendiliğinden dolaşan
bir böcek ya da ev hayvanı gibi bir
""kişilik kazanıyor"".

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:48 AM

Teknoloji: Şarkı söyleyen diş fırçası

Singing toothbrush(ing.) Bu yılın önemli icatlarından sayılan birşey de bu diş fırçaları. İdeal hijyenik fırçalama süresi olan iki dakika süreyle şarkı söyleyen fırçaların her yaşa göre çeşitleri var.
Küçükler için başka, gençler için başka. Sesi kulağa çene kemiği üzerinden ilettiği için fırçayı kullanan dışında hiç kimse duymuyor. Aynı yerde aynı zamanda kullanılan fırçaların seslerinin birbirine karışma olasılığı yok. Küçüklere ağız ve diş sağlığı öğretmek için olanları “”Ben dişlerinizin parlak ve beyaz olmasına yardım eden dostunuz Brushy Brushy, Beni her gün sabah öğle ve akşam kullan lütfen”” şeklinde konuşuyor. Gençler için olanları gencin
kaydettiği en son MP3 parçaları çalıyor.."

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:43 AM

Teknoloji: Baskı devre
İngilizce ""printed circuit board(pcb)""'un türkçesi. Elektronik ürünlerde komponent’lerin bir devre oluşturacak şekilde biraraya getirilmesinde kullanılır. "Baskılı devre plaketi, pisibi, basılı devre" şekillerinde de söylenir. Yalıtkan cam takviyeli fiber epoksi veya pertinaks levha üzerinde iletken (bakır) folyo kaplı bir levhadır. Fleksibl(kıvrılabilir) veya rijid(sert) olabilir. İletken kısım üzerinde devreyi oluşturacak yollar(suyolları) kalacak şekilde aşındırılıp üzerine lehim maskesi ve işaret serigrafileri işlenerek elde edilir. Tek katlı, çift katlı veya çok katlı(multilayer) olabilir. Çok katlılarda iletken katmanlar arasında devrelerin birbirine bağlandığı delikler üzerinde delik içi kaplaması(iletken) bulunur. Komponent bağlantı noktaları delikli veya deliksiz(SMD komponentler için) olabilir.
Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:33 AM

Teknoloji: Daisy wheel

Eski yazıcılarda bulunan ve üzerinde harf klişeleri olan bir disk. Bu disk hızla dönerken yazılacak harf önüne geldiğinde arkasındaki çekiç hızla vurur, harf de mürekkepli şeride oradan da kağıda vurur, böylece istenen harf kağıda çıkmış olurdu. Ayni sisteme sahip elektrikli daktilolar da vardı. Saniyede 10 - 75 karakter(cps) hızla yazabilen bu printerlerin 80'li yılların başlarında fiyatları $3bin dolardan fazla idi. Font değiştirilmek istendiğinde bu disk değiştirilirdi. O sıralarda alternatif teknolojiler olarak termal, küre kafalı, spinwriter, thimble printer türü teknolojiler de vardı. Daha sonra "Dot Matrix" (iğneli tip) yazıcı kafalarının ortaya çıkması ile bu yazıcı tipinin sonu geldi. Çok daha sonra Laser, BubbleJet, inkjet yazıcı teknolojileri ortaya çıktı.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:32 AM

Teknoloji: MP3' e alternatif ses dosyaları
Şu anda en bilinen ve kullanılan sıkıştırılmış digital ses dosyası formatı MP3, ancak tek değildir. En iyisi de değildir. Digital sıkıştırma deyince aklımıza iki tür sıkıştırma tekniği geliyor. Kayıplı teknikler ve kayıpsız teknikler. Tabii her iki türden de çeşitli sıkıştırma formatları bulunuyor.

Kayıpsız ses sıkıştırma'da asıl ses verlerinin hiçbir kısmı atılmaz. Yani sıkıştırma tekrar açıldığında en baştaki asıl haline dönülebilir. Oysa kayıplı sıkıştırmada asıl verinin bir kısmı atılır, o yüzden kayıpsız olanlara göre daha küçük bir sıkıştırılmış dosya elde edilir. Ancak, atılan kısmı asıl verinin algılanışını değiştirmeyecek kadar önemsiz bir kısmıdır. O yüzden asıl ses ile arasında bir fark bulamayız. Örneğin MP3 böyle "kayıplı" bir sıkıştırma türünün örneğidir.

Kayıplı sıkıştırma formatları:
Kayıplı format türleri arasında MP3 'e alternatif birçok format bulunur. Örneğin Microsoft firması MP3 için gerekli lisanslama ücretlerinden kurtulmak için kendi WMA formatını geliştirmiştir. WMA formatı Windows işletim sistemi ile birlikte gelen Windows Media Player ile ve daha birçok ses çalıcı programlarla çalışır. MP3 ile hemen hemen aynı örnekleme hızlarında ve aynı dosya büyüklüklerinde olur.
AAC (Advanced Audio Coding) ise Apple'ın tercih ettiği formattır ve kendi popüler ipod cihazlarıyla ve onlarda kullanılan iTunes programıyla çalışır. AAC dosyaları daha etkin bir sıkıştırma tekniği kullandığı için aynı parçayı daha küçük dosyayla aynı kalitede çalabilir. 96 kpbs örnekleme hızındaki bir AAC dosyası 128 kbps hızında hazırlanmış bir MP3 dosyası ile aynı ses kalitesinde olur.
Kayıplı sıkıştırma formatlarından bir diğeri de Ogg Vorbis dir. Dosya uzantısı ".ogg" şeklindedir. Kaynak kodu açıktır ve MP3'ün aksine kullanımında hiçbir patent sınırlaması yoktur.

Kayıpsız sıkıştırma formatları;
Aslında dinlendiğinde pek algılanabilir bir fark olmamasına karşın, illa mümkün en yüksek ses kalitesinde ısrar edenler için kayıpsız ses formatları da vardır. Bunlar doğal olarak daha büyük dosyalar olur. Örneğin MP3 ile bir analog CD dosyası %80-%90 sıkıştırılabilmesine karşın eğer kayıpsız bir sıkıştırma formatı kullanılırsa ancak %50 sıkıştırma olabilir. Popüler kayıpsız sıkıştırma formatları arasında FLAC, ""Monkey’s Audio"", ve SHN (Shorten) formatlarını sayabiliriz. Bu formatlar da çoğu ses çalıcı cihazlar tarafından desteklenmekte ve özellikle CD kolleksiyonlarını arşivlemek ya da müzik takası yapmak maksadıyla sıklıkla kullanılmaktadır.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:29 AM

Teknoloji: Ayda helium-3 madenciliği
Kullanımıyla ilgili teknolojiler henüz tam gelişmemiş olmasına karşın çok kıymetli bir izotop olan Helyum-3 halen geleceğin en ideal yakıtı olarak kabul ediliyor. Dünya üzerinde sadece yaklaşık 200kg bulunmasına karşın ayda 500 milyon ton Helium-3 rezervi olduğuna inanılıyor. Bu kadar helyum-3 dünyanın tüm enerji ihtiyacını bin yıl boyunca karşılayabilir. İşte Rus energia şirketi de bu noktadan hareketle 2015'de ayda kurmayı planladığı üs'de vinçler ve buldozerler yardımıyla ay yüzeyini 10 metre kadar kazacak. 2020'de faal hale gelecek olan üs'den çıkartılan toprak parçaları kargo gemileriyle dünyaya getirilecek. Bu çalışmalarda Rusya'nın yeni uzay mekiği ve uluslararası uzay istasyonundan yararlanılması planlanıyor. Eleme işleminden sona elde edilecek helyum-3 termonükleer santrallarda elektrik üretmek için hazır hale gelecek. Helyum-3 dünyadaki tüm enerji kaynaklarından daha temiz ve ekonomik.
Bir ton helyum-3 ile çalışan bir santral 14 milyon ton petrolden alınan enerjiyi sağlayabiliyor. 10 tonluk bir Helyum-3 rezervi Rusya'nın bir yıllık tüm enerjisini üretebilecek.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:23 AM

Teknoloji: OLED
Işık yayan diyot(LED) familyasının son türü "Organic Light Emitting Device" ya da "Organic Light Emitting Diode" açılımına sahip bir akronimdir. "Organic Electroluminescent Device" (OEL) olarak da anılır. Tipik olarak iki elektriksel kontak(elektrot) arasında kalan ve ışık yayan bir dizi ince film organik katmandan oluşur. OLED'ler molekül ağırlığı düşük organik malzemeler (SM-OLED)veya polimer bazlı materyalden (PLED , LEP) oluşur. Farklı katmanlara sahip LCD'ler ve FED‘ lerden farklı olarak OLED'ler monolitik (tek katmanlı)dırlar. Çünkü yapılışı sırasında her katman diğeri üzerine kaplanarak yekpare olacak şekilde üretilir.

Başlangıçta gösterge uygulamaları için geliştirilen OLED'ler parlak renkli görüntüleri ile düşük güçte geniş görüş açısı sağlayan ekranların yapılabilmesini sağladılar. LCD ekranlarda olduğu gibi bunlar için arkadan aydınlatma gerekmez. OLED'ler genelde cam üzerinde üretilirler ancak plastik ve kıvrılabilir malzeme üzerinde olabiliyorlar. Örneğin Universal Display'in yaptığı fleksibl(kıvrılabilir) OLED modeli "FOLED" böyledir. Bu türden ekranların üretilmesinin ileride taşınabilir cihazlarda devrim yaratacağı konuşuluyor. Örneğin cebinizden bir kalem çıkarıyorsunuz. Çekince açılıyor, üzerine rulo şeklinde sarılmış ekran ortaya çıkıyor.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:16 AM

Teknoloji: Step Motor
Stepper Motor(ing.) Adımlı motor. Filmlerde robotlar hareket etmekte iken ciyyk ciyyk diye bir ses çıkıyor ya. İşte o ses bu motorlardan çıkar. Bu motorlar çağdaş makinelerin çok hassas hareketler yapabilmesi için gereklidir. Bobinleri kontrollu güç ve yüksek hız ile uyarabilmek için digital sürücü devreleri bulunur. Çeşitli tekniklerle saniyede yüzbin adım gibi çok yüksek hız değerlerine ulaştırılabilmektedir. Dışında ikinin katları sayıda (kutup sayısında) elektromıknatıs bobini, içinde ise onun karşısında çok yakın mesafede yeralan rotor kısmının sabit mıknatısları yeralır.
Motorun adım sayısı genellikle rotordaki sabit mıknatıs(diş) sayısı ile statordaki kutup sayısının çarpımı kadardır. Kutup bobinleri genişliği ve büyüklüğü ayarlanabilen doğru akım darbeleri ile beslenirler. Bu sayede sağlanan mikroadım kontrolu ile motorun sanal adım sayısı çok arttırılabilir. Örneğin turu 200 adım olan motor 50bin mikroadım/tur olarak çalıştırılabilir.

Adımlı motorun üç özelliği çok önemlidir. Adım sayısı, verebildiği tork, ulaşabildiği hız. . Bu motorlar hemen her yerde çok sayıda kullanılırlar. Bilgisayar diskleri, flopiler, yazıcı, çizici, tarayıcı gibi tüm cihazlarda bulunur. (Yeni model harddisklerde artık kullanılmıyor)

Resimdeki motor 4 kutuplu 100 adımlı. Yani bir adımı 3.6°. Kutup 1 uyarıldığında ilk konumda iken kutup 2 bobini uyarıldığında saat yönünde bir adım(yani 3.6 derece) döner. 2,3,4 bobinleri sıra ile uyarılıp sıra yeniden 1 bobinine geldiğinde rotor tam 1 diş ileri dönüp ikinci dişe geçmiş olur. Toplam 25 diş olduğundan tam bir tur dönmesi için 100 adım gerekiyor.

Sunuldu 18 Şub, 2006 - 08:14 AM

Teknoloji: Ebeveyn kilidi
Parental lock(ing.) Elektronik cihazlarda anne babaların çocuklarının izlemesini sakıncalı gördükleri TV kanallarına şifreli kilit koyabilmeleri için icat edilmiş, ancak şu anda bu sistem demode olmuştur. Daha yeni cihazlarda (bilgisayarlardaki gibi) evdeki her kullanıcının kendi ihtiyaçlarına göre özel kişiselleştirilme yapabildiği bir “login” sistemi kullanılıyor. Buna göre evdeki admin kullanıcıların yetkilerini belirliyor. Kullanıcılar buna göre kendi düzenlemelerini yapıyor.
Sunuldu 18 Şub, 2006 - 07:26 AM

Teknoloji: Boeing x-45C insansız savaş uçağı
F-16 boyutlarında ve hemen hemen ayni silahları taşıyabilen ancak ""pilotsuz"" olan yarasa kanatlı bir uçak. Kritik kararları özel programıyla kendi başına alabilen bir bilgisayar sistemine sahip 8bin100 kg ağırlığında. Pentagon'dan arge bütçesi olarak 1.2 milyar dolar almış olan bu uçak 12bin metre yükseklikten uçarak saatte 1220km yapabilecek. Deneme uçuşlarına 2007 yılında, göreve ise 2012 yılında başlaması bekleniyor. Düşman hava gücünün imhası, saldırı(bombardıman), elektronik savaş, haberalma ve keşif görevleri gibi her tür operasyonel göreve hazır bir silah olarak hazırlanan bu uçak DARPA, ABD hava kuvvetleri, Deniz kuvvetleri ve Boeing'in ortak projesi.
Sunuldu 18 Şub, 2006 - 07:22 AM

Teknoloji: RTÜK'ün Digitürk'ün erotik kanallarını kapatması
Digitürk paketinden yayın yapan Adult Channel, Exotica TV, Playboy TV, ve Rouge TV’nin, RTÜK’ün 26 nisan toplantısında kapatılması kararlaştırılmış.
Kararın iki gerekçesi var;.
1. Birincisi : Avrupa sınırötesi televizyon sözleşmesinin program hizmetleri aykırı olmayacak ve pornografi içermeyecek hükmü;. Oysa böyle birşey kesinlikle yok.... Sözkonusu kanalların soft erotik içeriğindeki yayınlar halen her ülkenin kanallarında hem de gündüz saatlerinde ve şifresiz olarak yayınlanabilmektedir. Gece saatlerinde ise şifreli olarak her ne isterseniz, ama kelimenin tam anlamıyla her ne isterseniz yayınlayabilirsiniz. Sözleşmenin buna hiçbir engeli yok. Zaten avrupada bu anlamda herhangi bir denetim ve yasaklama yetkisi olan hiçbir kurul da yok. Bu sadece bize mahsus birşey. (Haberi geçen AP, AFP gibi batılı ajansların da buradaki çelişki dikkatlerini çekmiş.)

2. İkincisi: Kamu hizmeti anlayış ve sorumluluğu içnde Atatürk ilke ve inkılaplarına, anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı cumhuriyet ilkelerine saygılı v.s.v.s; Oysa erotik kanalların yasaklanmasında Atatürk’ün ne dahli olabilir. Ulaşmak istediğimiz muasır medeniyet seviyesindeki batılı ülkelerin hiçbirinde böyle bir yasak yok. Bu ancak softaların yönetimde olduğu çağdışı otoriter doğu rejmlerinde olabilecek bir yasak türü.

Şimdi bu kararın sonucu ülkemizin ayakta durmakta zorlanan tek digital platformu darbe yiyecektir. Müşterisi çok kolayca günde 24 saat yayını olan ve akla gelen her türde hard porno yayını yapan, üstelik ülkemizden de digitürk’ünkü kadar küçük çanaklarla alınabilen 100’den fazla yabancı kanala kayacaktır. Bunlar devletimize vergi vermeyen yabancı kanallar. Döviz tümüyle yurtdışına gidecek, kontrolunda ise RTÜK’ün hiçbir etkisi kalmayacaktır. Belki esas istenen de budur. Belki bu kararın aldırılması için birkaç bürokrata elaltından para yedirilmiş olması da akla gelebilir.

Ayrıca şunu söylemeliyim ki, mevcut Digitürk abonelerine mevcut cihaz ve abone kartlarına hiçbir ekleme yapmadan istenen sayıda istenen tür kanal eklenmesi teknik olarak mümkün. Yani hukuken ve teknik olarak Digitürk’ün ve kanal buketinin tümüyle dışında ama fiilen içinde yayınlar yapmak mümkün. Yani halen bu yayınların sahibi olan kanallar gelir W3A uydusundan transponder kiralarlar. (Eutelsat buna karışmaz). İsterlerse tüm digitürk abonelerine istedikleri hard porno yayınını bedava izletirler. Gece olması kaydıyla avrupa sınırötesi yayın sözleşmesi buna karışmaz. Şimdi gece şifreli yaparken yasaklanmış olan soft yayınları gündüz ve şifresiz olarak da yapablirler sınırötesi yayın sözleşmesi buna da engel değil. RTÜK ne yapacak?. Digitürk’ü suçlayamaz çünkü yayınla digitürk’ün hiçbir ilgisi yok. İsterlerse şifresiz yapacakları bu yayınlarda digitürk abonelerini belirli sitelere ve belirli adreslere yönelterek derler ki...;gel kanallarımıza abone ol;. Vatandaş bir yere para yatırdığında sadece kart numarasını bildirmek suretiyle bu şifreli yayınları açtırtabilir. Üstelik bunu yapmak için Digitürk’e hiçbir ihtiyaçları da yok. Yeni CAM ve kart satmaları da gereksiz, ama bunu kart satarak da yapabilirler. Bunların yapılmasının önünde hiçbir uluslararası yasal engel yok.

Geçen yıl bir ara afrika’da bu aynen oldu. ;Multichoice; abonelerine multichoice’den bağımsız olarak bir avrupa şirketi porno yayın sundu. Hükümet kızdı Multichoice’i dava etti. Gördü ki Multichoice’in hiçbir kabahati yok. Daha sonra yayını yapan avrupalı şirkete dava açtı, sonra o şirketin transponder kiraladığı uydu şirketine dava etti, hiçbirşey tutturamadı. İşte öyle.. Tüm bu olanlar size de komik gelmiyor mu??

Sunuldu 07 May, 2005 - 06:26 AM

Teknoloji: 80 günde değil 2.5 günde devrialem
Global Flyer'ı daha önce haberlerimizde yer verdiğimiz SpaceShipOne'ı tasarlamış olan Burt Rutan tsarlamış. "Bir adam, bir uçak, bir dünya" sloganıyla tanıtılan bu seferki macera şöyle: 60 yaşındaki işadamı Steve Fossett 13 tane yakıt deposu olan bu jete binerek ortalama 13 bin metre yüksekten saatte 460 kilometre hızla giderek yaklaşık 2.5 günde 37 bin 260 kilometre yolu katedip dünya etrafındaki turunu tamamlayacak.



60 yaşındaki pilot tek başına tamamlayacağı bu yolculuk için 2.5 gün boyunca hiç uyumayacak. mola vermeyecek, yakıt ikmali yapmayacak jetle yapılan en uzun yolculuk rekoru dahil 8 ayrı rekora imza atmış olacak.

Önceki gün başlayan yolculuk şimdi neredeyse tamamlanmak üzere.

Sunuldu 02 Mar, 2005 - 09:24 AM

Teknoloji: SpaceShipOne bugün 8:00'de Mojave çölünden fırlatıldı ve geri döndü
$10 milyon dolarlık Ansari X Prize ödülünü kazanmak için yapılan bu başarılı girişim geçenlerde Türkiyeye de gelen Microsoft'un kurucu ortaklarından milyarder Paul Allen'in finansmanı ile uzay aracı tasarımcısı Burt Rutan yönetimindeki American Mojave Aerospace Ventures şirketi ekibinin 5 gün arayla gerçekleştirdiği bu ikinci uçuş olacak. Ansari X Ödülü iki hafta içinde iki defa uluslararası olarak uzay sınırı kabul edilen noktanın dışına gidip dönen özel finansmanla gerçekleştirilen, ve içinde üç insan bulunan ilk uzay aracına verilecek bir ödül. Araç ödülü almaya hak kazanmış durumda.

Ancak, Paul Allen bu iş için zaten 20 milyon dolar harcamış. Kazandığı ödül harcadığı paranın ancak küçük bir kısmını geri getirecek. Ancak bu uçuşun bundan sonrakilerin öncüsü olarak uzay yolculuklarında tam bir çığır açacağı düşünülüyor.

Sunuldu 04 Ek, 2004 - 04:01 PM

Teknoloji: EĞİTİM - 1

Sunuldu 13 Ara, 2003 - 12:03 PM

Teknoloji: Savaş !!! ... 23. 06. 2003

Sunuldu 16 Ek, 2003 - 03:27 PM

Teknoloji: TEKNOLOJİ NEDİR? .... 28. 03. 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 05:19 PM

Teknoloji: Telekom 1 .... 19. 03. 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 04:54 PM

Teknoloji: VERGİLER ... 28. 07. 2002

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 12:06 PM

Teknoloji: KUŞ ADAM UÇARAK MANŞ'I GEÇTİ 31. 07. 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 11:54 AM

Teknoloji: İnsanlar kuş gibi uçabilir mi? 28. 03. 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 11:34 AM

Teknoloji: Robotlar, Fractal Robotlar, Nanobotlar 28. 03. 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 11:28 AM

Teknoloji: Türk Telekom internete yine zam yaptı ....... 1 Haziran 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 06:17 AM

Teknoloji: Yeni petrolün kaynağı Türkiye'de 26. 02. 2003

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 05:57 AM

Teknoloji: Beyaz adamın uçan kayığı var

Sunuldu 11 Ek, 2003 - 05:23 AM




Warning: session_write_close() [function.session-write-close]: Your script possibly relies on a session side-effect which existed until PHP 4.2.3. Please be advised that the session extension does not consider global variables as a source of data, unless register_globals is enabled. You can disable this functionality and this warning by setting session.bug_compat_42 or session.bug_compat_warn to off, respectively in /home/content/R/e/g/Regneva2/html/site/modules.php on line 69